Ege Bölgesi'nin süt ve süt ürünleri üretiminde lokomotif ilçelerinden biri olan Tire, kırsal kalkınmada ezber bozan bir başarı hikayesine sahne oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsaldaki kadının ekonomik olarak güçlendirilmesi ve yöresel ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla 2023 yılında başlatılan "Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif" projesi kapsamında, yeni sezonun organik çilek hasadı büyük bir heyecanla başladı. Geleneksel tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yüksek katma değerli ve kazançlı bir alternatif olarak sunulan organik çilek üretimi, Tireli kadınların toprağa uzanan elleriyle her geçen sezon daha da büyüyerek bölge ekonomisi için can suyu haline geldi.

O R G A N I K C I L E K T E H A S A T H E Y E C A N I B A S L A D I 1262677 375812

Süt diyarına alternatif ve kazançlı ürün

Projenin ilk adımlarının atıldığı 2023 yılında yalnızca 3 kadın üreticinin cesaretiyle ve 6 dekarlık mütevazı bir tarım alanında başlayan organik çilek serüveni, bugün çok daha geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. Elde edilen başarılı sonuçlar ve artan talepler doğrultusunda, 2026 yılı itibarıyla projeye dahil olan aktif kadın üretici sayısı 7'ye, toplam üretim alanı ise 12 dekara ulaştı.

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, bölgedeki hasat sevincine ortak olduğu değerlendirmesinde, Tire'nin tarımsal dönüşüm potansiyeline dikkat çekti. İlçe ekonomisinin temelini ağırlıklı olarak süt hayvancılığının oluşturduğunu hatırlatan Akdoğan, "Tire'de daha önce çilek üretimine dair bir kültür yoktu. 2023 yılında üç inançlı üreticimizle topraklarımızı organik çilekle buluşturduk ve bugün yedi üreticimizle bu yolda yürümeye devam ediyoruz. Çilek, ekonomik getirisi ve katma değeri oldukça yüksek bir ürün. Projeye katılan yedi üreticimiz, bölgemizde adeta örnek teşkil edecek standartlarda çilek bahçeleri kurdular. İşler planladığımızdan çok daha iyi gidiyor ve sahadan aldığımız geri dönüşler son derece memnuniyet verici. Üreticilerimiz, sütün haricinde de topraktan yüksek kazanç elde edebileceklerini yaşayarak gördüler ve bunun neticesinde çok yoğun yeni talepler almaya başladık" ifadelerini kullandı.

"Bakanlık olarak desteğimiz sürecek"

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kırsaldaki kadın emeğine verdiği stratejik önemin altını çizen Akdoğan, kurumsal desteklerin artarak devam edeceğinin müjdesini de verdi. Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlık olarak üreticilerimize yalnızca fide temininde değil; ürünün satış, pazarlama ve markalaşma süreçlerinde de destek olmayı sürdüreceğiz. Üretime olan katkımız kesintisiz devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak kırsalda kadınların varlığı bizim için her zaman öncelikli bir meseledir. Yalnızca tek bir ürün çeşidiyle sınırlı kalmıyor, bölgesel ürün çeşitliliğimizi sürekli olarak artırmaya gayret ediyoruz. Bu çeşitlilik, kadın üreticilerimizin ekonomik bağımsızlıkları için farklı fırsat pencereleri açıyor. Onlar sahada güçlendikçe ve başardıkça, yöre halkından gelen talepler de katlanarak artıyor. Bu tablo, kurumsal olarak bize de büyük bir çalışma azmi ve güç veriyor."

Yıllara Göre Proje Büyüme Tablosu

Gelişim Süreci Başlangıç (2023) Güncel Durum (2026)
Aktif Kadın Üretici Sayısı 3 Kişi 7 Kişi
Toplam Organik Üretim Alanı 6 Dekar 12 Dekar
İstihdam ve Çarpan Etkisi Sınırlı Artan Bölgesel Talep

"Bir dekarla başladık, köyün kaderi değişti"

Projenin Tire'deki en başarılı temsilcilerinden biri olan ve Karateke köyünde yaşayan 48 yaşındaki Nazmiye Öztürk, organik tarımın hayatında yarattığı köklü değişimi gururla anlattı. Hayatının büyük bir bölümünü zorlu hayvancılık faaliyetleriyle geçiren Öztürk, toprakla barışık bu yeni serüvenin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Aziz Kocaoğlu, Ege-Koop Danışma Kurulu’nda konuştu: Meslek Fabrikası İzmir’in değil, ülkenin de sorunu
Aziz Kocaoğlu, Ege-Koop Danışma Kurulu’nda konuştu: Meslek Fabrikası İzmir’in değil, ülkenin de sorunu
İçeriği Görüntüle

Bu yıl tarlasında üçüncü kez hasat yapmanın mutluluğunu yaşayan Öztürk, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Biz bu işe dört yıl önce, köyümüzde daha evvel hiç kimsenin cesaret edemediği bir şeyi deneyerek sadece 1 dekar araziyle başladık. Ovamızın bereketli toprakları çileği öyle güzel kabul etti ki, ilk yılımızda harika bir sezon geçirdik. Bu başarımızla, tarlasına ne ekeceğini düşünen diğer kadın üreticilere de canlı bir örnek olduk. Şimdi köyümüzdeki diğer kadınlar, kendi arazilerinde çilek üretimi yapmak için kapımı çalıyor ve benden onlara yol göstermemi, tecrübelerimi aktarmamı istiyorlar. Bir kadının hayatına dokunabilmek ve bu talepleri duymak beni tarifsiz mutlu ediyor. Kazancımızı gördükçe her geçen sene üretim alanımızı bir dekar daha artırdık ve bugün tarlamızı 4 dekara kadar çıkardık. Kadınlar mutlaka ama mutlaka üretim çarkının içinde yer almalı. Ben yıllarca hayvancılığın ağır yükünü çektim; şimdi dönüp baktığımda 'Keşke bu işe çok daha önceden başlasaydım' diyorum. Çilek üretimi meşakkatli olsa da son derece zevkli bir iş. Üstelik üretimimizi tamamen organik yöntemlerle yaptığımız için toprağa ve doğaya saygılı olmanın ayrı bir vicdani huzurunu da yaşıyoruz. Çilek fidesi, dört yıl önce bizim hayatımızı baştan aşağı değiştirdi. Bu işin içinde olmaktan çok memnunuz. Tarlası olan, sadece bir dekar toprağı bulunan her kadının korkmadan bu işi denemesini tavsiye ediyorum."

Kaynak: DHA - SEZA ALPDÜNDAR