9 EYLÜL/Ülke ekonomisinin genel gidişatını yansıtan en önemli göstergelerden biri olan büyüme rakamları, 2025 yılı için netleşti. Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH verilerine göre, Türkiye ekonomisi geride bıraktığımız yılda yüzde 3,6 oranında genişleme kaydetti. Cari fiyatlarla hesaplanan toplam ekonomik büyüklük ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 41,3 oranında dramatik bir sıçrama yaparak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon liraya ulaştı. Sektörel bazda yapılan incelemeler, ekonominin farklı alanlarında yaşanan derin ayrışmaları gözler önüne seriyor.

Özellikle inşaat sektörü, yüzde 10,8'lik etkileyici büyüme performansıyla adeta ekonominin lokomotifi görevini üstlendi. İnşaatı, yüzde 8,0 büyüme ile dijitalleşmenin de etkisiyle hız kesmeyen bilgi ve iletişim faaliyetleri izledi. Buna karşılık, ülkenin en kritik stratejik alanlarından biri olan tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8 oranındaki küçülme, kırsal üretimde ve gıda arzında yaşanan yapısal sorunların ne denli derinleştiğini gösteren en net uyarı sinyallerinden biri olarak kayıtlara geçti. Sanayi sektöründeki büyüme ise yüzde 2,9 gibi daha mütevazı bir seviyede kalarak sınırlı bir ivme sergiledi.

Vatandaşın cüzdanına yansıyan tablo

Ekonomik büyüklüğün sokağa ve bireylere nasıl yansıdığı her zaman en çok merak edilen konuların başında gelir. 2025 yılı sonu itibarıyla kişi başı gelir, cari fiyatlarla 712 bin 200 Türk Lirası olarak hesaplandı. Döviz kurlarındaki dalgalanmalara rağmen bu rakamın Amerikan Doları karşılığı 18 bin 040 dolar seviyesine ulaşarak dikkate değer bir eşiği aştı. Ancak milli gelirin bölüşümü incelendiğinde, pastadan alınan payların farklılık gösterdiği anlaşılıyor.

Büyüyen ekonominin içerisinde ücretli çalışanların durumunu özetleyen işgücü ödemeleri, yıl genelinde yüzde 40,4 oranında artış gösterdi. Ancak bu nominal artışa rağmen, emeğin gayrisafi katma değer içerisindeki toplam payında ufak da olsa bir gerileme yaşandı. Geçtiğimiz yıl yüzde 37,0 seviyesinde olan işgücü ödemelerinin payı, 2025 yılında yüzde 36,9'a gerileyerek milli gelir dağılımındaki dengesizliklerin korunduğuna işaret etti. İşletmelerin net karını yansıtan işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 43,1'den yüzde 44,1'e tırmandı.

Tüketim alışkanlıkları ekonomiyi sırtlamaya devam ediyor

Açıklanan detaylı veriler, Türkiye ekonomisi çarklarının büyük ölçüde iç taleple, yani vatandaşın harcamalarıyla dönmeye devam ettiğini kanıtlıyor. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2025 yılı genelinde zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,1 oranında artış gösterdi. Üstelik bu harcamaların, toplam GSYH içindeki ağırlığı yüzde 54,4 gibi devasa bir orana ulaşarak, büyümenin adeta can damarı oldu. Yılın son çeyreğine özel olarak bakıldığında ise hanehalkı tüketimi yüzde 5,2 oranında ivmelenerek yıl sonu canlılığını ispatladı.

Milyonlarca mükellefi ilgilendiren maraton başladı: Gelir vergisi beyannamesi için geri sayım
Milyonlarca mükellefi ilgilendiren maraton başladı: Gelir vergisi beyannamesi için geri sayım
İçeriği Görüntüle

Devletin nihai tüketim harcamalarında ise yılın son çeyreğinde yüzde 0,9'luk bir daralma gözlemlendi; bu da kamunun harcama tarafında kısmen frene bastığını gösteriyor. Diğer yandan yatırımların öncü göstergesi olan gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 5,4 artarak ekonomiye dair umut verici bir sinyal yolladı. Dış ticaret cephesinde ise beklentilerin aksine bir tablo hakimdi. Mal ve hizmet ihracatının yıl genelinde yüzde 0,3 oranında azalması, ithalatın ise yüzde 4,9 oranında artması, dış talebin büyümeye beklenen katkıyı veremediğini tescilledi.

Yılın son çeyreğinde hız kesen bir ivme

Yılın bütününde sağlanan yüzde 3,6'lık performansa karşın, takvimlerin son yaprakları olan ekim, kasım ve aralık aylarında büyüme ivmesinin bir miktar hız kestiği gözlemleniyor. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde büyüme rakamları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 oranında gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere bakıldığında ise ekonominin bir önceki çeyreğe göre sadece yüzde 0,4 oranında büyüyebildiği görülüyor. Bu yatay seyir, yılın son düzlüğünde iç ve dış piyasalardaki yorgunluğun ekonominin hız kadranına yansıması olarak yorumlanıyor. Yine de sadece son çeyrekte üretilen değerin cari fiyatlarla 18 trilyon 467 milyar 295 milyon liraya, dolar bazında ise 438,6 milyar dolara ulaşması, Türkiye ekonomisinin hacimsel büyüklüğünü kanıtlayan veriler olarak manşetlerdeki yerini aldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ