DEÜ'de rekor usulsüzlük

Dokuz Eylül Üniversitesi ile ilgili son dönemde basına yansıyan usulsüzlükler ve hukuka aykırı uygulamalar geçtiğimiz günlerde yayımlanan Sayıştay Denetim Raporu ile de belgelendi. Raporda DEÜ ile ilgili 52 'bulgu' tespit edildi.

DEÜ'de rekor usulsüzlük

Haber/ Sinan KESKİN 

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporu eylül ayında kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda Dokuz Eylül Üniversitesi için rekor sayılabilecek 'bulgu' tespit edildi. Raporda üniversitenin birçok işleminde mali mevzuata aykırı uygulamanın yer aldığı belirtilirken, çeşitli idari birimlerde görev yapan personelin eğitim durumları ile fiilen yaptıkları görevler arasında da çarpıcı uyumsuzluklar tespit edildi. Akademik birimlerdeki mevzuata aykırı işlemler de Sayıştay denetçilerinin gözünden kaçmadı. Rapordaki bulgularda özellikle birkaç konu başlığı ve birim dikkatleri üzerine çekiyor. Bu birimlerden birisi de Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM).

20 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanan “DEÜ maziyi mumla arıyor” başlıklı haberimizde mevcut Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar döneminde DESEM müdürlüğü dâhil olmak üzere birçok idari ve akademik görevi bulunan ve Rektör Hotar’ın sağ kolu olarak bilinen Prof.Dr. Asuman Altay’ın apar topar emekli olmasının dikkat çekici olduğunu ifade etmiştik. Sayıştay raporundaki DESEM ile ilgili bulgular incelendiğinde bu emekliliğin nedeni açıkça görülüyor. Söz konusu bulgularda, Prof. Dr. Asuman Altay'ın DESEM’i yönettiği dönemde idari ve adli makamlarca soruşturma açılacak düzeyde devletin zarara uğratıldığı çok net bir şekilde tespit edilmiş durumda.

Kamu geliri firmalara bırakılmış

Rapora göre; DESEM tarafından düzenlenmesi gereken sertifika programlarında firmalarla imzalanan sözleşmelerle, kayıt ücretlerinin yüzde 74 ile yüzde 82’sinin şirketlere verilmesi suretiyle, Üniversite tarafından elde edilmesi gereken kamu gelirinin firmalara bırakıldığı tespit edildi. Sayıştay raporunda, DESEM’in faaliyetlerinde Milli Eğitim Bakanlığı izni bulunan firmalarla iş birliğinin mevzuatta belirlenen şekilde gerçekleştirilmesi ve firmaların üniversitenin adını kullanarak kazanç sağlamasına, düzenlenen sözleşmelerle izin ve onay verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Eğitim kurumuna dışardan eğitici

Sayıştay raporuna göre; binlerce öğretim elemanının ders verdiği bir eğitim kurumu olan DEÜ’ye bağlı bir araştırma ve uygulama merkezi olan DESEM, kendi açtığı birçok kurs için özel şirketlerden eğitici hizmeti satın almış. Sayıştay, yabancı dil eğitiminden dış ticarete, hukuktan fotoğrafçılığa kadar birçok alanda firmalardan eğitici hizmeti satın alındığına dikkat çekiyor. Rapora “… İnsan Kaynakları İnş .Gıda Tem. Oto.San.Tic.Ltd.Şti.” olarak yansıyan firmanın, web sitesine göre; Sokak Hayvanlarının Rehabilitasyonu, Beslenmesi ve Veterinerlik Hizmetlerinin Verilmesi, Dezenfeksiyon Hizmeti, Haşere İlaçlama Hizmeti, Park, bahçe, genel temizlik, Veri Girişi ve Çöp toplama gibi hizmetler veren Yavuzay İnsan Kaynakları İnş .Gıda Tem. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu iddi ediliyor. Bünyesinde Yabancı Diller Yüksekokulu, Buca Eğitim Fakültesi’nde İngiliz Dili, Alman Dili ve Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalları, Edebiyat Fakültesi’nde ise Rus Dili ve Edebiyatı, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Mütercim ve Tercümanlık bölümleri olan ve bu bölümlerde çok sayıda öğretim elemanı görev yapan DEÜ'nün, Yabancı Dil Eğitimi vermesi için dışardan bir firmadan eğitici hizmeti satın aldığı da rapora yansıdı.

Yetkilendirilmemiş firmalar

DESEM’in bağlı olduğu üniversitedeki akademik kadrolardan eğitici edinmek yerine dışardan eğitici hizmeti satın alınmasının birçok örneği daha bulunuyor. Türkiye’nin en eski üç hukuk fakültesinden birine sahip olan DEÜ, Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Eğitimi için dışardan eğitici hizmeti satın alarak kamuyu zarara uğratmış durumda. Üstelik DEÜ Hukuk Fakültesi’nin, Adalet Bakanlığı’nın bu eğitimi vermek üzere izin verdiği kurumlardan birisi olmasına rağmen, asıl dikkat çekici nokta, DESEM’in hizmet satın aldığı firmaların Bakanlık tarafından yetkilendirilmeyen ve mevzuat uyarınca yetkilendirilmesi de mümkün olmayan firmalar olmasıdır. Bu durum mevzuat açısından uygun olmadığı gibi, eğitime katılıp sertifika alan katılımcılara verilen belgelerin de geçerliliğinin sorgulanmasına yol açacak nitelikte.

Bunun yanı sıra İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve İşletme Fakültesi gibi fakültelerde dış ticaret, insan kaynakları yönetimi dersleri veren çok sayıda öğretim elemanını bünyesinde barındıran DEÜ, bu eğitimler için yine aynı firmalardan eğitici hizmeti satın alma yoluna gitmiş.

Türkiye’nin en köklü Güzel Sanatlar Fakültelerinden birine sahip olan ve bu fakültede Fotoğraf bölümü bulunan DEÜ, Fotoğraf kursu için yine dışardan bir eğiticiden hizmet satın almış.

Çalışma ruhsatı yok

Sayıştay raporunun DESEM ile ilgili en ilginç kısmı ise, DESEM’in çok sayıda eğitim programlarını yürütmek için protokol imzaladığı bir firmanın Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet göstermesi. Sayıştay denetçilerinin yaptığı incelemede, Uzlaştırmacı Eğitimi Programı, Endüstri 4.0 ve Dijital Dönüşüm Uzmanlığı Eğitim Programı, Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeler İçin Finansal Raporlama Programı, Stratejik İnsan Kaynakları Eğitim Programı, Arabuluculuk Eğitim Programı, Dış Ticaret Eğitim Programı, Yaratıcı Yazarlık Eğitim Programı'nı yürüten firmanın Milli Eğitim Bakanlığı'ndan kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadan bu eğitim faaliyetlerini belli bir ücret karşılığı yürüttükleri, eğitimler sonunda kursiyerlere DESEM adına düzenlenmiş eğitim sertifikaları verildiği, üniversite tüzel kişiliği araç olarak kullanılarak haksız kazançlar elde edildiği tespit edildi.

Sayıştay, bu hususun idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiğini raporunda açıkça belirtiyor. Raporda ayrıca, bu firma hakkında cezai işlem yapılması için konunun Milli Eğitim Bakanlığı'na bildirilmesinin uygun olacağı değerlendirilirken, söz konusu soruşturmanın ve bildirimlerin Üniversite yönetimi tarafından yapılıp yapılmadığı merak konusu.

İhale süreçlerinde usulsüzlük

DESEM’in dışardan hizmet alımı yaptığı Yabancı Dil Eğitimi ve Yaratıcı Yazarlık Eğitimi gibi hizmet alımlarında ihale süreci tersten işletilerek piyasa fiyat araştırması yapılmadan ve harcama onayı alınmadan Yavuzay İnsan Kaynakları İnş. Gıda Tem. Oto.San.Tic.Ltd.Şti firması ile sözleşme imzalanmış. Sözleşme imzalandıktan sonra piyasa fiyat araştırması kağıt üstünde yapılmış ve harcama onayı sonradan alınmış. Bu durum hizmet alımlarının aslında hiç ihale yapılmadan söz konusu firmalara verildiğinin bir göstergesi.

Sayıştay, üniversitede görevli öğretim üyeleri söz konusu eğitimleri vermeye muktedir iken verilen eğitimlerin büyük bir kısmını dışarıdan hizmet alımı yoluyla temin etmesinin üniversiteyi gelir kaybına ve dolayısıyla zarara uğratan bir eylem olduğunu değerlendiriyor. Bunlara ek olarak ruhsatsız, Bakanlık onaysız firmalara eğitimler verdirilerek firmaların DEÜ’nin adı kullanılarak haksız kazanç elde etmesi sağlanmış. DESEM’in açtığı kurslar nedeniyle yol açtığı kamu zararının kimlerden nasıl karşılanacağı merak konusu iken, söz konusu kursların birçoğunun ruhsatsız-onaysız firmalardan temin edilmesi nedeniyle bu eğitimlerden alınan sertifikaların geçerliliği de kuşkulu. Üstelik bu kurslardan birinin adli vakalar açısından çok önemli bir müessese olan “Uzlaştırmacı” eğitimi ile ilgili olması konunun önemini artırmakta.

Merakla takip ettiğimiz konulardan biri de dönemin DESEM Müdürü olan Prof. Dr. Asuman Altay hakkında soruşturma açılıp açılmayacağı ve Altay’ın yerine göreve gelen Prof. Dr. Pınar Süral Özer’in bu uygulamaları devam ettirip ettirmeyeceği.

Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2020, 10:24
YORUM EKLE