SEMİ TEKTAŞ/ Ramazan ayına sayılı günler kala market raflarındaki fiyat etiketleri, hane bütçesindeki değişimi bir kez daha görünür kıldı. 2023 yılında 200–300 TL bandında satılan Ramazan kolileri bugün bin 100 TL’ye kadar yükselirken, 4 kişilik bir ailenin 30 günlük iftar ve sahur maliyeti 9–10 bin TL seviyesinden 20–22 bin TL bandına çıktı. Üç yılda yüzde 120’yi aşan bu artış, temel gıda kalemlerindeki yükselişin Ramazan sofralarına doğrudan yansıdığını gösteriyor. Net asgari ücretin 28 bin TL seviyesine çıkmış olması tabloyu kısmen değiştirse de, bir aylık Ramazan mutfak harcamasının maaşın yaklaşık yüzde 75–80’ine denk gelmesi dar gelirli haneler için bütçe baskısının sürdüğünü ortaya koyuyor. Zincir marketlerin resmi fiyat listeleri, TÜFE verileri ve ortalama tüketim hesaplamaları üzerinden yapılan karşılaştırma, son üç yılda gıda maliyetlerindeki artışın Ramazan hazırlıklarını daha planlı ve daha temkinli hale getirdiğini gösteriyor. Zincir marketlerin Ramazan kolileri de benzer bir tablo ortaya koyuyor.
Kolilerde çarpıcı artış
2023 yılında 200–300 TL aralığında satılan temel erzak paketleri, 2026 itibarıyla 500 TL’den başlayıp bin 100 TL seviyesine kadar çıkıyor. 2023’te öne çıkan fiyatlar şöyleydi: CarrefourSA: 229,90 TL, ŞOK Market: 234,90 TL, Migros Bereket Paketi: 269,90 TL 2026’da ise benzer içerikteki koliler: Migros Bereket Paketi: 499,95 TL, ŞOK Ramazan kolisi: yaklaşık 550 TL, CarrefourSA klasik ve mega paketler: 499,95 TL – bin 099 TL, Tarım Kredi Kooperatifleri kolisi yaklaşık 650 TL
30 günlük Ramazan hesabı
Temel tüketim kalemleri (et, tavuk, bakliyat, yağ, süt ürünleri, sebze, ekmek ve içecek) üzerinden yapılan ortalama hesaplamaya göre: 2023 yılında 4 kişilik bir ailenin günlük iftar + sahur maliyeti 300–350 TL arasında değişiyordu. 30 günlük toplam maliyet ise 9 bin TL ile 10 bin 500 TL arasında değişiyordu. Aynı paketi 2026 yılında ise yüzde 78 artışla 19 bin 500 TL ile 22 bin 500 TL arasında değişiyor.
Hesaplama 4 kişilik
Kalabalık aileler ile özdeşleşen Ramazan Ayında sofralar sadece 4 kişilik aile ile sınırlandı. Maliyet hesaplamasına ise iftar sonrası tatlı eklenmedi. Kalabalık aile sofralarının olduğu Ramazan ayı ise ekstra maliyet olacağı için hesaplamaya dahil edilmedi.
Yardım talebinde artış
Son üç yılda, Ramazan öncesinde ihtiyaç sahibi hanelere destek sağlamak amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) aktarılan kaynaklar önemli ölçüde arttı. 2024 yılında 837,3 milyon TL olan kaynak, 2025’te yaklaşık yüzde 67,2 artışla 1,4 milyar TL’ye yükseldi. 2026 Ramazan’ı öncesinde ise yüzde 35,7 artışla ihtiyaç sahiplerinin gıda ve temel gereksinimlerinin karşılanabilmesi için 1,9 milyar TL kaynak aktarıldı. Bu artışlar, Türkiye’de sosyal yardımların Ramazan döneminde artan ihtiyaçları karşılamaya yönelik planlı bir şekilde uygulandığını gösteriyor.
“Dünya şampiyonuyuz”
Türkiye’nin gıda enflasyonu sorunu olduğunu ifade ede Ekonomist Toptaş, “Gıda da yaşanan enflasyon Ramazan’la da birleşince bu durum kamuoyunun gündeminde yer aldı. 2020’den sonra özellikle gıda enflasyonunda bir çıkış yaşadık. Gıda enflasyonunda dünyada yaşanmayan bir tabloyu yaşıyoruz. Dünyada gıda fiyatlarında belli bir istikrar oldu ama bizde bu sağlanamadı. Açıklanan enflasyon oranları yüzde 60’ın üzerinde oldu. Bizim bir gıda enflasyonu problemimiz var. Hatta bir gıda komitesi kuruldu. Merkez hükümet tarafından, “Bu gıda fiyatlarını kontrol edelim” diye. Bir de 2020’lerin başlarında bir gıda komitesi kuruldu. Biz gıda enflasyonunu durdurmakta zorlanıyoruz. Bunun da tabii çeşitli nedenleri var. Bir tanesi, bizim tarım politikalarıyla ilgili sorunlarımız var. Çünkü tarım demek, tarımdan gelen girdilerle oluşan bir sektörden bahsediyoruz. Tarım politikalarıyla ilgili sorunlarımız var. Çiftçiler yaşlandılar. Gençler artık çiftçilik yapmak istemiyorlar. Böyle bir problemimiz var. Bir taraftan hayvancılıkla ilgili sorunlarımız var. Et fiyatları artıyor. Hayvancılıkta ilerleyemiyoruz. Burada da sorunlar var. Tarım politikalarıyla ilgili sorunlar var. Böyle olunca da biz, gıda fiyatları artışında yine dünya şampiyonuyuz. Bu da tabii dar gelirli ve sabit gelirli kesimleri çok zorluyor” diye konuştu.
“Artan fiyatları tutabilmek mümkün değil”
Hükümetin fiyatları sabitlemek için aldığı önlemler hakkında konuşan Toptaş, “Artan fiyatları tutabilmek mümkün değil. Siz polisiye tedbirlerle gıda fiyatlarının yükselmesini engelleyemezsiniz. Yapılması gereken gıda fiyatlarının neden yükselişe geçtiğini anlayıp kökenine inmektir. Bunların kökenine inip fiyatı artıran faktörleri oradan teker teker kaldırmanız gerekiyor. Ama bu yapılmıyor. Bunun yerine sorun baskı altına alınıyor. Koltuk altına ıslatılmış bezler koyuyorsunuz. Bu ateşi düşürür ama ateş orada duruyor. Sebebini bilmeniz gerekiyor. Biz sonuçta bunlara müdahale etmekle sonuca müdahale etmiş oluyoruz. Ama nedenler konusunda hâlâ kapsamlı bir ilerleme sağlanmış değil” diyerek sözlerini tamamladı.