SİNAN GENÇ/ İzmirli Özüm Öcal’ın hikayesi, suyla kurulan güçlü bir bağın spordan sanata uzanan etkileyici yolculuğunu anlatıyor. Henüz 9 yaşındayken yüzmeyle tanışan Öcal, yıllar içinde yalnızca başarılı bir sporcu olmadı; aynı zamanda Türkiye’de çok az kişinin cesaret edebildiği sualtı modelliğinin de dikkat çeken isimlerinden biri haline geldi. Suyun içinde kendini özgür hissettiğini söyleyen Özüm Öcal, yüzme ve sualtı ragbisiyle başlayan spor hayatını, objektiflerin karşısında bambaşka bir alana taşıdı. Bugün onun hikayesi, yalnızca madalyalarla ya da yarışlarla değil; suyun altında tek nefesle verilen pozlarla, ödüllü fotoğraflarla ve sınırları zorlayan yaratıcı projelerle anılıyor.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.28

Suyun içinden doğan bir başarı hikayesi

Özüm Öcal, çocuk yaşlardan itibaren su sporlarının içinde büyüdü. 9 yaşından bu yana yüzmeyle ilgilenen Öcal, yaklaşık 12 yıl boyunca sualtı ragbisi oynadı. 2017 Avrupa Şampiyonası ve 2019 Dünya Şampiyonası’nda Türkiye Sualtı Ragbisi Milli Takımı ile uluslararası organizasyonlarda yer aldı. Yüzme branşında milli olmadığını özellikle belirten Öcal, milli sporcu kimliğini sualtı ragbisinden aldı. Ancak yüzme geçmişi, onun hem spor hayatında hem de sualtı modelliğinde en büyük avantajlarından biri oldu. 2017 yılında sualtı ragbisinden takım arkadaşı Çetin Çetiner’in davetiyle Göztepe yüzme takımına katılan Özüm Öcal, 2020 yılında Avustralya’ya taşınana kadar yüzme yarışlarında Göztepe adına mücadele etti.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.31 (1)

Havuzda başlayan tanışma hayatını değiştirdi

Özüm Öcal’ın sualtı modelliğine uzanan yolu ise 2012 yılında tesadüfi bir karşılaşmayla başladı. Sualtı fotoğrafçısı Mutlu Kurtbaş, sualtı ragbisi takım antrenmanlarını görüntülemek için havuzda çekim yaptığı sırada Öcal ile tanıştı. Kurtbaş, genç sporcunun sudaki rahatlığını fark etti. Ona sualtında modellik çalışmaları yapma fikrinden bahsetti ve örnek fotoğraflar gösterdi. Bu fikir Özüm Öcal’ın da ilgisini çekti. Karaburun’da yapılan birkaç deneme çekiminin ardından ortaya çıkan sonuç, yeni bir yolun kapısını araladı. Öcal, suyun altında doğal şekilde poz verebildiğini o çekimlerde keşfetti. Sualtı ragbisi ve yüzme geçmişinden gelen beden kontrolü, nefes hâkimiyeti ve suda sakin kalabilme becerisi, onu bu alanda farklı bir noktaya taşıdı.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.31

Türkiye’de sualtı modelliğinin öncü isimlerinden

Sualtı modelliği, Türkiye’de çok dar bir çevrede bilinen özel ve zor bir alan. Bir modelin karada kamera karşısında başarılı olması tek başına yeterli olmuyor. Sualtında poz verebilmek için aynı anda nefes kontrolü, beden hâkimiyeti, yön duygusu, sakinlik ve güvenlik bilinci gerekiyor. Özüm Öcal, bu yönüyle Türkiye’de sualtı modelliğinin öncü isimleri arasında gösteriliyor. Suyun altında kimi zaman tek nefesle, kimi zaman zorlu doğa koşullarında objektiflerin karşısına geçen Öcal, her çekimde sporcu kimliğini estetik bir anlatımla buluşturdu. Öcal, sualtı modelliğinin zorluğunu şu sözlerle anlatıyor: “Sualtı modelliği gerçekten çok zor ve farklı bir alan. Suda rahat olmak, herhangi bir zorlukta nasıl tepki vereceğinizi bilmek gerekiyor. Sualtı ragbisi ve yüzme geçmişimden dolayı suda oldukça rahattım. Bunun çekimlere çok katkısı oldu.”

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.32 (1)

Objektifler önünde harikalar yarattı

Özüm Öcal, bugüne kadar Türkiye’nin önde gelen sualtı fotoğraf sanatçılarıyla önemli projelerde yer aldı. Mutlu Kurtbaş ile başlayan sualtı modelliği serüveni, zamanla Erkan Balk, Murat Kaptan ve Tolga Yurdaer gibi isimlerle yapılan çalışmalarla genişledi. Eskişehir Sakaryabaşı’nda Erkan Balk ile tatlı su çekimleri gerçekleştiren Öcal, bu projede etkileyici karelere imza attı. Murat Kaptan ile Pamukkale Antik Havuz’da yapılan çekimlerde ise ödüllü fotoğraflar ortaya çıktı. Daha sonra denizkızı kostümü üreten bir marka için Tolga Yurdaer ile reklam projesinde yer aldı. Yaklaşık 11 farklı çekim projesinde yer alan Özüm Öcal, her projede suyun içinde farklı bir karaktere büründü. Kimi zaman bir masal kahramanını, kimi zaman özgürlüğü, kimi zaman da suyun büyülü sessizliğini yansıttı. Onu izleyenlerin “su perisi” benzetmesi yapması da boşuna değil. Çünkü Öcal, suyun altında yalnızca poz vermiyor; suyla birlikte hareket ediyor, onun ritmini yakalıyor ve objektiflere bambaşka bir dünya sunuyor.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.32 (2)Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.33 (2)

Tek nefesle gelen zarafet

Sualtı çekimlerinin en dikkat çekici taraflarından biri, birçok pozun tüpsüz ve tek nefesle verilmesi. Model, bir kare için defalarca suyun altına inmek, aynı hareketi tekrar etmek ve tüm bunları yaparken doğal görünmek zorunda. Özüm Öcal için bu süreç yalnızca fiziksel güç değil, aynı zamanda zihinsel dayanıklılık da gerektiriyor. Suyun altında panik yapmadan kalabilmek, fotoğrafçının yönlendirmesini anlamak, akıntı, görüş mesafesi ve ışık gibi değişkenlere uyum sağlamak büyük önem taşıyor. Öcal, bu alanda güvenliğin her şeyden önce geldiğini vurguluyor. Ona göre sualtı modelliği yapmak isteyenlerin mutlaka dalış eşiyle çalışması, önceden planlama yapması ve fotoğrafçıyla güçlü bir iletişim kurması gerekiyor. “Fotoğrafçıyla kurduğunuz iletişim çok önemli. Nasıl bir çalışma istendiği, su ve hava koşullarının nasıl olacağı, akıntı gibi zorlukların neler yaratabileceği önceden planlanmalı. Alınan önlemler sonuçları çok etkiliyor” diyor.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.31 (2)

İzmir’den Avustralya’ya uzanan yolculuk

Dalış eğitimini 2013 ya da 2014 yıllarında Gaziemir’de bir dalış merkezinde alan Özüm Öcal, uzun yıllar İzmir’de spor ve çekim çalışmalarını sürdürdü. 2020 yılında ise Avustralya’ya taşındı. Eğitimine Avustralya’da devam eden Öcal, aynı zamanda Brisbane’de sualtı ragbisi oynamayı sürdürüyor. Avustralya’da henüz sualtı çekimi gerçekleştirmediğini belirten Öcal, buradaki doğa koşullarının Türkiye’de alıştığı çekim alanlarından oldukça farklı olduğunu söylüyor. Türkiye’de genellikle durgun su, havuz ve tatlı su gibi daha kontrollü alanlarda çalıştıklarını ifade eden Öcal, Avustralya’da okyanus koşullarının model ve fotoğrafçı açısından çok daha zorlu olduğunu belirtiyor.

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.32

“Su benim tutkum”

Ailesi İzmir’de yaşayan Özüm Öcal’ın bir abisi bulunuyor. Abisi yaklaşık 10 yıldır Berlin’de yaşıyor. Eğitim ve spor hayatını Avustralya’da sürdüren Öcal, Türkiye ile bağını koparmıyor. Sporla başlayan, milli takım formasıyla güçlenen ve sualtı modelliğiyle sanatsal bir kimlik kazanan bu yolculuk, Özüm Öcal için hâlâ devam ediyor. Günümüzde dizi ve filmlerde sualtı sahnelerinin daha fazla kullanılmaya başladığını söyleyen Öcal, gelecekte yaratıcı projelerde yeniden model olarak yer alabileceğini ifade ediyor. Özüm Öcal, suyla kurduğu bağı şu sözlerle özetliyor: “Artık günümüzde çoğu dizi ve film sualtı sahnelerine yer vermeye başladı. Belki yakın gelecekte yaratıcı bir fikirle tekrar model olarak projelerde yer alabilirim. Su benim tutkum ve onunla ilgili her şey farklı bir heyecan veriyor.” Suyun içinde büyüyen, suyun altında poz veren ve objektifler önünde başarı hikayesi yazan İzmirli Özüm Öcal, Türkiye’de sualtı modelliğinin dikkat çeken yüzlerinden biri olarak yoluna devam ediyor.

Torbalı’da çevre festivali coşkusu: Atıklar ödüle dönüştü
Torbalı’da çevre festivali coşkusu: Atıklar ödüle dönüştü
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 06 07 At 21.58.33

Kaynak: HABER MERKEZİ