Bozdoğan-6 operasyonunda 47 şüpheli yakalandı Bozdoğan-6 operasyonunda 47 şüpheli yakalandı

Türkiye’nin deprem araştırmalarında önde gelen bilim kurumlarından birisi olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem araştırmalarını son teknolojiyle donatılmış laboratuvar ve teçhizatlarının da desteğiyle genişletti.

2023 yılında depremlere yönelik bilimsel metotlar ışığında geniş kapsamlı raporlar yayımlayan DEÜ, 2024 yılında dahem karada hem denizde olmak üzere farklı disiplinlerdedepremlere yönelik araştırmalarını sürdürecek. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğuna dikkat çeken Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Ülkemiz geçmişte de deprem kaynaklı büyük acılar yaşadı. Türkiye, depreme aşina olan ve depremle yaşayan bir ülke. Deprem kaçınılmaz olunca, yapılabilecek en mantıklı şey de bilimin yol göstericiliğinde tedbir almak oluyor. Biz de kurum olarak devletimizin bize sunduğu bütün imkânları, böyle büyük acıların tekrarlanmaması için seferber ediyor ve bunun için çalışıyoruz. DEÜ ailesi olarak, bu felaketlerin ve kayıpların yeniden yaşanmaması için depreme yönelik araştırmalarımıza öncelik veriyor, bilimsel veriler ortaya koyuyor ve yeni projeler geliştiriyoruz” dedi.

DEPREM ERKEN UYARI SİSTEMİ GELİŞTİRİLDİ

Deprem ile ilgili çalışmaların temelinde tedbirli ve hazırlıklı olma düşüncesinin bulunduğubelirten DEÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAUM) Müdür Vekili Doç. Dr. Ökmen Sümer ise,“Bu düşünceden hareketle Üniversitemiz, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında; kendi öz kaynakları ile İzmir İçin Deprem Erken Uyarı Sistemi’ni (DEUSİS) geliştirdi” dedi. Projenin amacından bahseden Sümer, şunları kaydetti: “İzmir ili için bir deprem erken uyarı sistemini kurmak istiyorduk ve bunu başardık. DEUSİS sayesinde büyük yer hareketleri 5-60 saniye öncesinden tespit edilebiliyor. Deprem erken uyarı sistemleri temel olarak deprem tahmini yapmayıp, deprem oluştuktan sonra kaydedilen öncül titreşimlerin analizi yardımıyla depremin büyüklüğü ve odağı hakkında daha doğru tespitler yapmaktadır. Böylece DEUSİS’ler sayesinde, büyük yer hareketlerinden önce şehirlerin ve büyük sanayi tesislerinin güvenliği için çeşitli önlemler alınabilmekte ve deprem sırasında oluşabilecek can ve mal kaybının azaltılması hedeflenmektedir.” diye konuştu.

TSUNAMİ RİSK ANALİZİ YAPILIYOR

30 Ekim 2020 Sisam Depremi sonrası yaşanan taşkın ve tsunami olaylarının ‘İzmir Körfezi Tsunami Risk Analizi Projesi’ne ilham verdiğini belirten Doç. Dr. Sümer, “Yine Üniversitemizin öz kaynakları ile geliştirdiğimiz projemiz, İzmir Körfezi kaynaklı fayların tsunami potansiyelinin araştırılması, üretebilecekleri maksimum atımlardan kaynaklı dalga yüksekliklerinin belirlenmesi ve tsunami dalgalarının Körfez kıyı hattı boyunca koylara etkisinin araştırılmasına katkı sunuyor” bilgisini paylaştı.

Projenin, İzmir için İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamındaki Tsunami Eylem Planı açısından çok önemli veriler sağlayacağını aktaranDoç. Dr. Sümer, bu projeden elde edilecek olan bilgiler ile su baskın haritalarının ve İzmir İç-Dış Körfezi’nin deprem kaynaklı bir tsunamiden etkilenme senaryolarının oluşturulabileceğini söyledi.

Kaynak: İGF