Türkiye'nin kalkınma hamleleri ve yatırım planları arasında sıkışıp kalan, bürokrasinin tozlu raflarında unutulan projelerden biri olan Niğde Havalimanı, eşine az rastlanır bir sadakat ve bürokratik absürtlük hikayesine ev sahipliği yaptı. İç Anadolu'nun bu şirin kentine ulaşımı kolaylaştırmak ve ticareti canlandırmak amacıyla 1990'lı yılların ortasında büyük umutlarla projelendirilen havalimanı, ne yazık ki aradan geçen onca yıla rağmen hayata geçirilemedi. Ancak bu hayalet proje, devletine küsmeyen ve kendisine verilen görevi kutsal sayan bir memurun, Osman Benal'in 27 yıllık mesai öyküsüyle yeniden gündeme oturdu. Henüz 22 yaşında genç bir delikanlıyken adım attığı araziden, saçlarına aklar düşmüş 50 yaşında bir adam olarak ayrılan Benal, olmayan bir tesisin bekçiliğini yaparak emekliliğe hak kazandı.

Tapuda kritik süre: Beyanını düzeltmeyen ağır cezayla karşı karşıya
Tapuda kritik süre: Beyanını düzeltmeyen ağır cezayla karşı karşıya
İçeriği Görüntüle

Mesai arkadaşı bozkırın sessizliği oldu

Devlet ciddiyeti ve görev bilincinin en somut örneklerinden birini sergileyen Osman Benal, dile kolay tam 27 yıl boyunca, uçakların değil kuşların bile uğramadığı bir arazide tek başına mesai tüketti. Sabahın ilk ışıklarıyla, saat 08.00'de görev yerine gelen ve akşam 17.30-18.00 sularına kadar nöbet tutan Benal, bekçi kulübesinde geçen ömrünü vicdan rahatlığıyla tamamladı. Çevresindekilerin şaşkın bakışlarına ve belki de "Boş arazide neyi bekliyorsun?" sorularına aldırmadan işine dört elle sarılan Benal, yaşadığı süreci anlatırken aslında sistemin denetim mekanizmasındaki boşluğu da gözler önüne serdi. "Benden başka çalışan yoktu. İşe gitmesem bana 'Neredesin?' diye hesap soracak bir amirim, denetleyenim de yoktu" diyen emektar bekçi, buna rağmen devletten aldığı maaşın hakkını vermek için bir gün bile aksatmadan görev yerine gittiğini belirtti. Onun bu tavrı, liyakat ve vicdan kavramlarının unutulmaya yüz tuttuğu günümüzde ders niteliğinde bir duruş olarak kayıtlara geçti.

Dört cumhurbaşkanı eskitti ama bir pist yapılamadı

Niğde Havalimanı projesi, sadece bir inşaat başarısızlığı değil, aynı zamanda Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin de sessiz bir tanığı konumunda. Temelinin atıldığı 1996 yılından bu yana Türkiye siyasetinde köklü değişiklikler oldu, hükümetler değişti, koalisyonlar kuruldu ve yıkıldı. Projenin başladığı dönemde Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Süleyman Demirel'den sonra, Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül görev yaptı. Günümüzde ise Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı döneminde de havalimanının akıbeti değişmedi. Toplamda dört farklı cumhurbaşkanı gören proje, ne yazık ki bir arpa boyu yol alamadı. Her seçim döneminde vaat olarak sunulan, "yapılacak, edilecek" denilen yatırım, siyasetin değişen gündemi arasında kaybolup gitti. Niğde halkı, hava ulaşımı hayallerini başka baharlara ertelerken, geriye sadece Osman Benal'in 27 yıllık bekleyişi ve boşa geçen zaman kaldı.

Milyonluk hayallerden geriye paslı bir tabela kaldı

Büyük bütçelerle planlanan, ihalesi 1995 yılında yapılan ve 1996'da inşasına başlanan projeden günümüze kalan miras ise içler acısı. Milyonlarca liralık kaynak aktarılmasına rağmen tamamlanamayan havalimanı sahasında, bugün sadece rüzgarda sallanan paslı tabela ve otların bürüdüğü boş bir arazi bulunuyor. Türkiye'de "bitmeyen projeler" listesinin en tepesinde yer alan Niğde Havalimanı, kamu kaynaklarının nasıl verimsiz kullanıldığının sembolü haline geldi. Vatandaşlar, vergileriyle finanse edilen bu tür projelerin atıl kalmasına tepki gösterirken, "Paralarımız nereye gidiyor?" sorusu Niğde sokaklarında yankılanmaya devam ediyor. Fiziken var olmayan ancak kağıt üzerinde bir personeli emekli edecek kadar uzun süre "varmış gibi" işlem gören bu havalimanı, Türk bürokrasi tarihine trajikomik bir not olarak düştü.

Kimse sormasa da o görevini terk etmedi

Emekliliğinin tadını çıkarmaya hazırlanan Osman Benal'in Sözcü gazetesine verdiği demeçteki samimiyet, olayın insani boyutunu en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. "İnşa edilemeyen havalimanında 27 yıl çalıştım. Gitmesem kimse fark etmezdi ama vicdanım rahat olmazdı" sözleri, sorumluluk bilincinin önemini hatırlatıyor. Sistemdeki başıboşluğa rağmen kendi iç disipliniyle hareket eden Benal, belki de o boş arazide sadece bir tabelayı değil, devlet malına duyulan saygıyı bekledi yıllarca. Şimdi ise arkasında, temeli atılıp kaderine terk edilmiş bir hayal ve o hayalin tek şahidi olarak tamamladığı bir çalışma hayatı bıraktı. Niğde Havalimanı projesi tamamlanır mı bilinmez ama Osman Benal'in bu sıradışı hikayesi, uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek gibi görünüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ