Karar var ama aileler mağdur

İzmir'de yaşayan down sendromlu çocukların aileleri, hamilelikleri boyunca doktorlarının kendilerini bilgilendirmediği gerekçesiyle açtıkları davanın sonuçlanmamasına tepki gösterdi. Av. Erhan Bora da, hakim ve sancıların bu davalarda tarafsız olmadıklarını söyledi

Karar var ama aileler mağdur

Haber / Gökçe ADAR

Eskişehir'de çocuğunu down sendromlu olarak dünyaya getiren bir anne, doktoruna, kendisini çocuğunun özel durumu hakkında bilgilendirmediği ve gebelik tarama testlerini yapmadığı gerekçesiyle dava açtı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de, down sendromunun anne karnında tespit edilmesi için gerekli testlerin ardından hekim tarafından ileri tetkiklerin yapılmaması ve ailenin bilgilendirilmemesi halinde, ‘hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği’ kanısına vardı. Kararda, gerekli aydınlatmayı yapmayan hekimin sigorta şirketine, özel hastaneye, eğer devlet hastanesiyse devlete; çocuğun maruz kaldığı engel oranında aileye tazminat ödenmesin hükmedildi. Down sendromlu çocukların ailelerini yakından ilgilendiren bu kararın, sadece kağıt üzerinde olduğunu ifade eden İzmirli aileler ise, açtıkları davaların yıllarca sonuçlanmadığını ve kendilerinin mağdur edildiğini söyledi. İzmir Down Sendromu Derneği Başkanı Gülnaz Rodoplu, “Karar var ama günlük yaşantımızda uygulaması yok. Pek çok arkadaşımız, açtıkları davadan olumlu sonuç alamıyor. Dava yıllarca devam ediyor. Ailelerin mağdur edilmesine neden oluyor” diye konuştu.

DAVA ERTELENİYOR

İzmir'de yaşayan ve oğlunu down sendromlu olarak dünyaya getiren bir başka anne Ayşe Özvardar da, açtığı davanın 2017 yılından beri 'belge yetersizliği' nedeniyle sonuçlanmadığını ifade etti. Özvar, “Oğlum Umut'a hamileyken, tüm testlerini doktorumuzun uygun gördüğü haftalarda yaptırdık. Down sendromu belirtisi yok dendi. Doktorum, bir bacağının sakat olabileceğini söyledi, karnımdan sıvı aldırmamı istedi. Ancak 'çocuğun sağlıklıysa, sıvını aldırırsan karnında ölür' dedi. Ölme riski olduğu için sıvıyı aldırmadım. Umut, down sendromlu olarak dünyaya geldi. 2017 yılında dava açtım ama belge yetersizliği var dendiği için sonuçlanmadı. Hangi belgelerin eksik olduğu konusunda ise hiç bir bilgimiz yok. Sürekli, erteleniyor” diye konuştu. Ayşe Özvardar'ın eşi Zeki Özvardar da, davanın takipçisi olacaklarını ifade ederek, “İsterse bin yıl sürsün, süreci takip edeceğiz. Pes etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

'TARAFSIZ DEĞİLLER'

Eskişehir'de alınan karara emsal niteliği taşıyacak ilk davayı kendisinin kazandığını ifade eden Avukat Erhan Bora, özellikle bu konuyla ilgili hakimlerin tarafsız olmadıklarını ve bu durumun da dava sürecini etkilediğini söyledi. Bora, “Ne yazık ki, özellikle bu davalarda hakimler, savcılar yanlı davranıyor. Aynı mahkemede iki farklı dava açmıştık. İlk davada anne, gebeliğinin, 8'inci, 9'uncu ve 11'inci haftasında doktora gitmiş. Bir diğer anne, gebeliğinin 27'nci, 28'inci ve 29'uncu haftalarında doktora gitmiş. Hakim, ilk davayı, 'anne doktora çok erken gitti o tarihlerde gebelik testi yapılmaz' gerekçesiyle reddetti. İkinci davayı da 'anne doktora geç gitti, o tarihlerde artık testler yapılsa da bir sonuç alınmaz' gerekçesiyle reddetti. Sonrasında öğrendik ki, hakimin iki kızı var ve iki kızı da doktormuş. Bu sadece tek bir örnek” diye konuştu.

Sigorta da süreci uzatıyor

Dava açılan sigorta şirketlerinin büyük direnç göstermesiyle, sürecin uzadığını dile getiren Bora, “Örneğin, trafik kazasında biri öldüğünde, sigorta şirketleri tazminatı zorluk çıkarmadan ödüyor. Ancak, özellikle bu konuda sigorta şirketleri nedense çok ciddi direnç gösterip, tazminat ödemek istemiyor. Temyiz ediyor, uzatıyor. Çoğunlukla dava kaybediliyor. Bu durum da aileleri mağdur ediyor” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE