Özbek ve Mordoğan'da arıtma tesislerine tepki

İzmir Büyükşehir Belediyesi, atık suların otomatik olarak arıtıldığı paket arıtma tesislerinin sayısını artırıyor. Özbek ve Mordoğan'da halk, arıtma tesislerine karşı sosyal medyada kampanya başlattı

Özbek ve Mordoğan'da arıtma tesislerine tepki

Haber/ Lütfü DAĞTAŞ

Karaburun’a bağlı, eşsiz koylarıyla ünlü Mordoğan’da yapımı programlanan arıtma tesisinin yer seçimin yoğun kirlenmeye yol açacağı bu nedenle yanlış olduğu itirazları sürerken şimdi de Özbek halkı, zeytinlikler içine kurulacak olan atıksu berteraf tesisinin çevre katliamına yol açacağını belirterek hatadan dönülmesini istedi. Mordoğan ve Özbekliler, “Arıtma tesisine kesinlikle karşı değiliz. Yapıldıkları bölgelere karşıyız” açıklamasını yaparken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i, hatadan geri dönülmesi için göreve davet etti.

'Zeytin ağaçları var'

Mordoğan Sulucadere’deki dere yatağına projelendirilen arıtma tesisinin devreye alındıktan sonra çevrede yüzmeye ve balık yakalamaya elverişli temiz koyları kısa sürede kirleteceği, bunun da geri dönüşü mümkün olmayan çevre felaketine yol açacağı belirtilirken, benzer sorunu yaşadıklarını aktaran Özbekliler, “Bu tesisin yapılacağı arazi üzerinde, bir kısmı 400 yaşının üstünde zeytin ağaçları bulunmaktadır. Zeytinliklerin daraltılması yasak olduğu halde zeytin ağaçları kesilecektir. Tesis, ayrıca Eğriliman Koyu’na uzanan derenin kenarına yapılarak eşsiz faunaya sahip Eğriliman ve Gülbahçe körfezlerini kirleterek yok edecektir, ekolojik dengeyi ortadan kaldıracaktır” dedi.

'Yer seçimleri yanlış'

Her iki arıtma tesisinin yer seçiminde öncelikle bilimsel verilerden hareket edilmesinin koşul olduğunu aktaran Mordoğan ve Özbekliler, şöyle konuştu: “Bizler, beldelerimizdeki temiz koylarımızı yitirmek istemiyoruz. Çoluk çocuk her yaştan insanlar olarak buralarda yüzüyor, amatör balıkçılar avlanıyor. Söz konusu tesislerden derin deşarj yapılacağı, bu açıdan sıkıntı yaratmayacakları açıklamaları ise gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Arıtma tesislerinde kullanılacak kimyasal maddeler bu temiz koylarımızı kirleteceği gibi, çıkacak çamur atığı da bertaraf yönüyle ayrı sorun oluşturacaktır. Hiç kimse psikolojik açıdan bir arıtma tesisinin bitişiğinden deniz girmek istemez.”

Projelendirme aşamasında söz konusu bölgelerle ilgili yapılmış akademik çalışmaların dikkate alınmamasını da eleştiren vatandaşlar, “Doğamızın kirlenmesi turizm açısından da olumsuzlukları beraberinde getirecek, salgın nedeniyle sıkıntı yaşayan esnaf ve turizm tesisleri iyice dara düşecektir” diye konuştu. Arıtma tesislerinin yer seçimlerinin sadece belediye meclisleri kararıyla yapılmış olmasının da yanlış olduğuna dikkat çekilerek, “İşin hukuksal boyutuna baktığımızda, hukuk dışı uygulamanın geçerli kılınmaya çalışıldığını üzülerek görüyoruz. Bu İzmir’e hiç yakışmıyor” ifadeleri kullanıldı. 

Neden karşıyız?

Urla Özbek Mahallesi'ne de bir dönümlük hazine arazisi üzerinde arıtma tesisi kurulacak olması Özbeklileri isyan ettirdi. İZSU, 125 metreküp arıtma tesisine sahip olacak tesisle ilgili imar plan çalışmalarını tamamladı. Yöre halkı, ekolojik sisteme zarar vereceği gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. Ancak hukuki süreç kaybedildi ve arıtma tesisinin yapılması kesinleşti. Bunun üzerine sosyal medya üzerinden örgütlenen Özbekliler arıtma tesisinin yerinin değiştirilmesini için bir kampanya başlattı. Çeşitli broşürler bastıran Özbekliler, tesisin yapımına neden karşı çıktıklarını şöyle anlattı: “Atıksu bertaraf tesisi Eğriliman koyuna dökülen Eğriliman deresinin bitişiğine inşa edilecektir. Bu tesis sadece Özbek'in değil mevzuat gereği çevredeki bütün atıklarının bertaraf edilmesi için kullanılacaktır. Tesisin dereye bitişik inşa edilmesinin gerçek sebebi masrafları azaltmaktır. Çünkü atıklar dereye deşarj edilecektir. Eğriliman koyu ile tesis arasında yaklaşık bin 400 metre kadar bir mesafe bulunmaktadır. Özbek’in lezzetiyle ünlü balıkları tarihe karışacaktır. Özellikle yazın hâkim rüzgâr poyraz olduğundan atıksu bertaraf tesisinin tüm kötü kokusu Torosan ve çevresi de dahil bütün Eğriliman koyu ve çevresini yaşanmaz hale getirecektir.”

'Dere kuru değil'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e, derenin kuru olduğunun söylendiğini belirten bölge sakinleri, “Dere kuru değil. Temmuz-Ağustos ayları dışında dere sürekli akmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, tesisin kurulacağı araziyi talep üzerine yerinde incelemiş ve atıksu bertaraf tesisinin bölgede bir çevre felaketine neden olacağını söyleyerek projeyi iptal etmiştir. Çevresi SİT alanları dolu atıksu bertaraf tesisi kanunsuz olarak zeytinliklerin içerisine inşa edilmektedir. Yayacağı koku ve dereye yapılacak deşarj yoluyla Eğriliman koyu ve çevresinde çevre felaketine neden olacaktır. Bölgedeki yelkencilik ve diğer su sporları ile balıkçılığı tamamen bitirecektir” diye konuştu.

YORUM EKLE

banner97

banner96