Tek eliyle çocuklara atkı örüyor

Sosyal medyada bir araya gelen bir grup kadın ülkenin doğusunda okuyan miniklere kış aylarında üşümemeleri için atkı, bere ve boyunluk örüyor.

Tek eliyle çocuklara atkı örüyor

İzmir’de örgü ören kadınlardan Asya Koşal’ın hikayesi ise herkesi duygulandırıyor. 17 Ağustos 1999 depreminde iki çocuğunu kaybeden Koşal, 3 gün kaldığı enkazın altından çıktıktan sonra bir kolu ve bir bacağını kaybetti. Özveriyle çalışan Asya Koşal, “Uzuvlarım kesildiği için hep ağrılarım var. Kronik ağrı hastasıyım. Engelli olmama rağmen bu işi bırakmadım. Hala örüyorum ve aklım ağrılarıma takılmıyor” dedi.

Örgü gruplarından tanışan yaklaşık 50 kadın, Hakkari'deki 125'i kız, 135'i erkek toplam 260 öğrencinin soğukta üşümemesi için kolları sıvadı. 20 yıl önce 17 Ağustos depreminde enkaz altında kaldığı için bir kolu ile bir bacağını kaybeden 47 yaşındaki Asya Koşal da hayata örgü ile bağlandı. İki çocuğu ve eşinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde enkazdan 3'üncü günde çıkarılan Koşal, yıllar sonra İzmir'de kendisine yeni bir hayat kurdu. Tek eli ile örgü ören Koşal, sosyal medya üzerinden bir araya gelen gruplara katılarak ördüklerini ihtiyaç sahibi çocuklara bağışlıyor. 'Marifetli Hanımlar' ve 'İzmir Örgü Sevenler' grubu üyeleriyle buluşan Koşal, Hakkari'deki bir okulda öğrenim gören 260 çocuk için atkı, bere ve boyunluk örüyor.

Hem tığ hem şiş kullanarak örgü örmenin kendisine terapi gibi geldiğini anlatan Asya Koşal, sosyal medya hesabına gelen siparişleri kabul ediyor. 8 yıl önce İzmir'e taşındığını belirten Koşal, "Eskiden Gölcük'te yaşıyordum. 5 katlı bir apartmanın 3'üncü katında oturuyorduk. 17 Ağustos depreminde 2 çocuğumu kaybettim. Kızım 8, oğlum 5 yaşındaydı. 3 gün enkaz altında kaldım. Kol ve bacağım kangren oldu, sonra kesildi. Depremden 12 yıl sonra evlenip İzmir'e taşındım. 8 yıldır burada yaşıyorum" dedi.


Omuriliğine pil taktırdı

İlmik atarak kendisine terapi uyguladığını söyleyen Koşal şöyle konuştu:

"Uzuvlarım kesildiği için hep ağrılarım var. Kronik ağrı hastasıyım. En son Ege Üniversitesi Hastanesi'nde omurilik pili taktırdım ama o da bir çare olmadı. Depremden önce iki elim vardı. Çok farklı şeyler de örüyordum. Engelli olmama rağmen bu işi bırakmadım. Hala örüyorum ve aklım ağrılarıma takılmıyor. Hem boş durmamış oluyorum. Ürettiklerimin beğenilmesini de seviyorum. Depremin üzerinden 20 yıl geçti ama yaşadıklarım hala taze, bugün olmuş gibi. İşin içine evlat acısı girdi. Allah kimseye göstermesin, kaldırması güç bir sınav. Yıl dönümünde her yıl mezarlığa gidiyorum. Onları unutmam mümkün değil."


Öremeyen ip bağışlıyor

'Marifetli Hanımlar' ve 'İzmir Örgü Sevenler' gruplarına üye 5 bine yakın kadın bulunduğunu belirten Fadime Türkeli de, "Sadece çocuklara değil yaşlılara, huzurevlerine gerekirse askerlere de atkı bere gönderiyoruz. İp bağışı yapanlar var. Yünleri paylaşıyoruz. 1- 1.5 ay sonra buluşuyoruz. Ördüklerimizi bir araya getirip, kargoluyoruz. Bu kış ilk kez buluştuk. 3 yıldır birbirimizi tanıyoruz" dedi.

'Kuzucuklar Üşümesin' adıyla başlatılan kampanyaya destek verdiklerini anlatan Türkeli, takipçilerden yün desteği beklediklerini ifade etti. Halk Eğitim Merkezi'nde el sanatları ve örgü öğretmeni olduğunu söyleyen Neriman Şahin Günler ise hiç örgü örmemiş üyelere öğretmenlik yaptığını belirterek "Yaklaşık 1 ay sonra gönderim yapmayı planlıyoruz. Hakkari'deki çocuklarımız havalar da soğumaya başlayınca ördüklerimizi rahatlıkla giyebilecekler" diye konuştu.


 

YORUM EKLE