Türkiye'nin en köklü fuarcılık ve rekreasyon alanlarından biri olan Kültürpark, tarihi misyonuna yakışır yepyeni bir kimliğe bürünüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kentin tam ortasında adeta bir vaha görevi gören bu devasa alanın yeşil dokusunu daha da güçlendirmek için kolları sıvadı. Uzun yıllar boyunca İzmirlilerin anılarında yer eden ancak zamanla gri betonun esiri olan eski lunapark alanı, başlatılan kapsamlı canlandırma çalışmalarıyla adeta küllerinden yeniden doğuyor. Bu radikal değişimin mimarı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yürütülen projenin sadece bir peyzaj düzenlemesi değil, aynı zamanda kente nefes aldıracak bir yaşam felsefesi olduğunu vurguluyor. Başkan Tugay, projenin temel amacını özetlerken, bölgeyi beton prangalarından kurtararak İzmirlilerin keyifle vakit geçirebileceği yepyeni bir yaşam merkezine dönüştürdüklerini ifade etti.
On iki bin metrekarelik dev arazide kilit taşları sökülüyor
Dönüşüm projesinin en çarpıcı ayaklarından birini, şüphesiz ki zemini kaplayan yapay materyallerin tamamen ortadan kaldırılması oluşturuyor. Planlama aşamalarının titizlikle tamamlanmasının ardından sahaya inen Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, tam 12 bin metrekarelik devasa arazinin zeminine yıllar önce döşenen kilit parke taşlarını tek tek söküyor. Bu hummalı çalışma sayesinde, uzun süredir topraktan koparılmış olan yüzey yeniden doğal bitki örtüsüyle kucaklaşacak. Hayata geçirilen bu yeşil dönüşüm sadece görsel bir estetik sunmakla kalmıyor, kentin zedelenen ekosistemine de can suyu oluyor. Geniş çayır alanlarıyla kaplanacak olan zemin, yağış sularının doğrudan toprağa sızmasına imkan tanıyarak yeraltı su kaynaklarının doğal yollarla beslenmesinde kritik bir rol üstlenecek. Atlas Pavyonu'nun hemen yanı başındaki 4 bin 300 metrekarelik beton alanın ağaçlandırılmasıyla başlayan bu süreç, eski lunapark arazisinin de tamamen doğaya teslim edilmesiyle zirveye ulaşacak.

Sahne sanatları doğayla iç içe yepyeni bir form kazanıyor
Ekolojik restorasyonun yanı sıra alanın sosyal hayata entegrasyonu da projenin en önemli adımlarından birini teşkil ediyor. Doğal çayır ekosistemine dönüştürülen bölge, kentin kültürel damarlarını besleyecek modern bir etkinlik alanı olarak kurgulanıyor. Bu eşsiz alanın tam kalbinde ise özgün ve estetik mimarisiyle dikkat çeken Zeytin Sahne yer alacak. İzmirlilerin hafızasında yepyeni ve unutulmaz anıların birikeceği bu özel mekan; açık hava konserlerinden tiyatro gösterilerine, sanatsal performanslardan geniş katılımlı sosyal buluşmalara kadar çok geniş bir yelpazede organizasyonlara ev sahipliği yapacak. Geleneksel fuar kültürünü çağdaş bir açık hava konseptiyle harmanlayan bu sahne, sanatseverleri kapalı ve basık salonlar arasına hapsetmeden, çimlerin üzerinde ve Ege'nin ılık rüzgarları eşliğinde ağırlayacak.
Aileler ve gençler için yepyeni bir özgürlük alanı doğuyor
Kentin Yeşil Bayrak ödüllü doğal mirasına yakışır şekilde tasarlanan yeni bölge, katılımcıların konforunu en üst düzeye çıkaracak ince detaylarla donatılıyor. Sadece bir etkinlik mekanı olmanın ötesinde, günün her saati yaşayan bir sosyal kompleks olarak planlanan alanda; doğayla uyumlu yeme-içme üniteleri, ergonomik oturma grupları, temizlik ihtiyaçları için modern tesisler ve güçlü altyapı sistemleri yer alacak. Bu titiz düzenlemeler sayesinde ziyaretçiler, konser veya kültürel programları izlerken uzun saatler boyunca hiçbir eksiklik hissetmeden rahatlıkla vakit geçirebilecekler. Dr. Cemil Tugay'ın vizyonuyla hayata geçirilen bu çayırların üzerinde çocuklar güvenle koşup oynayabilecek, gençler ise çimlere uzanarak müziğin ve sanatın tadını doyasıya çıkarabilecek. Kent yaşamının getirdiği stresten ve gürültüden uzaklaşmak isteyenler için kusursuz bir kaçış noktası olarak tasarlanan bu yeni alan, kentin özgür ve doğayla barışık ruhunu bir kez daha pekiştirecek.




