banner112

Küresel salgın işçiyi vurdu

Türkiye’de ilk Kovid-19 vakasının görüldüğü 11 Mart 2020 gününden itibaren emek dünyası ekonomik açıdan büyük bir çıkmaza girdi. Pandemi çalışma hayatında ciddi sosyo-ekonomik olumsuzluklar yarattı. Emeğin karşılığının ödenemediği pandemi süreci bir de Rusya-Ukrayna Savaşı ile adeta çıkmaza girdi

Küresel salgın işçiyi vurdu

Hazırlayan / Didar DEMİRCİ

Türkiye'de ilk Kovid-19 vakası 11 Mart 2020'de görüldü. Son günlerde hemen hemen tüm tedbirler kaldırılsa da Kovid-19’un yayılımını durdurmak için alınan önlemlerden en temeli ve unutulmazı; maske, mesafe ve hijyendi. Bu kurallara uymak ve dışarıdaki kalabalığı en aza indirmek için elzem olan iş kolları dışında kalan mesleklerde çalışanlar, Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) ile yarı zamanlı çalıştırıldı. İstihdamı korumak adına İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan değişiklikle, işçiler yarı zamanlı çalışarak KÇÖ alacaklardı. Ancak bu uygulama istihdamı korumaktan çok işçileri açlık sınırının dahi altında bir ücretle ne zaman biteceği belli olmayan bir süreçte geçinmeye çalışmasına neden oldu. Öte yandan söz konusu uygulama patronu korurken işçinin aleyhine işledi. Devlet tarafından karşılanan KÇÖ’nün tüm maliyetleri İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılandı. Yani özetle işçilerin az az aldığı KÇÖ, gelecekte işsiz kalmaları durumunda alacakları işsizlik maaşından düşüldü ki bunun dahi şartları vardı. Örneğin; son 3 yılda 1080 gün primi olan işçi, 3 ay kısa çalışma ödeneğinden yararlanmışsa, işsiz kaldığında 10 ay değil 7 ay işsizlik ödeneği alabilecek. KÇÖ uygulaması 30 Haziran 2021 itibariyle sona erdi.

KOD 29 EBELEMESİ: YANDIN ÇIK

KÇÖ’nün yanı sıra bir de bu süreçte hükümet, istihdamı korumak için işten çıkarmayı yasakladı. Ancak bu durum işten atmaların önüne geçmedi. Bu süreçte işçinin işten çıkarılması için tek bir gerekçe vardı. İş Kanunu’nunda yer alan; ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, görevin kasten ve sürekli ihmali, mazeretsiz işe gelmemek gibi maddelerin yanı sıra cinsel taciz, küfür, hırsızlık, uyuşturucu madde kullanmak gibi hallerde işveren işçiyi işten çıkarabiliyordu. Bu hallerin tamamında iş akdinin feshi durumunda işten ayrılış işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirimleri “29 nolu kod” üzerinden yapılmaktaydı. Buraya kadar anlatılanlarda patronun bu gibi hallerde işçiyi çıkarması çok normal gibi görünse de pandemi sürecinde 29 nolu kod ya da Kod-29 işverenin işçiden kurtulmak için adeta anahtarı oldu. İşçinin bu kodla işten çıkarılması durumunda bir daha iş bulamayacak olması ise patronların umurunda olmadı. Bu süreçte onlarca işçi; sendikalı oldukları için, işyerinde pandemi önlemlerine uyulmasını istediği için ya da patrona hayır dediği için Kod-29 ile işten çıkarıldı.

Bu durumun mağduriyetleri artırması ve basına yansıması üzerine SGK Genelgesi’nde değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklikle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlendi. Böylelikle mazeretsiz devamsızlık hali ile hırsızlık gibi birbirinden farklı fesih sebeplerinin farklı bildirim kodları ile yapılması sağlanarak, olası sorunların önüne geçildi.

EN ÖNEMLİ SORUN İŞSİZLİK

DİSK-AR’ın Türkiye çapında yaptığı alan çalışmaları sonucu hazırladığı ‘İkinci Yılında Pandeminin İşçilere Etkileri Raporu’nda yer alan bilgilere göre, pandemi döneminde en önemli iki sorun ‘işsizlik ve düşük ücret’ oldu. İşçiler çalışma hayatında işsizliği en önemli sorun olarak görüyor. İşçilerin yüzde 72’si ‘Çalışma hayatındaki en önemli sorun nedir?’ sorusuna “işsizlik” yanıtını verdi. İkinci en önemli sorun ise yüzde 65 ile “düşük ücret” olmuştur. Bu sonuçlar pandemi döneminde yaşanan iş ve gelir kaybının etkisini ortaya koyması açısından önemlidir. Araştırmaya katılan işçilerin çalışma hayatına ilişkin belirtikleri en önemli üçüncü sorun yüzde 44.8 ile sigortasız çalıştırılma/ kayıtdışı istihdam, dördüncü sorun yüzde 43 ile uzun çalışma saatleri olmuştur.

KOD 29 NE ANLAMA GELİYOR?

İşveren, iş akdini feshettiği işçiler için Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapıyor. Bunu yaparken işçiyi hangi gerekçe ile işten çıkardığını bir kod numarasıyla işaretliyor. 29 numaralı kod da bu kodlardan biri. 29 kodu, "İşveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile iş akdinin feshi" anlamına geliyor. Bir işverenin, işçisini bu kod ile işten çıkarabilmesi için 4857 İş Kanunu'nun ilgili bendi kapsamındaki fiillerden birini işlemesi gerekiyor. İş Kanunu'nun "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri" başlıklı 25/2 maddesi, yasakta istisna kapsamında tutuluyor. Bu maddede belirtilen fiiller dahilinde işçinin, işten ayrılış kodlarına göre 29 kodu ile çıkışı yapılıyor. 25/2 maddesinde belirtilen ahlaka aykırı fiiller arasında işyerinde çalışan bir işçiye cinsel tacizde bulunmak, işyerine sarhoş ya da uyuşturucu madde alarak gelmek, hırsızlık yapmak gibi yüz kızartıcı suçlar bulunuyor.

KODLAR YENİDEN DÜZENLENDİ

Kod-29'un tutarsız kullanımı sonrasında SGK çıkış kodları konusunda düzenlemeye gidildi. SGK genelgesinde yapılan değişiklik ile ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlendi. Böylelikle mazeretsiz devamsızlık hali ile hırsızlık gibi birbirinden farklı fesih sebeplerinin farklı bildirim kodları ile yapılması sağlanarak, olası sorunların önüne geçilmesi planlanıyor. İş Kanunu’nun 25. Maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri şöyle:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

Genelgede yapılan değişiklik ile bundan böyle işten çıkartılan işçi için SGK’ya bildirim yapılırken, söz konusu fiillerin her biri ayrı kod ile gösterilecek. Böylece, yeni işe alımlarda işveren işçinin daha önce hangi suçlamayla işten çıkartıldığını daha net bir şekilde görebilecek.

YORUM EKLE

banner101

banner100