Üniversite için suç duyurusu

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Akupunktur Polikliniği'nin kapısına kilit vurularak, Prof. Dr. Nüket Göçmen Karabekir ve hastaların içeriye alınmamasıyla ilgili Göçmen tarafından DEÜ Yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Üniversite için suç duyurusu

Haber/ Sinan KESKİN


Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde 2017 yılında yaşanan kadavra skandalında şikâyetçi olan Prof. Dr. Nüket Göçmen Karabekir'in görevli olduğu Akupunktur Polikliniği'nin kapısına geçtiğimiz salı günü kilit vuruldu. Prof. Dr. Nüket Göçmen Karabekir'in odasına girmesine izin verilmezken kişisel eşyaları da kendisine hala teslim edilmedi. Bir kısmı şehir dışından gelen hastalar ise ne kendilerine ne de doktorlarına haber verilmeden gerçekleşen uygulamadan dolayı mağdur olduklarını dile getirerek hem hastanenin Hasta Hakları Birimine hem savcılığa hem de CİMER'e şikayette bulundular.
Geçtiğimiz günlerde Dokuz Eylül Üniversitesi DEÜ Hastanesi'nde görevli hemşireler Günseli Uğur ve Arzu Sert'i, hiçbir gerekçe göstermeden haklarında soruşturma açıp görevden uzaklaştıran hastane yönetimi, yine tartışma yaratacak bir karara imza attı. Hastanenin akupunktur polikliniği, hastalara ve poliklinikte görevli Prof. Dr. Nüket Göçmen Karabekir'e herhangi bir bilgi verilmeden kapatıldı. Prof. Dr. Göçmen'in kişisel eşyalarını almasına izin verilmeden polikliniğin anahtarı değiştirilerek kapısına kilit vuruldu. Göçmen, hastane polisinden tutanak tutmasını istedi. Tedavi için randevu saatinde polikliniğe gelen ve polikliniğin kapalı olduğunu gören yurttaşlar ise bilgi almak için başvurdukları başhekimliğe alınmadı.

Hastalar mağdur edildi

Başhemlik önünde sorunlarını anlatmak isteyen hastalara 'kovid dönemindeyiz siz öncelik değilsiniz' denildi. Hastalardan Hülya Çelen, yaşadıkları mağduriyetten dolayı şikayet için Hasta Hakları Birimi'ne yönlendirildiklerini ancak burada kendilerine Prof. Dr. Göçmen hakkında şikayette bulunmaları yönünde telkinde bulunulduğunu öne sürdü. Çelen, Prof. Dr. Göçmen'in de kendileri gibi mağdur edildiğini ifade ederek hastane yönetimi hakkında hem Hasta Hakları Birimi'ne hem de CİMER'e şikayette bulunduklarını belirtti. Olaydan bir gün önce kendilerine randevu verildiğini ancak tedavi için geldiklerinde Prof. Dr. Göçmen gibi kapıda kaldıklarını ifade eden bir diğer hasta ise, şehir dışından tedavi için geldiğini ve hastanenin keyfi uygulamasıyla mağdur edildiğini söyledi.

'Cezalandırmak istiyorlar'

Öte yandan Prof. Dr. Göçmen'in savcılığa DEÜ yönetimi hakkında şikayette bulunduğu öğrenildi. Prof. Dr. Göçmen şikayet dilekçesinde; hastane bünyesinde bir süre önce açılan Geleneksel ve Alternatif Tıp (GETAT) merkezinde de akupunktur uygulamak üzere görevlendirilmek için başvurduğunu, başvurusunun GETAT merkezinde akupunktur ruhsatı bulunmadığı ve Kovid-19 süreci gerekçe gösterilerek kabul edilmediği, bunun üzerine kamu zararı ve hasta mağduriyeti oluşmaması için ivedilikle ruhsat başvurusu yapılarak görevlendirilmesinin yapılmasını talep ettiğini, bu nedenle yönetim tarafından tüm hastanede sadece akupunktur polikliniği kapatılarak cezalandırılmak istendiğini ifade etti. Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Figen Çoşkun'un müdürlük görevini yürüttüğü ve aynı zamanda kupa (hacamat) tedavisi uyguladığı GETAT polikliniğinin ise Kovid-19 sürecine rağmen halen hacamat ve ozon tedavilerini sürdürdüğü öğrenildi.

Husumet mi var?

İzmir'de 2017 yılında kadavra skandalı patlak vermişti. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi'ndeki 2 kadavra kaybolmuştu. Daha sonra kadavraların fakültenin o dönemki Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Mağden tarafından Okan Üniversitesi Hastanesine dekanlık ve rektörlük izni olmaksızın gönderildiği anlaşılmıştı. DEÜ'nün o dönemki rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik ise kadavraları izinsiz olarak götürdüğünü söylediği Prof. Dr. Mağden'i görevden aldıklarını açıklamıştı. CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel de bir soru önergesi vererek kadavra skandalını Meclis gündemine taşımıştı. Yapılan soruşturma sonrasında kaybolan kadavraların 2 değil 4 olduğu tespit edilmiş ve Okan Üniversitesi tarafından DEÜ'ye iade edilmişti. İdari soruşturma sonrası görevine geri dönen Prof. Dr. Mağden'in üniversitedeki 15 kadavranın dekanlığa değil, kendisine ait olduğunu iddia ederek kendisine iade edilmesi için rektörlüğe başvurduğu öne sürülmüştü.

2017 yılının son günlerinde patlak veren kadavra skandalında ilgili idareye şikâyetçi olan Prof. Dr. Nüket Göçmen Karabekir hakkında İzmir Milletvekili Atila Sertel'i azmettirdiği gerekçesiyle soruşturma açılmasıyla başlayan süreçte bugüne kadar defalarca mobbinge maruz kaldığı iddia ediliyor. Söz konusu soruşturmadan aklanmasına rağmen Prof. Dr. Nükhet Hotar'ın rektörlük görevine atandıktan sonra Prof. Dr. Mağden'in şikayeti üzerine Prof.Dr. Göçmen hakkında ceza soruşturması başlattığı öne sürülüyor. Aynı hastanede görevli Prof. Göçmen'in eşi Doç. Dr. Selim Karabekir'in de bu süreçte mobbinge uğradığı ve defalarca savcılığa suç duyurusunda bulunduğu iddia ediliyor. DEÜ Hastanesi koordinatörü olduğu iddia edilen Saliha Kesimoğlu tarafından, Selim Karabekir'in hastalarına baskı uygulanarak Karabekir hakkında şikayette bulunmalarını istediği ifade ediliyor. Hastaların durumu Dr. Karabekir'e bildirmesiyle açığa çıkan olay sonrası Karabekir'in, savcılığa suç duyurusunda bulunduğu hastanede konuşulan konular arasında yer alıyor. Dr. Karabekir'in, kadavra skandalı sonrası şikayeti nedeniyle yönetimin hedefi olduğu öne sürülen eşi Prof. Dr. Göçmen'den dolayı kendisine de husumet beslendiği, hedef haline geldiği önceden ilan edilmiş profesör kadro ilanının iptal edildiği ve halen bölümden ihtiyaç bildirildiği halde kasten verilmediği, hakkında gerekçesiz güvenlik soruşturması başlatıldığı, hastalarına baskı uygulanarak kendisinden şikayetçi olmalarının istendiği hastaneye yakın kaynaklar tarafından dile getiriliyor.

Güncelleme Tarihi: 02 Nisan 2021, 10:28
YORUM EKLE

banner97

banner96