Süleyman Bülbül: Emekli Hakkını CHP İktidarında Alacak
Süleyman Bülbül: Emekli Hakkını CHP İktidarında Alacak
İçeriği Görüntüle

Yeni haftanın ilk işlem günlerinde nispeten sakin ve aşağı yönlü bir seyir izleyen kıymetli madenler, küresel siyasette patlak veren yeni krizlerle birlikte adeta şaha kalktı. Özellikle ABD ile İran arasında son günlerde giderek tırmanan siyasi ve askeri gerilim, uluslararası piyasaların tüm dengelerini bir anda altüst etmeye yetti. Ortadoğu'dan gelen tedirgin edici haber akışları, riskli varlıklardan kaçışı hızlandırırken, sıcak paranın hızla güvenli liman arayışına girmesine zemin hazırladı. Uzun yıllardır kriz anlarının en büyük sigortası olarak görülen altın fiyatları, bu jeopolitik sarsıntının tam merkezinde yer alarak yatırımcısına kısa sürede ciddi bir getiri sağladı. Ülkeler arası diplomatik köprülerin zayıflaması ve karşılıklı sert açıklamaların ardı ardına gelmesi, finansal piyasalardaki belirsizlik bulutlarını daha da yoğunlaştırarak değerli metallere olan fiziki ve kontrat bazlı talebi zirveye taşıdı.

Kapalıçarşı ve piyasalarda tabelalar yeniden güncelleniyor

Küresel çapta yaşanan bu panik havası, yurt içi piyasalardaki fiyatlamalara da anında ve çok sert bir şekilde yansıdı. Dün ons tarafında yaşanan ivmelenmeye paralel olarak değer kazanan ve günü bir önceki kapanışına göre yüzde 0,4 oranında bir primle 7 bin 37 lira seviyesinden kapatan gram altın, yeni işlem gününe de oldukça agresif bir alım dalgasıyla uyandı. Öğleden sonra saat 16.30 suları itibarıyla piyasalardan yansıyan canlı veriler, altının gram fiyatının önceki kapanışının yüzde 0,75 oranında üzerine çıkarak 7 bin 90 lira barajını rahatlıkla aştığını gösterdi. Kapalıçarşı esnafı ve kuyumculardaki hareketlilik de bu yükselişle birlikte ivme kazandı. Aynı dakikalarda yatırımcının en büyük gözdesi konumunda olan çeyrek altın 12 bin 85 lira gibi tarihi seviyelerden vitrinlerdeki yerini alırken, daha büyük montanlı tasarrufların vazgeçilmez adresi olan cumhuriyet altını ise 48 bin 84 liradan alıcı bulmaya devam ediyor. Uluslararası piyasalarda tüm bu fiyatlamaların temel belirleyicisi konumundaki altının onsu ise yüzde 0,5 oranında net bir değer artışıyla 5 bin 27 dolara tırmanarak psikolojik sınırları zorluyor.

Yatırımcı rotasını tamamen güvenli limana çevirdi

Piyasaları domine eden bu yeni tablo, yatırımcı psikolojisinin ne kadar kırılgan olduğunu ve dış şoklara ne denli hızlı reaksiyon verdiğini bir kez daha çarpıcı biçimde kanıtladı. Uzmanlar, artan jeopolitik gerilimler karşısında hisse senedi piyasaları ve yüksek risk barındıran diğer finansal enstrümanlardan kaçan küresel sermayenin, tereddütsüz bir şekilde emtia piyasalarına kaydığını vurguluyor. Sermaye sahiplerinin varlıklarını enflasyonist baskılardan, piyasa belirsizliklerinden ve olası bir bölgesel çatışma senaryosunun getireceği yıkımdan korumak amacıyla sergilediği tutum, yani yatırımcıların güvenli liman varlıklarına yönelmesi, şu anda piyasadaki fiyatlama davranışlarının ana omurgasını oluşturuyor. Taraflar arasındaki restleşmelerin ve askeri hareketliliğin sürmesi halinde, altındaki bu amansız yükseliş trendinin orta ve uzun vadede de gücünü koruyabileceği, hatta piyasaların yeni direnç noktalarını hızla test edeceği tahmin ediliyor. Bu tablo, bireysel yatırımcıları olduğu kadar rezervlerini çeşitlendirmek isteyen dev merkez bankalarını da altına itiyor.

Analistlerin radarındaki kritik ekonomik göstergeler

Siyasi arenadaki bu sıcak gelişmeler bir yandan fiyatları hızlı adımlarla yukarı iterken, finansal analistler ve piyasa profesyonelleri de rotayı önümüzdeki günlerde açıklanacak olan yoğun makroekonomik veri gündemine çevirmiş durumda. Yurt içi tarafta ekonominin genel sağlığını ve üretim potansiyelini yansıtacak olan uluslararası yatırım pozisyonu istatistikleri, reel kesim güven endeksi rakamları ve imalat sanayi kapasite kullanım oranı gibi temel veriler yakından izlenecek. Ancak piyasadaki asıl büyük dalgalanmaların, yurt dışından gelecek olan ana göstergelerle tetiklenmesi bekleniyor. Özellikle küresel piyasalar için adeta bir pusula niteliği taşıyan ABD ekonomik büyüme rakamları, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) ana enflasyon göstergesi olarak baz aldığı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) endeksi ve dünya genelindeki ekonomik aktivitenin nabzını tutan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, piyasaların radarında ilk sıralarda yer alıyor. Avrupa'nın ekonomik lokomotifi konumundaki Almanya'dan gelecek olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) sonuçları da, bölgedeki sanayi maliyetlerini göstermesi açısından piyasalarda risk algısı üzerinde doğrudan ve güçlü bir şekilde belirleyici olacak.

Kaynak: haber merkezi