Felaketin izleri 10 yılda silinir

Orman Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sabahattin Bilge, orman yangınlarıyla mücadeleyi genişletmek gerektiğini dile getirerek, “Yanan alanların eski haline dönmesi için asgari 10 seneye ihtiyacımız var” dedi.

Felaketin izleri 10 yılda silinir

Haber/ Didar Demirci

Türkiye’nin güneyinde günlerdir yangınlarla mücadele edilirken, bir yandan da vatandaşlar yanan ormanlık alanların eski haline dönmesi için fidan bağışında bulunuyor. 'Bağışlar ormanlarda açılan yarayı saracak mı? Yanan orman arazisi ne kadar sürede eski haline dönüyor? Söz konusu yanan alanlar nasıl ağaçlandırılmalıdır?' sorularını yanıtlayan Orman Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sabahattin Bilge, yangınlara müdahale konusunda yetersiz kalındığına dikkat çekerek, sorumluluğun yerelde, kamu kurumları arasında paylaştırılması gerektiğini dile getirdi. Bilge, “Küresel iklim kriziyle birlikte sıcaklıkların da artmasıyla orman yangınlarını daha da sık göreceğiz. Bu nedenle canla başla küresel iklim kriziyle mücadele etmeliyiz. Son yangınlarla birlikte görüldü ki yangın büyüdükçe biz aciz duruma düşüyoruz. Ekiplerimizin yeterli olup olmadığı tartışılıyor. O nedenle mücadele yapımızı yeniden gözden geçirerek, tedbirler almalıyız” diye konuştu.

'MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM'

Orman Bölge Müdürlükleri’nin her yıl yangın eylem planı hazırladığını ve bu konuda yerel yönetimlerle de iş birliği yapılması gerektiğine dikkat çeken Bilge, şöyle konuştu: “Herkes elini taşın altına koymalı. Bu iş sadece bir kuruma yüklenmemeli. Merkezi hükümet bu konuda kanun çıkararak ve yerel yönetimlere de bu konuda yükümlülük vermeli. Belediyelerin veya başka kurumun orman yangınlarıyla ilgili bir ekibi yok. Diğer kurumlara da yasal yükümlülük getirilerek orman yangınlarıyla mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Kurumsal olarak bunu kamuya mal etmek açısından daha geniş bir yelpazeye yani herkesi sorumlu hale getirmek daha doğru olur diye düşünüyorum.”

'EN AZ 10 YIL GEREKİYOR'

Bilge, “Yangından sonra öncelikle doğal yolla gençleştirilmesini sağlıyoruz. Ağaçlandırılacak alanların projesi yapıldıktan sonra o sezon içerisinde bilinen ağaçlandırma tekniğiyle arazi hazırlığı yapılarak Aralık ayından itibaren fidan dikiliyor. Oranın bitki örtüsüne uygun türlerle fidanlar dikilerek ağaçlandırılıyor. Bunların 3 yıl bakımlarının düzenli olarak yapılması gerekiyor. Yoksa gelişimleri tam sağlanamaz, başarı olmaz. Eğer hayvan baskısı varsa etrafı çitlerle çevriliyor ve fidanların gelişimleri takip ediliyor” dedi. Bilge, yanan bir ormanın eski görüntüsüne kavuşması için en az 10 yıla ihtiyaç olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Makilik alanlarımız da orman olarak sayılıyor. Son zamanlarda onlara sert yapraklı Akdeniz ormanları deniliyor. Onlar da biyolojik çeşitlilik bakımından son derece zengin yerler. Onları da koruyarak kendiliğinden gelişmesini sağlamak lazım. Makilik alanlar için ilave tedbir almanıza gerek yok. Bir yıl içerisinde eski haline kavuşuyor o alanlar.” Öte yandan, fidan bağışı için Orman Genel Müdürlüğü’nün ağaçlandırma gelirleri hesabına bağış yapılabileceğini dile getiren Bilge, 2 binin üzerine ağaçlandırma yapanlara da hatıra ormanı izni verildiğini kaydetti.

'Gelişigüzel ağaç dikilemez'

Antalya'nın Gündoğmuş ve Manavgat, Muğla'nın Marmaris, Köyceğiz, Milas ile Seydikemer ilçelerinde ve Tunceli'de orman yangınları devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, son 5 günde 32 ilde meydana gelen 119 yangının kontrol altına alındığını duyurdu. Hürriyet'in haberine göre TEMA Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hikmet Öztürk, “Her yere gelişigüzel ağaç dikilemez, doğa size hangi türü istediğini söylüyorsa, o bölgede o ağaç dikilir” dedi. Öztürk ayrıca, yangından ortalama 1.5 yıl sonra ekime başlanabileceğini belirtti.

ŞPO: Doğaya düşmanca müdahaleye son verilmeli

TMMOB Şehir Plancıları Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada, “Doğanın ve emeğin sınırsız sömürüsüne dayalı kapitalist ekonomi politikaları, dünyanın her bir noktasında iklim krizlerini kaçınılmaz hale getirmiştir. Her yıl, doğal varlığımız olan on binlerce hektar orman alanı insan ve doğa kaynaklı çıkan yangınlarda yok olmakta, yangınların etkisiyle ekolojik denge bozulmakta, yaban hayatı, biyolojik çeşitlilik ve tüm ekosistem hasar görmektedir. Bu bozulma, doğal afetlerin sayısını da artırmaktadır. Orman alanlarının gelecek kuşaklara aktarılması için bütünlüklü müdahale eylem planlarının ilgili idareler tarafından hazırlanması gerekmektedir. Tüm Akdeniz kuşağında devam eden yangınlara dair bilimsel, akılcı politikaların bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz” denildi.

10 bin kişi tahliye edildi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Muğla'da yaklaşık 10 bin vatandaşı bulunduğu konutlardan tahliye ettiklerini belirterek, bunların çadır ve konteyner ihtiyaçlarının da karşılandığını bildirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, özellikle yoğun tonajlı uçakların da mücadeleye katılmasıyla dar ve uzun olan hattın en kısa sürede kontrol altına alınacağı umutlarının yüksek olduğunu belirterek, gerek Manavgat gerekse Marmaris ve Muğla'da sahadaki ziyaretlerinde başta yerel halk olmak üzere çok motive, istekli şekilde görevli personele destek olduklarını, arkalarında durduklarını, onların her türlü ihtiyaçlarını karşıladıklarını gördüğünü bildirdi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise, “Yardım teklif eden ülkelerden 5 ton ve üzeri su atan, tercihen amfibik ama amfibik değilse de mümkünse kullanmış olduğumuz İlyuşin-76 'lar gibi 40 ton su atabilen büyük tanker uçakları burada tercih ettik. Halen çeşitli ülkelerden uçaklar gelmeye devam ediyor” dedi.

YORUM EKLE