banner112
banner111

CHP'li Sındır: Böyle giderse ekmeğin fiyatı uçacak

Rusya ve Ukrayna savaşıyla birlikte Türkiye’nin ithal ettiği buğdayın pazar yönü de değişti. Türkiye’de tüketime yetecek kadar bile buğday üretilemediğine dikkat çeken CHP İzmir Millet Vekili Kamil Okyay Sındır, ithal edilen buğdayın pahalıya mal olacağını aktararak, ekmeğin fiyatının artacağına işaret etti.

CHP'li Sındır: Böyle giderse ekmeğin fiyatı uçacak

Özel Haber/Didar DEMİRCİ
Rusya ve Ukrayna savaşı nedeniyle Türkiye’de buğday krizi kapıda. Tüketimi bile karşılamayan buğday üretim açığını ithal ederek karşılayan Türkiye, en büyük buğday pazarı olan Rusya ve Ukrayna’nın savaşa girmesi nedeniyle, yeni arayışlara girdi. Öte yandan savaşın etkisiyle dünya da buğday fiyatlarında artış oldu. Söz konusu durumu değerlendiren ve bugün yaşanan buğday krizinin sorumlusu olarak AKP iktidarını gösteren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, yakın zamanda ekmek fiyatlarının artacağını söyledi.
 

DEVLET ÇİFTÇİYE BORÇLU
Tarım Kanuna göre milli gelirin en az yüzde 1’i kadar devletin çiftçiyi desteklemesi gerektiğini hatırlatan CHP’li Vekil Sındır, “Bu hükümet 2022 yılı ekonomi programında öngördüğü GSYİH yaklaşık 7.88 trilyon lira. Bu paranın en az yüzde 1’i diyor kanun… bunun yüzde 1’i 78.88 milyar lira tarıma destekleme verilmesi gerekirken 26.5 milyar lira koydular. Sadece bu yıl değil, yıllardır bunu böyle yapıyorlar. Bu kanun çıktığından beri tarıma verilen destekleme yüzde 1’in yarısını bulabilmiş değil. Yani çiftçiye verilen destekleme miktarı üzerinden devletin 2006’dan bu yana çiftçiye olan borcuna bakarsak, bu 270 milyarı geçiyor. Neredeyse 300 milyar liraya yakın devletin çiftçiye ödemesi gereken eksiği var. Kanunun emrettiği desteği vermiyorsan bu senin üreticiye olan borçlanmandır” sözlerini kaydetti.


ÇİFTÇİ YALNIZ BIRAKILDI
AKP iktidarının; çiftçiye zamanında ödenmesi gereken destekleri zamanında verilmediğini, ‘Serbest piyasa ekonomisi’ söylemleri ile çiftçiyi kartellere ezdirdiğini dile getiren Sındır, “Çiftçinin; kamu ve özel bankalara, tarım kredi kooperatifine ve aynı zamanda akaryakıt istasyonu, bayiler ve benzeri veresiye mal aldıkları ticarethanelere olan borçları 220 milyarın üzerinde. Böyle bir borç yükü altında, desteklemede eksik ve sahipsiz bırakılmış üretici aynı zamanda çok yüksek yüzde 500’lere varan oranda girdi fiyatları artışları altında boğuluyor. Çiftçi, böylesi piyasa koşulları altıda ezilirken yine devlet yok, yine çaresiz. Şimdi böyle bir çiftçi var karşımızda ve üretim yapması bekleniyor. Önceki bakanın zaten üretimle bir derdi yoktu, ‘Paramız var ki ithal ediyoruz’ diyordu. Yani paran varsa üretmesen de olur anlayışı bugün geldiğimiz durum bunun sonucu. Hani şimdi paramız var mı? Yok. Böylesi ekonomik koşullar altında bir de üstüne çiftçi iklim krizi ile boğuşuyor” diye konuştu.


EKMEK BİLE LÜKS OLACAK
Türkiye’de bu yıl yaklaşık 16 milyon/ton civarında buğday üretimi beklendiğini, ancak tüketimin 20 milyon/ton olduğunu aktaran Sındır, 3,5-4 milyon/tonluk tüketim açığının ithalatla kapatılması gerektiğini aktardı. Türkiye’de her yıl yaklaşık 10 milyon/ton buğday ithal edildiğini söyleyen Sındır, savaşın ve kuraklığın etkisiyle dünyadaki buğday fiyatlarının arttığını ve ithal ettiğimiz ürünü de pahalıya alacağımızın altını çizerek, “Böyle giderse ekmek, bugünkü fiyatının çok üstüne çıkacaktır” dedi.


TARIMDA ÜRETİM PLANLAMASI YOK
Türkiye tarımında üretim planlaması olmadığını söyleyen Sındır, “Zaten planlama yapılabilmesi için veriye ihtiyaç var. Türkiye’de en son yapılan genel tarım sayımı 2001 yılında… 2001 yılından bugüne tarımın envanteri çıkarılmıyor. Türkiye tarımı AKP iktidarı dönemi boyunca siyasal iktidarın oyuncağı haline gelmiştir. Çiftçi bu oyuncağın mağduru, ezileni ve sahipsiz çaresiz bırakılanıdır” ifadelerini kullandı. Sındır, CHP iktidarı döneminde çiftçiye verilecek desteklerden de bahsetti. Borç yükü altındaki çiftçiyi faizleri sıfıra düşürerek faiz yükünden kurtaracaklarını dile getiren Sındır, çiftçiye yapılacak destekleme ödemelerinin zamanında olacağını ve çiftçinin kredi borçlarının vadesini uzatarak, çiftçiye 2 yıl ödemesiz, hasat zamanı ödemeli sistemlerle üretim maliyetleri altında ezilmelerinin önüne geçmeyi planladıklarını aktardı. Sındır, “Bütün bunlar çok zor şeyler değil. Teşhis ortada tedaviyi biz yapacağız” dedi.

banner123
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner101

banner100