Türkiye’de derinleşen hayat pahalılığı özellikle dar gelirli yurttaşları ve emeklileri zorluyor. Kilosu 200 lirayı aşan ürünlerin bulunduğu pazarlarda yurttaş, cebindeki parayla ancak birkaç parça ürün alabiliyor. Bir zamanlar haftalık alışverişin simgesi olan pazar arabaları yerini küçük poşetlere bıraktı.
Bu değişim mutfak taki en temel yemekleri bile etkiliyor. Eskiden 4 kişilik yapılan menemen, bugün 1 kişilik bile lüks. Kilosu 200 lirayı bulan biber, 70 liraya çıkan domates ve tanesi 7 lirayı bulan yumurtayla yapılan 2 yumurtalı bir menemenin maliyeti 50 ila 65 lira arasında değişiyor. Sofranın en basit yemeklerinden biri bile artık hesap yapılarak, tane hesabıyla hazırlanıyor.

13 Nisan 2026 Aydın elektrik kesintisi!
13 Nisan 2026 Aydın elektrik kesintisi!
İçeriği Görüntüle


Artan fiyatlar yalnızca temel gıdayı değil, tatlıyı da vurdu. Tatlıcı vitrinlerinde kilogram fiyatları cep yakarken, yurttaşlar baklavayı artık kiloyla değil, tek dilim ya da adetle alıyor. Bir tatlıcıda “burger baklava”nın adet fiyatının 185 lira, çikolatalı kadayıfın ise 85 lira olduğu görülüyor. Birkaç yıl öncesine kadar tepsiyle alınan tatlılar, bugün “tadımlık” seviyesine geriledi.

Whatsapp Image 2026 03 30 At 13.27.31


“Artık kimse kilo alamıyor”


İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Hamdin Erişen, pazardaki değişimin sadece vatandaşın değil esnafın da belini büktüğünü söyledi. Erişen, alım gücündeki düşüşün doğrudan satışlara yansıdığını belirterek, pazarlarda ciddi bir daralma yaşandığını vurguladı.
“Vatandaş artık çok az alabiliyor. Taneyle alışveriş yapılıyor gibi bir durumdan ziyade, alım gücü düştüğü için mecburen az az alıyor. Örneğin Bozyaka Pazarı’nda satışlar yüzde 30’a kadar düşüyor. Genel tablo maalesef bu. Esnaf da artık yarım kiloya yönelmiş durumda. Ne yapsın, o da kendince çözüm bulmaya çalışıyor. Kiloyla fiyat yazmak vatandaşı ürkütüyor, bu doğru. Ama hem kilo hem yarım kilo fiyatı birlikte yazılabilir. Çünkü yaşlı müşterilerimiz var, bazıları yarım kilo fiyatını göremiyor, kilo fiyatına bakıyor. Karpuz mesela yakında çıkacak, o da dilimle satılacak. Zaten geçen yıl da dilimle satılıyordu. Ürünlerin bir kısmı ithal geliyor. Patlıcan, salatalık ve kabakta fiyatlar biraz normale döndü ama biber hâlâ yüksek. Antalya’da bile 220-230 lirayı buluyor. Bu durum esnafı da etkiliyor. Eskiden 10-15 kasa domates satan esnaf, şimdi 2-3 kasa satabiliyor. Bu da esnafın günlük kazancını düşürüyor. Yani sadece vatandaş değil, esnaf da bu durumdan olumsuz etkileniyor.”

Karpuz Dilimle Satiliyor 2
Misafir sayısına göre tatlı alıyoruz


Emekli İbrahim Yılmaz ise yaşanan tabloyu doğrudan mutfaktan örneklerle anlattı. Artan fiyatların günlük hayatı nasıl değiştirdiğini anlatan Yılmaz, artık alışverişin tamamen tane hesabına döndüğünü söyledi.
“Dün uygun bir yerden iki dilim baklava aldım. 133 lira ödedim. Yani artık sadece baklava değil, kadayıf gibi diğer tatlılarda da durum aynı. Artık tatlıyı kiloyla değil, adetle almaya başladık. Bu sadece tatlıda değil, meyvede de böyle. Evde kaç kişi varsa ona göre alışveriş yapılıyor. İki kişilikse iki tane, üç kişilikse üç tane alınıyor. Yani alışveriş tamamen tane hesabına döndü. Pazara çıkıyorum, pazarcılar da durumdan şikayetçi ama ‘yapacak bir şey yok’ diyorlar. Onlar da vatandaşa yardımcı olmaya çalışıyor. Çünkü vatandaş artık mecburen tane tane alıyor.


Geçen bayramda da tablo farklı değildi. Hatta birçok kişi tatlı bile alamadı. 4 bin liralık bayram ikramiyesiyle insanlar torunlarına harçlık bile veremiyor. Önümüzde yine bayram var ama bu parayla insanlar et alamıyor, kurban kesmek zaten mümkün değil. 22 bin lirayla geçinmeye çalışıyorum. Eskiden domatesi, biberi kiloyla alırken şimdi 3-5 tane, bir yemeklik ya da iki yemeklik alıyoruz. İdare etmeye çalışıyoruz. Karpuz zaten geçen yıl dilimle satılıyordu, bu yıl daha da küçülecek gibi görünüyor. Artık yarım dilimin bile altına düşebilir.
“Tatlıcı esnafı da aynı şeyi söylüyor. Geçen yıl küçük tepsilerle sipariş verenler bu yıl ‘misafir gelecek, ayıp olmasın’ diye tane hesabıyla almaya çalışıyor. Hatta yarım kilonun altına düşenler bile var. Ama birçok kişi artık hiç alamadığını söylüyor. Bir de kartla alışveriş çok arttı. Özellikle emekliler kredi kartına yüklenerek alışveriş yapıyor. Bu durum uzun süredir var ama son bir-iki yılda çok daha kötü bir hale geldi.”

Kaynak: özge uyanık