İzmir’de konut sorunu giderek derinleşirken, İzmir Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı İzmir Konut Araştırması, kentte barınma krizinin yalnızca konut üretimiyle çözülemeyecek kadar büyüdüğünü ortaya koydu. Konut krizinin inşaat sektörünün alanı olmaktan çıkarılıp, sosyal konut üretimi, kira destekleri, ilçeye özel planlama, dönüşüm odaklı politikalar ile bütüncül bir yaklaşımı zorunluğu kıldığı ifade edildi.
347 BİN HANE BARINMA KRİZİ YAŞIYOR
Tek Referanstan Nihat Delibaşı'nın haberine göre 2024 itibarıyla 347 bin hane barınma maliyetlerini karşılamakta zorlanırken, bu sayının 2050’ye kadar 540 bine ulaşması bekleniyor. Araştırmanın en çarpıcı bulgularından birini ise İzmir’de her altı haneden birinin çok boyutlu konut yoksunluğu yaşadığını ortaya koyması oldu. Rapora göre gelecek 25 yılda 1 milyon 365 bin konut ihtiyacı oluşacak. Kiracılar, düşük gelir grupları ve genç haneler konut yoksunluğundan en fazla etkilenen gruplar. Yüksek kira, sağlıksız yapı koşulları, enerji yetersizliği ve aşırı maliyet yükü ile birleşmesiyle bu etki artıyor.
ISINAMAYAN KENT İZMİR
İzmir'de her 7 haneden bir tanesi soğukta kalıyor. Bu durum, gelir yetersizliği nedeniyle “düşük tüketimle idare etme”, yani gizli enerji yoksulluğu olarak karşımıza çıkıyor. Küçülen hanelere rağmen büyük konut üretimi sürüyor. Kalabalık hanelerin olduğu yerlerde küçük konutlar yaygın biçimde üretilmeye devam ederken bu durum konut stokunun hane yapısıyla örtüşmediğini ortaya koyuyor.
BİR MİLYON 365 BİN YENİ KONUT GEREKİYOR
İzmir’de önümüzdeki 25 yılda, 985 bin yeni hane oluşacak. Aynı sürede 380 bin konut dönüşecek. Toplamda 1 milyon 365 bin konut ihtiyaç ortaya çıkacak. Konut açığının mevcut üretim hızıyla karşılanması mümkün değil. Büyüyen sosyal konut açığı bir başka başlık. Halen 85 bin hanenin acil sosyal konut ihtiyacı var. 2050'ye kadar bu sayı 118 bine çıkacak. Özellikle Karabağlar, Konak, Bayraklı, Gaziemir, Bornova, Torbalı, Menemen, Urla ve Kemalpaşa konut açığını en hızlı hisseden ilçeler.
İKİNCİ KONUTLAR PİYASAYI BOZUYOR
Kıyı ilçelerinde hızla artan ikinci konutlar, pandemi ile birlikte yaygınlaşan uzaktan çalışma ve esnek yaşam biçimleriyle birlikte kalıcı yaşam alanına dönüşüyor. Resmi veriler ile gerçek kullanım arasında büyüyen fark ise konut fiyatlarını yükseltiyor.




