Türkiye ekonomisinin nabzını tutan en kritik göstergelerden biri olan Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Temmuz ayında da enflasyonist baskının devam ettiğini teyit etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 29 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan son verilere göre, hizmet sektöründeki üretici maliyetleri bir önceki yılın aynı ayına göre %36,35 gibi yüksek bir oranda artış gösterdi. Bu oran, ekonominin lokomotifi konumundaki hizmetler sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin maliyetlerinin ne denli arttığını ve bu artışların yakın gelecekte tüketici fiyatlarına yansıma potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor. Aylık bazda ise H-ÜFE, bir önceki aya göre %3,21'lik bir artış kaydetti. Bu rakam, yaz aylarının getirdiği mevsimsel hareketliliğe rağmen maliyet artış hızının ivme kaybetmediğini gösteriyor. Veriler, 2025 yılının başından itibaren, yani son yedi aylık dönemde, hizmet üretici fiyatlarındaki toplam artışın %31,23'e ulaştığını ortaya koyuyor. On iki aylık ortalamalara bakıldığında ise %43,78'lik bir artışla karşılaşıyoruz ki bu da son bir yıldır sektörün kronik bir maliyet enflasyonu sarmalında olduğunu kanıtlıyor.

Gençlerin umudu kırık: Her beş kadından biri işsiz
Gençlerin umudu kırık: Her beş kadından biri işsiz
İçeriği Görüntüle

Enflasyonda baz etkisiyle gelen aldatıcı yavaşlama

H-ÜFE verilerindeki yıllık %36,35'lik artış, ilk bakışta bir önceki yılın aynı dönemindeki %61,77 ve 2023 yılı Temmuz ayındaki %79,33'lük oranlara kıyasla ciddi bir yavaşlamaya işaret ediyor gibi görünüyor. Ancak ekonomi uzmanları, bu gerilemenin temel nedeninin, önceki yıllardaki aşırı yüksek artışların yarattığı baz etkisi olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle 2023 yılının Temmuz ayında yaşanan aylık %14,06'lık rekor artış, bu yılki yıllık oranın matematiksel olarak daha düşük görünmesine neden oluyor. Dolayısıyla, manşet rakamdaki yavaşlama, hizmet sektöründeki maliyet baskısının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; aksine, yüksek seviyelerdeki artışların kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Yılın başından bu yana kaydedilen %31,23'lük artış, yıl sonu enflasyon hedefleri açısından da endişe verici bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Zam şampiyonu gayrimenkul ve konaklama hizmetleri oldu

Temmuz ayı verilerinin detaylarına inildiğinde, bazı alt sektörlerdeki fiyat artışlarının genel ortalamayı katladığı görülüyor. Aylık bazda en sert fiyat artışı, %10,91 ile kiralama ve leasing hizmetlerinde yaşandı. Bu sektörü, yaz turizminin zirve yapmasının da etkisiyle %11,02'lik şok bir artış kaydeden konaklama hizmetleri takip etti. Yine konut ve iş yeri piyasasıyla doğrudan ilişkili olan gayrimenkul hizmetleri de %8,37'lik aylık artışla dikkat çekti. Bu üç sektördeki fahiş artışlar, hem tatil maliyetlerini hem de barınma ve iş yeri kiralarını doğrudan etkileyerek vatandaşın ve işletmelerin omuzlarındaki yükü ağırlaştırıyor. Yıllık bazda ise enflasyonun yıkıcı etkisi daha da net bir şekilde görülüyor. Hukuk ve muhasebe hizmetleri %51,79'luk yıllık artışla adeta rekor kırarken, hayvan sağlığı ile ilgili veterinerlik hizmetlerindeki artış %54,61'i buldu. Gayrimenkul hizmetlerindeki yıllık artış ise %48,65 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, özellikle profesyonel hizmetler ve barınma ile ilgili alanlarda maliyetlerin ne denli kontrol dışına çıktığının en somut kanıtı olarak öne çıkıyor.

Ulaştırmadan yeme-içmeye her kalemde yüksek artış

Hizmet sektörünün bel kemiğini oluşturan diğer ana kalemlerde de durum pek farklı değil. Milyonlarca insanı doğrudan etkileyen ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık fiyat artışı %31,89 olarak gerçekleşti. Bu ana grup içinde kara yolu taşımacılığı %34,74, su yolu taşımacılığı ise %36,22'lik artışlarla öne çıktı. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan ve turizm sezonunun en canlı dönemini yaşayan konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yıllık maliyet artışı %37,41'i buldu. Bu kalemin alt kırılımında ise konaklama hizmetleri %38,61, yiyecek ve içecek sunum hizmetleri ise %36,79'luk artışlar kaydetti. Dijitalleşmenin kalbinde yer alan bilgi ve iletişim hizmetlerinde de yıllık %41,00'lık yüksek bir artış gözlemlendi. Bu grupta özellikle bilgisayar programlama ve danışmanlık hizmetlerindeki %43,52'lik artış, teknoloji maliyetlerinin ne denli yükseldiğini gösteriyor. Şirketlerin operasyonel faaliyetleri için kritik olan idari ve destek hizmetlerinde ise yıllık artış %41,68 olarak kayıtlara geçti. Bu başlık altında yer alan büro yönetimi ve destek hizmetlerindeki %59,03'lük fahiş artış, ofis maliyetlerindeki patlamayı gözler önüne seriyor.

Bazı sektörler frene bastı, ancak genel eğilim endişe verici

Aylık bazda incelendiğinde, bazı hizmet kollarında fiyatların gerilediği dikkat çekiyor. Özellikle programcılık ve yayıncılık hizmetlerinde %16,62'lik sert bir düşüş yaşanması, sektördeki dönemsel veya rekabet kaynaklı bir fiyat düzeltmesine işaret ediyor olabilir. Benzer şekilde, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetlerinde %3,29'luk bir gerileme görülürken, bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetlerinde de %2,29'luk bir düşüş kaydedildi. Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler ana grubunda da %0,17'lik sınırlı bir azalış yaşandı. Ancak bu münferit düşüşler, genel eğilimi değiştirmeye yetmiyor. Zira aylık bazda H-ÜFE'nin genel olarak %3,21 artması, maliyet baskısının genele yayıldığını gösteriyor. Özellikle konaklama, kiralama, gayrimenkul, seyahat acentesi (%5,68) ve hava yolu taşımacılığı (%4,29) gibi turizm ve seyahatle ilişkili kalemlerdeki yüksek aylık artışlar, yaz sezonunun maliyetler üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ