Ağustos ayında resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda uzun süre tartışmaların odağında yer alan yeni hayvan yasası, yerel yönetimleri hızlı, kalıcı ve geniş çaplı mekansal çözümler üretmeye zorunlu kıldı. Sokaklardaki tüm sahipsiz köpeklerin toplanarak, sıcak bir yuvaya ve yeni bir aileye kavuşuncaya dek güvenli tesislerde muhafaza edilmesini emreden bu yeni hukuki düzenleme, belediyelerin mevcut altyapılarını ciddi bir teste tabi tuttu. Toplama işlemlerinin hız kazanmasıyla birlikte, ilçelerdeki mevcut bakım evleri ve rehabilitasyon merkezleri kısa sürede tam kapasiteye ulaşırken, belediye başkanları sokaktaki canların refahını düşürmeden onları ağırlayabilecekleri yeni ve geniş arazilerin arayışına girdi. Sınırlı bütçeler ve kısıtlı alanlar nedeniyle tek başlarına bu devasa operasyonun altından kalkmakta zorlanan komşu ilçeler, çareyi bölgesel bir konsorsiyum kurmakta buldu.

Tahtalı Barajı’nda doluluk yüzde 38’i aştı: İzmir’de su tablosu güncellendi
Tahtalı Barajı’nda doluluk yüzde 38’i aştı: İzmir’de su tablosu güncellendi
İçeriği Görüntüle

Yasal düzenlemelerin ardından ortaya çıkan kapasite açmazı

Yeni kanunun getirdiği katı kurallar, sahipsiz hayvanların yaşam standartlarını koruma vizyonuyla hareket eden belediyeler için adeta bir zamanla yarış sürecini başlattı. Sokaklardan alınan her bir canın aşılanması, kısırlaştırılması, çiplenmesi ve ardından uzun süreli misafirliğe uygun koşullarda barındırılması, devasa bir lojistik ve mekan planlamasını gerektiriyor. Klasik anlamdaki dar ve betonarme barınak yapılarının hem hayvan psikolojisine uygun olmaması hem de hızla artan popülasyona yanıt verememesi, yerel idarecileri çok daha inovatif ve doğa dostu projeler geliştirmeye yöneltti. Kendi sınırları içerisinde yeterli büyüklükte orman veya hazine arazisi bulamayan metropol ilçeleri, yasanın ruhuna uygun bir misafirhane yaratabilmek için idari sınırları ortadan kaldıran ortak bir masa etrafında toplanma kararı aldı.

Üç ilçe hayvanlar için birlik oldu

Bu kapasite ve alan krizine en yapıcı, en hızlı ve en çevreci yanıt İzmir haritasının kuzey koridorundan geldi. Kentin en dinamik ve nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerinden olan Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli ilçe belediyeleri, sokaktaki dostlarımızın yaşam hakkını en üst düzeyde savunmak amacıyla benzerine az rastlanır bir dayanışma örneği sergiliyor. Üç ilçe başkanının yürüttüğü ortak mesai sonucunda, hayvanların şehir stresinden uzak, toprakla temas edebilecekleri ve sürdürülebilir bir sistem içinde yaşayabilecekleri ortak bir tesisin kurulması hususunda kesin mutabakata varıldı. Bu dev işbirliği, sadece maliyetlerin ve personel yükünün paylaşılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda Türkiye genelindeki diğer yerel yönetimlere de örnek teşkil edecek, rasyonel ve vicdani bir kriz yönetimi modeli olarak öne çıkıyor.

Doksan sekiz bin metrekarelik dev arazide yeni bir yaşam başlıyor

Söz konusu devasa projenin kalbinin atacağı yer ise büyük bir titizlikle seçildi. Alınan ortak karara göre, mülkiyeti ve idari sınırları Karşıyaka'ya ait olan Latife Hanım Mahallesi civarındaki geniş dağlık ve ormanlık alan, bu projenin merkez üssü olarak belirlendi. Toplam büyüklüğü 184 bin metrekareyi bulan bu devasa arazinin tam 98 bin metrekarelik, yani yaklaşık on futbol sahası büyüklüğündeki bölümü, tamamen sahipsiz sokak hayvanları için izole edilecek. Şehrin gürültüsünden, egzoz dumanından ve trafik tehlikesinden tamamen yalıtılmış bu coğrafyada, hayvanların fıtratlarına uygun bir doğal yaşam alanı inşa edilecek. Arazi seçiminde, ulaşım kolaylığı ile doğal dokunun bütünlüğü arasındaki hassas denge gözetilirken, tesisin ilerleyen yıllarda olası genişleme ihtiyaçlarına da cevap verebilecek esneklikte bir topografyaya sahip olması planlamayı kolaylaştırdı.

Kaynak: haber merkezi