Çocuklar özel eğitim değil

Konak Moris Bencuya Otistik Çocuklar Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda farklı bölümlerden mezun öğretmenler, otizmli çocuklara eğitim veriyor. ODFED Başkanı Güngör, bilinçsiz eğitimin otizmlilerin durumunu daha da ağırlaştıracağını söylüyor

Çocuklar özel eğitim değil

HABER/ Gökçe ADAR

Türkiye'de en fazla öğretmen açığının yaşandığı bölümlerin başında, 21 bin 638’le özel eğitim öğretmenliği yer alıyor. Özel eğitim öğretmenliği Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2018-2019 eğitim öğretim döneminde en fazla öğretmen açığı bulunan bölümlerin başında gelmesine rağmen özel eğitim veren okullarda farklı branşlardan öğretmenler ek ders ücreti karşılığında görevlendiriliyor. Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de birçok okulda üniversitelerin farklı bölümlerden mezun olan kişiler, otizm, down sendromu ve zihinsel engellilerin eğitim gördüğü okullarda ders veriyor. İzmir'de yaklaşık 70 otizmli çocuğun eğitim gördüğü Konak Moris Bencuya Otistik Çocuklar Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda bulunan 10 yöneticiden biriyle 29 öğretmenden bir tanesi özel eğitim öğretmeni. Diğer öğretmenler ise; işletme, iktisat, kamu yönetimi ve muhasebe bölümü mezunu. Farklı bölümlerden mezun olan kişilerin özel eğitim öğretmenliği yapabilmesi için ise, halk eğitim merkezlerinden 80 saatlik 'Özel Eğitim Uygulamaları Kursu'nun alınmış olması şartı isteniyor. Konuyla ilgili konuşan Otizm Dernekleri Federasyonu Başkanı Ergin Güngör, Konak Moris Bencuya Otistik Çocuklar Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda yaklaşık bir buçuk yıldır aynı sorunun yaşandığını söyleyerek, özel eğitim öğretmenliği mezunu olmayan kişilerin otizmli çocuklara ders vermesinin kabul edilebilir bir şey olmadığını ifade etti.

Aileler farkında değil

Güngör, “Bu bir ayrımcılık, bu bir hak mağduriyetidir. Ailelerin birçoğu durumun farkında değil, olanların da mücadeleleri yeterli olmuyor. Bu durum aslında uzun zamandan beri birçok okulda yaşanmaya devam ediyor” dedi. Güngör, gelişmesi için okula gönderilen çocukların doğru yürütülmeyen eğitim süreçleri sonucunda durumunun daha da ağırlaşacağını dile getirerek şöyle devam etti: “Kapalı kapılar ardında konunun uzmanı olmayan eğitimcilerce nasıl bir eğitim verildiği bilinmeden, süreç böyle devam ettiği sürece hem otizmlilerin gelişebileceğine dair bakış açısı oluşmuyor, hem de olduğundan daha da ağırlaşmış otizmliler yetişiyor. Çünkü otizm durağan bir şey değildir, doğruları yaparsak iyi yönde yanlışları yaparsak kötü yönde gelişir. Yani sağlıklı ve doğru eğitim almamış otizmlinin gelecekte bakıma muhtaç ağır engelli olması yüksek ihtimaldir.”

Eğitimleri sıkıntılı

Özel eğitim öğrencilerinin eğitimde yaşadığı sorunlara da değinen Güngör, “Otizmli çocukların eğitimlerinde süreç üç yönlü işliyor. Otizmli çocuklar ya kaynaştırma eğitimine ya özel eğitim okullarına ya da okullardaki özel eğitim sınıflarına gidiyor. Her yönünde de çok ciddi sorunlar, tutarsızlıklar yaşanıyor. Kaynaştırma olan otizmli öğrencinin ayrı problemi oluyor özel okullara giden çocuğun ayrı problemi. En büyük sıkıntı; özel okullardaki öğretmenlerin o branşta eğitim görmüş öğretmenler olmaması” diye konuştu. 

Vardal: Emek sömürüsü

Öte yandan atama bekleyen binlerce özel eğitim öğretmeninin olduğunu hatırlatan Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Necip Vardal ise eğitim sisteminin vahim olduğunu söyledi. Vardal, “Bu dışarıda işsiz olan arkadaşlara, iş imkanı sağlamak anlamına geliyor. Bu iş maliyecilere, 80 saat eğitim verilerek yapılacak bir iş olmamalı. Ayrıca bunun yanında bir çok öğretmen atanmak için bekliyor. Bu yapılan işi kılıfına uydurmak. Okulda çalışan öğretmenlerin arasında 2 yıllık bölümden mezun olanlar da var” dedi. Yaşanılan durumun bir diğer boyutunun ise özel eğitim okullarında ders veren ücretli öğretmenlerin aldığı ücretlerin düşüklüğü olduğunu dile getiren Vardal, şöyle konuştu: “Bu öğretmenler ayda bin 873 TL alıyor. Bu bir emek sömürüsüdür. Asgari ücretin altında bir rakam. Acilen hangi alanda öğretmene ihtiyacın olduğuna ilişkin geleceğe yönelik bir planlama yapılması gerekir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER