İzmir, kış aylarının getirdiği yağışların ardından yaşanan korkunç bir çocuk ölümüyle sarsıldı. Kentin Torbalı ilçesine bağlı Çaybaşı Mahallesi’nde, oyun oynamak için evinden çıkan ancak bir daha geri dönemeyen 10 yaşındaki Berivan Bozan, bölgeden geçen ve herhangi bir güvenlik önleminin bulunmadığı Fetrek Çayı’nın azgın sularına kapılarak can verdi. Suriyeli ailenin 10 yaşındaki kızı, yağmur sularıyla bir anda yükselen derenin kenarında dengesini kaybedip suya düştüğünde, onu kurtaracak bir el uzanamadı. Küçük kızın cansız bedeni, düştüğü noktadan kilometrelerce uzakta bulunurken, geriye ailesinin dinmeyen gözyaşları ve bir babanın yürek yakan pişmanlıkları kaldı. Olayın ardından İzmir Adli Tıp Kurumu önünde kızının cenazesini bekleyen baba Hamed Bozan, anlattıklarıyla hem ihmallere isyan etti hem de kızının yarım kalan hikayesini paylaştı.

Okul harçlığıyla gelen hediye
Morg kapısında gazetecilere konuşan 32 yaşındaki baba Hamed Bozan, kızının eğitimine ne kadar önem verdiğini ve aralarındaki o son diyaloğu gözyaşları içinde anlattı. Kızının kendisinden uzun süredir bir küpe istediğini belirten acılı baba, maddi imkansızlıklar nedeniyle bu isteği bir şarta bağladığını söyledi. Bozan, "Bir hafta önce yanıma geldi, 'Baba bana küpe sözü vermiştin, ne zaman alacaksın?' diye sordu. Ben de ona 'Tamam kızım, sen derslerine çalış, oku. Üçüncü sınıfa geçtiğin zaman söz alacağım' demiştim. Ama sonra dayanamadım. Elime biraz para geçince onu bekletmek istemedim, erkenden gittim aldım" dedi. Kızının o küpeleri gördüğündeki mutluluğunun gözünün önünden gitmediğini belirten baba, "Tam bir hafta önce almıştım. Yavrum hevesini bile alamadı, o çok istediği küpeleri sadece bir hafta takabildi" diyerek yaşadığı derin acıyı dile getirdi.
Bir tel örgü olsaydı kızım bugün hayattaydı
Berivan'ın ölümü, bölgedeki altyapı ve güvenlik eksikliklerini de acı bir şekilde gün yüzüne çıkardı. Baba Hamed Bozan, Fetrek Çayı kenarında çocuklar için hiçbir koruyucu önlem alınmadığını belirterek yetkililere seslendi. Derenin etrafının açık olduğunu ve herhangi bir uyarı levhası ya da bariyer bulunmadığını vurgulayan baba, olayın bir kaza değil, göz göre göre gelen bir ihmal olduğunu savundu. Bozan, "Bugün benim kızım gitti, yarın başka ocaklar sönmesin. Benim canım yandı, ciğerim söküldü. Başka babaların canı yanmasın. Biz büyükler tehlikeyi anlarız, suya yaklaşmayız ama çocuk bu, nereden bilsin? Çocuk oynamasını bilir, tehlikeyi hesap edemez" ifadelerini kullandı.
Acılı baba, dere kenarına çekilecek basit bir tel örgünün bile hayat kurtarabileceğine dikkat çekerek, "Zoruma giden şey şu; orada bir tel, bir korkuluk olsaydı kızım oraya yaklaşamazdı. 'Burası yasak' derdi, giremezdi. 10 yaşındaki çocuk suyun debisini ne anlasın? Allah verdi, Allah aldı diyoruz ama tedbir de alınmalıydı" şeklinde konuştu.
Cansız bedeni dört kilometre sürüklendi
Olay günü yaşanan dehşet anlarını da anlatan baba Bozan, haber alır almaz olay yerine koştuğunu ancak geç kaldığını söyledi. Saat 17.30 sularında kızının suya düştüğü haberini aldığını belirten Bozan, "Yarım saat içinde oradaydım ama kızım çoktan gözden kaybolmuştu. İtfaiye ekipleri, arama kurtarma timleri herkes oradaydı, ellerinden geleni yaptılar. Ancak su o kadar kuvvetliydi ki kızımı alıp götürmüştü" dedi. Yapılan aramalar sonucunda küçük Berivan'ın cansız bedeni, suya düştüğü noktadan tam dört kilometre uzakta bulundu. Bu mesafe, derenin akış hızının ve çocuk için yarattığı tehlikenin büyüklüğünü de ortaya koydu.
Kahve kokusu artık evlat acısını hatırlatacak
Hamed Bozan, kızıyla olan günlük rutinlerini anlatırken boğazı düğümlendi. Evin neşesi olan Berivan'ın kendisine her gün kahve yaptığını söyleyen baba, artık o kahveyi içemeyeceğini dile getirdi. Kızının elinden içtiği kahvenin tadının artık acı bir hatıraya dönüştüğünü belirten Bozan, "Her gün 'Baba kahveni yapayım mı?' diye sorardı. O küçücük elleriyle bana kahve getirirdi. Bu saatten sonra ben nasıl kahve içeyim? O fincanı nasıl elime alayım?" sözleriyle dinleyenleri gözyaşlarına boğdu. Bozan son olarak, tüm anne babalara seslenerek, "Herkes çocuklarına sahip çıksın. Dışarıda oynuyorlar sanıyorsunuz ama bir bakıyorsunuz gözden kaybolup gidiyorlar. Bir anlık dalgınlık bir ömürlük acıya dönüşüyor" uyarısında bulundu. Ailenin, otopsi işlemlerinin ardından cenazeyi teslim alarak defneceği öğrenildi.




