Ege'nin incisi İzmir, ekmek parası için direksiyon sallayan taksi esnafına yönelik peş peşe gelen şiddet haberleriyle sarsılmaya devam ediyor. Kentin kalbi konumundaki Konak ilçesinde yaşanan kan dondurucu gasp ve cinayet vakası, kamuoyunda büyük bir öfke dalgası yaratırken, sarı renkli ticari araçların aslında nasıl birer ölüm tuzağına dönüşebileceğini bir kez daha acı bir şekilde kanıtladı. Taksisine müşteri olarak aldığı 24 yaşındaki D.M. tarafından soğukkanlılıkla vurularak katledilen 52 yaşındaki Deniz Örer, ardında gözü yaşlı bir eş, sporcu bir evlat ve her gün ölüm korkusuyla yola çıkan binlerce öfkeli meslektaş bıraktı. Emniyet birimlerinin titiz çalışmaları sonucunda cinayet silahıyla birlikte kısa sürede adalete teslim edilen katil zanlısı cezaevine gönderilirken, cinayetin ardındaki kan donduran detaylar ve olay yerinin ürkütücü tesadüfleri de gün yüzüne çıkmaya başladı.
Aynı duraktan peş peşe kalkan cenazeler acıyı perçinledi
Yaşanan bu vahşi cinayet, İzmir'in sembol duraklarından biri olan Kahramanlar Taksi Durağı'nda tarifi imkansız bir yasa ve isyana neden oldu. Öldürülen Deniz Örer'in, geçtiğimiz Ocak ayında aracına aldığı bir yolcu tarafından acımasızca katledilen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan taksici Oğuz Erge ile aynı durakta omuz omuza mesai yaptığı ortaya çıktı. Sadece birkaç ay arayla ikinci kez aynı acıyı yaşayan ve duraklarına siyah bayraklar asan taksi esnafı, meslektaşlarını son yolculuğuna uğurlamak için araçlarıyla devasa bir konvoy oluşturdu. Araçlarının camlarına siyah kurdeleler bağlayan ve camlara merhumun fotoğraflarını yapıştıran yüzlerce taksici, cenazenin kaldırılacağı Gümüşpala'daki Fevzipaşa Camii’ne kadar uzanan güzergahta, dinmek bilmeyen korna sesleriyle adeta kentin vicdanına seslendi.
Her sabah ailemizle helalleşerek evden çıkmaktan yorulduk
Cenaze töreni öncesinde toplanan kalabalık adına konuşan ve meslektaşlarının sesi olan 47 yaşındaki taksi şoförü Hasan Hüseyin Savaş'ın sözleri, sektördeki can güvenliği sorununun vardığı vahim boyutu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirten Savaş, "Bu maalesef yaşadığımız ilk acı değil ve çok iyi biliyoruz ki son acı da olmayacak" diyerek içlerindeki derin çaresizliği dile getirdi. Kaybettikleri arkadaşlarının işinin hakkını veren, dürüst ve sevilen bir insan olduğunu vurgulayan Savaş, "Tüm meslektaşlarımız aynı öfke ve aynı korku içinde. Biz artık bu anlamsız şiddete, bu ölümlere 'Dur' demek istiyoruz. Biz her sabah evden çıkarken eşimizle, çocuğumuzla helalleşmek istemiyoruz. Biz sadece 'Akşama görüşürüz' demek ve o akşam eve sağ salim dönebilmek istiyoruz" diyerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
Yüz elli liranın altındaki bir rakam için bir can alındı
Öte yandan, tutuklanarak cezaevine gönderilen katil zanlısı D.M.'nin emniyette verdiği ifadeler ve olay yeri inceleme raporları, cinayetin ne kadar sudan bir sebeple işlendiğini ortaya koyarak infiali daha da artırdı. Zanlı ilk ifadesinde cinayeti "ücret anlaşmazlığı" nedeniyle çıkan bir tartışma sonucu işlediğini iddia etse de, emniyetin yaptığı detaylı incelemelerde taksimetrenin cinayet anında henüz 150 TL'nin altında bir meblağ gösterdiği tespit edildi. Elde edilen bilgilere göre, taksiye binen zanlının henüz 1 kilometre dahi yol gitmeden aracı durdurduğu, şoföre Karşıyaka'ya gitmenin ne kadar tutacağını sorduğu ve ardından silahını çekerek cinayeti işlediği belirlendi. Kan donduran detaylardan bir diğeri ise, zanlının cinayeti işledikten sonra kurbanını araçtan dışarı atması ve gasp ettiği o kanlı taksiyle bir süre şehrin sokaklarında rahatça gezmiş olmasıydı.
On dokuz yıl sonra aynı sokakta değişmeyen ölüm senaryosu
Cinayetin işlendiği yer olan Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak, bölge sakinleri ve taksici esnafı için aslında çok daha derin ve karanlık bir anıyı barındırıyor. Olay yerinde toplanan kalabalık arasında bulunan 40 yaşındaki Yeliz Yıldırım Girgin'in anlattıkları, tesadüflerin ne kadar acımasız olabileceğini gösterdi. Girgin, tam 19 yıl önce taksi şoförlüğü yapan kendi kayınpederi Mustafa Girgin'in de birebir aynı sokakta, yine bir cinayete kurban gittiğini gözyaşları içinde anlattı. Yıllar sonra aynı sokakta, aynı mesleği yapan başka bir insanın daha aynı kaderi paylaştığını görmenin tarifsiz bir travma yarattığını belirten Girgin, "Aynı sokakta, 19 yıl sonra bu defa Deniz Örer'in cansız bedeniyle karşılaşmak bizim için çok ağır ve kötü bir sınav oldu" şeklinde konuştu.
Başka bir olayda yaya çarpıp kaçan taksici yakalandı
Taksici cinayetinin şoku kentte henüz atlatılamamışken, bu kez Gaziler Caddesi'nden gelen bir başka acı haberle sarsıntı yaşandı. Yol ortasında hareketsiz yatan bir vatandaşı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, 56 yaşındaki Halil Çakmak'ın hayatını kaybettiğini belirledi. Bölgedeki onlarca güvenlik kamerasını saniye saniye inceleyen polis ekipleri, olayın sıradan bir ölüm olmadığını, Çakmak'a çarparak ölümüne neden olan aracın 35 T 5682 plakalı bir taksi olduğunu ve sürücüsünün yardım çağırmak yerine hızla olay yerinden kaçtığını tespit etti. Yapılan amansız takip sonucunda, taksiyi kullanan 55 yaşındaki şüpheli F.F. saklandığı ikamette kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi. Yaşanan bu son olay, kentteki taksi trafiği ve asayiş konularındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.