SAĞLIK

Ege'nin incisi şifa dağıtıyor: İzmir sağlık turizminde 400 milyon dolarlık dev pastadan payını aldı

Tarihi ve doğal güzellikleriyle turizmin başkentlerinden biri olan İzmir, sağlık alanındaki atılımlarıyla da adından söz ettirmeye devam ediyor. 2025 yılı verilerine göre kenti hem tatil hem de tedavi amacıyla ziyaret edenlerin sayısı rekor seviyelere ulaştı. Yaklaşık 110 bin kişinin şifa bulmak için rotasını çevirdiği İzmir, bu trafikten 400 milyon dolarlık devasa bir ekonomik katkı sağladı.

Abone Ol

Türkiye'nin turizm lokomotiflerinden biri olan İzmir, son yıllarda sağlık altyapısına yaptığı yatırımların meyvesini toplamaya başladı. Deniz, kum ve güneş üçgeninin ötesine geçerek hizmet yelpazesini genişleten kent, küresel sağlık pazarının önemli oyuncularından biri haline geldi. İzmir Sağlık Turizmi Derneği tarafından paylaşılan 2025 yılı verileri, sektördeki büyümenin ivme kazanarak devam ettiğini gözler önüne seriyor. Rapora göre, geçtiğimiz yıl boyunca kente sadece tedavi olmak veya turistik gezilerini sağlık hizmetleriyle birleştirmek amacıyla gelen yabancı misafir sayısı 110 bin bandına ulaştı. Bu rakam, İzmir’in sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda güvenilir bir sağlık üssü olarak da markalaştığını kanıtlıyor.

Rakamlar yüz güldürüyor: 110 bin kişi şifa için İzmir’i seçti

Kentin sağlık turizmindeki bu yükselişi, özellikle Avrupa ülkelerinden gelen yoğun taleple şekilleniyor. Konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan İzmir Sağlık Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bülent Cinel, hasta profilinin ve tercih edilen branşların detaylarını paylaştı. Gelen misafirlerin tedavi tercihlerine bakıldığında, estetik kaygıların ve yaşam kalitesini artırma isteğinin ön planda olduğu görülüyor. Dr. Cinel, en çok talep gören alanların başında obezite cerrahisi geldiğini belirtirken, bunu plastik cerrahi operasyonlarının takip ettiğini vurguladı. Modern tıbbın imkanlarını yetkin hekim kadrosuyla birleştiren İzmir, özellikle diş hekimliği ve göz hastalıkları alanlarında da uluslararası hastaların güvenli limanı olmuş durumda. Ülke bazlı bir sıralama yapıldığında ise İzmir’e en yoğun hasta akışının İngiltere üzerinden gerçekleştiği, bu ülkeyi sırasıyla Almanya, İran ve İrlanda vatandaşlarının izlediği belirtiliyor.

Kent ekonomisine can suyu olan döviz girdisi

Sağlık turizminin kente sağladığı katma değer, sadece hastanelerin veya kliniklerin kazancıyla sınırlı kalmıyor; konaklamadan ulaşıma, yeme-içmeden perakendeye kadar geniş bir ekonomik ekosistemi besliyor. Dr. Cinel’in aktardığı bilgilere göre, sadece tıbbi müdahaleleri kapsayan Medikal Turizm kaleminden kente giren döviz miktarı yaklaşık 220 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Ancak sektörün çarpan etkisiyle yarattığı toplam ekonomik büyüklük çok daha fazla. Yaşlı ve engelli turizmi, şifalı sularıyla ünlü termal turizm ve sağlıklı yaşamı hedefleyen welness turizmi gibi yan kollar da hesaba katıldığında, İzmir ekonomisine sağlanan toplam katkının 400 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye genelinde 2025 yılı sağlık turizmi gelirlerinin 12 milyar doları aştığı düşünüldüğünde, İzmir’in bu pastadan aldığı payın önemi daha net anlaşılıyor.

Sektör kabuk değiştiriyor: Sadece ameliyat değil yaşam tarzı

Dr. Bülent Cinel, sağlık turizminin artık sadece "hasta olup iyileşmeye gelmek" tanımının ötesine geçtiğine dikkat çekiyor. Sektördeki çeşitliliğin son yıllarda büyük bir hızla arttığını belirten Cinel, geleneksel sınıflandırmaların değiştiğini ifade etti. Daha önceleri medikal, termal ve yaşlı/engelli turizmi olarak üç ana başlıkta toplanan sektör, bugün çok daha geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Son dönemde mental sağlık turizmi, kişisel bakım ve güzellik, tamamlayıcı ve geleneksel tıp uygulamaları ve hatta sağlık turizmi odaklı gayrimenkul projeleri gibi yeni segmentler pazara dahil oldu.

Bu çeşitlilik, sağlık turizmi gelirlerinin klasik turizm gelirleriyle rekabet edebilir, hatta bazı alanlarda onu geçebilir hale gelmesini sağladı. Dr. Cinel, "Pasta o kadar büyüdü ki şu anda en önemli sektör haline geldi" diyerek durumun ciddiyetini özetliyor. İzmir'in bu yeni eğilimlere ve değişen turist beklentilerine erken reaksiyon vermesi durumunda, küresel yarışta rakiplerine fark atarak hem zaman hem de ciddi bir gelir kazanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, İzmir'in potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesi için yenilikçi yaklaşımların şart olduğu konusunda hemfikir.