İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların yaşadıkları kenti yalnızca haritada ya da kitaplarda değil, bizzat deneyimleyerek tanımaları için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi kapsamında İzmirli çocuklar; kentin tarihini, kültürel değerlerini, arkeolojik mirasını ve geleneksel üretim kültürünü atölyeler, geziler ve uygulamalı çalışmalarla öğreniyor.

Bir yıl içinde 1250 çocuğa ulaşılması hedeflenen proje, çocukların erken yaşta kültürel miras bilinci kazanmasını amaçlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışma, çocukları pasif dinleyici konumundan çıkararak onları kentin geçmişiyle doğrudan temas kuran, soru soran, üreten ve keşfeden bireyler haline getiriyor.

Proje kapsamında çocuklar, müze ve ören yeri gezilerine katılıyor, arkeolojik kazı deneyimleri yaşıyor, Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını tanıyor ve kendi eserlerini üretiyor. Böylece İzmir’in binlerce yıllık geçmişi, çocukların günlük hayatına dokunan canlı bir öğrenme alanına dönüşüyor.

28.06.2026 8D26815F 6785 4706 95D6 60C2A2F9Abe3

Öğrenirken üretiyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği arasında yapılan iş birliği protokolü doğrultusunda yürütülen proje, 6-14 yaş aralığındaki çocukları kapsıyor. Çalışmanın temel hedefi, çocuklara tarih, kentlilik bilinci, koruma kültürü ve İzmir’in kültürel mirası konusunda kalıcı farkındalık kazandırmak.

Atölyelere katılan çocuklar, kültürel miras kavramını ezberlemek yerine yaşayarak öğreniyor. Drama, hikâye oluşturma, görsel materyaller, oyunlar, uygulamalı etkinlikler ve yaratıcı üretim süreçleriyle çocukların ilgisi diri tutuluyor. Bu yöntemle çocuklar için tarih, uzak ve soyut bir bilgi olmaktan çıkıp merak uyandıran, dokunulabilen ve yeniden yorumlanabilen bir deneyime dönüşüyor.

Programda çocukların yalnızca bilgi edinmesi değil, aynı zamanda üretmesi de hedefleniyor. Seramikten çini boyamaya, kolaj çalışmalarından zanaat uygulamalarına kadar farklı etkinliklerle çocuklar kendi eserlerini ortaya çıkarıyor. Böylece kültür, yalnızca geçmişte kalmış bir miras olarak değil, bugünün çocukları tarafından yeniden yaşatılan bir değer olarak ele alınıyor.

Üç atölyede izmir’i keşfediyorlar

Ücretsiz olarak düzenlenen proje, üç ana atölye başlığı üzerinden ilerliyor. Kültürel Mirasın Koruyucuları Atölyesi çocuklara kültürel mirasın ne olduğunu, neden korunması gerektiğini ve UNESCO Dünya Mirası gibi kavramların ne anlama geldiğini yaşlarına uygun yöntemlerle anlatıyor. Bu atölyede çocukların yalnızca bilgi edinmesi değil, koruma bilincini içselleştirmesi amaçlanıyor.

Minik Arkeologlar Atölyesi ise çocukları arkeolojiyle tanıştırıyor. Kazı etkinlikleri, müze ve ören yeri gezileri, kostümler, kutu oyunları ve deneyim odaklı çalışmalarla çocuklar geçmişin izini sürüyor. Arkeolojik alanlarda gördükleri yapılar, mozaikler, taşlar ve buluntular çocukların zihninde tarihsel bir bağ kurmasına yardımcı oluyor.

Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi ise Kemeraltı’nın üretim kültürünü çocuklara tanıtıyor. Çocuklar Kemeraltı aktarlarını, geleneksel zanaatları ve kentin eski üretim alışkanlıklarını öğrenirken aynı zamanda kendi çalışmalarını hazırlıyor. Seramik, çini boyama ve kolaj gibi uygulamalarla çocuklar hem el becerilerini geliştiriyor hem de İzmir’in zanaat hafızasıyla tanışıyor.

Karne kırmızıysa forma da yok!
Karne kırmızıysa forma da yok!
İçeriği Görüntüle

Çocuk dostu kent anlayışının parçası

Proje hakkında bilgi veren Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Nazlıcan Yiğitoğlu, çalışmanın yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görülmediğini vurguladı. Yiğitoğlu, çocuklara İzmir’in tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini anlatmayı, aynı zamanda kentlilik bilincini güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Yiğitoğlu, çocukların üç gün boyunca üç farklı atölyede bir araya geldiğini belirterek, “Bu projeyle bir yılda 1250 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklar atölyelerde çok mutlu oluyorlar. Çocukların atölyelere katılımı, ulaşımı, bilgilendirme süreçleri ve ölçme değerlendirme çalışmalarında aktif rol üstleniyoruz” dedi.

Derneğin eğitim içerikleri, eğitmen desteği, materyaller ve uzman personelle sürecin niteliğini güçlendirdiğini aktaran Yiğitoğlu, projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocuk dostu kent vizyonuyla örtüştüğünü ifade etti. Yiğitoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültürle, bilimle, sanatla ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmasını önemsediklerini dile getirdi.

28.06.2026 1E3B69Ea Cc5C 4267 Bd2D 5D973Afd0364

Agora’da tarihe dokundular

Proje kapsamında düzenlenen geziler, çocuklar için kentin geçmişiyle doğrudan temas kurma fırsatı sunuyor. İzmir’in tarihi alanlarından Agora’yı ziyaret eden çocuklar, daha önce yalnızca dışarıdan gördükleri ya da adını duydukları yapıları yakından inceleme imkânı buldu. Tarihi kemerler, mozaikler, eski yapılar ve arkeolojik alanlar çocukların hafızasında unutulmaz bir öğrenme deneyimine dönüştü.

Atölyelere katılan 9 yaşındaki Dicle Su Kök, etkinlikler sayesinde İzmir’i daha iyi tanıdığını söyledi. Antik kentleri öğrendiklerini, eski dönem kıyafetlerini giydiklerini ve defne yaprağı tacı yaptıklarını anlatan Kök, “Normalde İzmir’i bilmiyordum. Bu gezinin faydası oldu. İzmir’i daha iyi tanıdım. Bu gezi çok eğlenceliydi. Çok keyif aldım, mutluyum” dedi.

10 yaşındaki Münir Elhammut ise Agora’ya ilk kez geldiğini belirterek, “Agora’yı hiç görmemiştim. Çok iyi bir yermiş. Çok güzel bir gün geçiriyorum. Tarihi yapıları öğrendim” ifadelerini kullandı. 10 yaşındaki Rüveyda Dağtekin de daha önce burayı hep dışarıdan gördüğünü söyleyerek, “Çok güzel bir yere geldik. İyi ki de gelmişiz. Çok güzel bir gün geçiriyorum” diye konuştu.

Çocukların gözünden İzmir

Etkinliklere katılan çocukların anlatımları, projenin sahadaki etkisini de ortaya koydu. 9 yaşındaki Zehra Kondu, Agora’da tarihi kemerleri öğrendiklerini ve mozaikleri incelediklerini belirterek, öğretmenlerin eski yapıları anlattığını söyledi. Kondu, geziden çok keyif aldığını dile getirdi.

10 yaşındaki Alperen Yıldız, üç gün boyunca birçok yeri gezdiklerini ve tarihi eserleri gördüklerini ifade ederek, “Bu üç günde İzmir’i tanımış oldum, Konak’ı tanımış oldum” dedi. 9 yaşındaki Doğa Dalbudak ise çömlek yaptıklarını, eski yapıları gezdiklerini, tabloları gördüklerini ve VR gözlükle tarihi yerleri incelediklerini anlatarak, “Biz bu gezilerle İzmir’i tanıyoruz” sözleriyle deneyimini paylaştı.

9 yaşındaki Miraç Akdestan da arkeolojik kazıları öğrendiklerini belirterek, etkinliklerin kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Çocukların sözleri, kültürel miras çalışmalarının yalnızca anlatımla değil, deneyim ve üretimle desteklendiğinde çok daha kalıcı hale geldiğini gösterdi.

Kaynak: Haber Bülteni