SAĞLIK

İzmir’de kış alarmı: Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı en güçlü kalkan 'hijyen'

Kış mevsiminin etkisini iyiden iyiye hissettirmesiyle birlikte İzmir’de hastanelere başvurularda gözle görülür bir artış yaşanıyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, soğuk havalarla birlikte tırmanışa geçen solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyardı. Uzmanlar, virüslerden korunmanın en etkili yolunun basit ama hayati öneme sahip hijyen kuralları olduğunu vurgularken, günde farkında olmadan onlarca kez yaptığımız hatalara dikkat çekti.

Abone Ol

Hava sıcaklıklarının düşmesi ve kış şartlarının ağırlaşması, her yıl olduğu gibi bu yıl da mevsimsel hastalıkları beraberinde getirdi. Özellikle kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, virüslerin yayılım hızını tetiklerken, İzmir’den gelen uyarılar durumun ciddiyetini ortaya koydu. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Başkan Yardımcısı Doktor Metin Kızılelma, kent genelindeki son durumu değerlendirerek, vatandaşlara hayati tavsiyelerde bulundu. Kış aylarında vakaların artış göstermesinin beklenen ve doğal bir süreç olduğunu belirten Kızılelma, bu döngüyü kırmanın en etkili yolunun bireysel tedbirlerden geçtiğinin altını çizdi. Vatandaşların panik yapmadan, günlük rutinlerine entegre edecekleri basit önlemlerle hastalıklardan korunabileceğini ifade eden Kızılelma, özellikle hijyen konusunun altını kırmızı kalemle çizdi.

Virüslerin yayılmasını önlemek elimizde

Kalabalık ortamların virüsler için adeta bir bayram yeri olduğunu hatırlatan Doktor Kızılelma, toplumsal duyarlılığın önemine vurgu yaptı. Hasta olan bireylerin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirten Kızılelma, maske kullanımının önemini bir kez daha hatırlattı. Özellikle semptom gösteren kişilerin kapalı ortamlarda maske takmasının, viral enfeksiyonların başkalarına bulaşmasını engellemede kilit rol oynadığını söyledi. Sadece hasta olanların değil, kalabalık ve havalandırması yetersiz alanlara girmek zorunda kalan sağlıklı bireylerin de koruyucu önlem olarak maske takabileceğini belirten deneyimli doktor, bu basit bariyerin virüs yükünü ciddi oranda azalttığını ifade etti.

Görünmez tehlikeye karşı yirmi saniye kuralı

Enfeksiyon zincirini kırmanın en temel yolunun el temizliğinden geçtiğini belirten Kızılelma, suyun altına tutulup çekilen ellerin temizlenmiş sayılmayacağını vurguladı. Kişisel hijyen kurallarının başında gelen el yıkamanın bir tekniği ve süresi olduğunu hatırlatan Kızılelma, "El yıkamak sadece suyla yapılan bir eylem değildir. Mutlaka sabun kullanılmalı ve en az 20 saniye boyunca eller ovuşturularak yıkanmalıdır. Yıkama işleminin ardından ellerin nemli bırakılmayıp kurulanması da hijyenin tamamlayıcı bir parçasıdır" dedi. Gün içerisinde toplu taşıma araçları, kapı kolları ve ortak kullanım alanlarıyla temas eden ellerin, virüslerin vücuda giriş biletini oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Farkında olmadan yaptığımız büyük hata

Doktor Kızılelma, insanların gün içinde farkında bile olmadan yaptıkları bir reflekse dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Yapılan araştırmalara göre bir insanın gün içerisinde 20 ila 30 kez elini yüzüne, ağzına veya burnuna götürdüğünü belirten Kızılelma, bu alışkanlığın virüslerin vücuda girmesini kolaylaştırdığını söyledi. "Ellerimizi gereksiz yere yüzümüze götürmemeliyiz. Çünkü temas yoluyla parmak uçlarımıza yerleşen virüsleri, kendi elimizle solunum yollarımıza taşıyoruz" diyen Kızılelma, bu konuda bilinçli olunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca ortam temizliğinin de hayati önem taşıdığını, özellikle ofis, okul gibi kalabalık yerlerde kapı kolları, masalar ve ortak kullanım alanlarının günde birkaç kez dezenfekte edilmesi ve ortamın sık sık havalandırılması gerektiğini belirtti.

Vücut direncini artırmanın altın formülü

Hastalıklara karşı dışarıdan alınan önlemler kadar, vücudun içeriden savunma mekanizmasının da güçlü tutulması gerekiyor. Doktor Kızılelma, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için dengeli beslenmenin şart olduğunu vurguladı. Vücut direncinin düşmemesi için bol su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Kızılelma, uykunun da en az beslenme kadar önemli olduğunu hatırlattı. Günde ortalama 7-8 saatlik kaliteli bir uykunun, vücudun kendini yenilemesi ve hastalıklara karşı direnç kazanması için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Belirtileri hafife almayın dinlenin

Kış aylarında görülen solunum yolu enfeksiyonu etkenlerinin tek bir virüse bağlı olmadığını, birden fazla etkenin dolaşımda olduğunu belirten Kızılelma, hastalığın seyrinin kişiden kişiye değişebileceğini söyledi. Enfeksiyona yakalanan kişilerin süreci en hafif şekilde atlatabilmesi için bol sıvı alması ve istirahat etmesi gerektiğini vurgulayan Kızılelma, "Dinlenmek, iyileşme sürecinin en önemli ilacıdır" dedi. Ancak belirtilerin ağırlaşması durumunda vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirten Kızılelma, "Ateşin düşmemesi, şiddetli öksürük ve genel durum bozukluğu gibi durumlarda mutlaka bir hekime başvurulmalı ve profesyonel destek alınmalıdır" diyerek sözlerini noktaladı.