İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında yaşamını yitiren Dorukhan Büyükışık davasında önemli bir yargısal adım atıldı. Uzun yıllar “intihar” olarak kayıtlara geçen ölümün cinayet olduğunun ortaya çıkmasının ardından açılan davalarda, sanık polisler ile inşaat çalışanlarının dosyalarının birleştirilmesine karar verildi. Böylece sekiz polis memuru, “cinayet davası” kapsamında inşaat çalışanlarıyla birlikte aynı dosyada yargılanacak.

Son dakika! Uçuşlar iptal!
Son dakika! Uçuşlar iptal!
İçeriği Görüntüle

Yedi yıllık hukuk mücadelesinde kritik karar

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yürütülen hukuk mücadelesi, aradan geçen yedi yılın ardından yeni bir aşamaya geçti. Olayın ardından uzun süre “intihar” iddiası üzerinden yürütülen soruşturmanın eksik ve hatalı olduğu, Dorukhan Büyükışık’ın Tanyer İnşaat çalışanları tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkmasıyla netleşmişti.

Gazeteci Tolga Şardan, T24’te kaleme aldığı yazısında, soruşturma sürecinde yaşanan kritik gelişmeleri ve yargının geldiği noktayı ayrıntılarıyla aktardı.

Sekiz polis cinayet dosyasında yargılanacak

Süreç içerisinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda kusurları bulunduğu değerlendirilen sekiz polis memuru hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açmıştı. Bu dosya, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyordu.

Mahkeme, Ekim ayında aldığı kararla yargılama seyrini değiştirdi. Verilen kararla, sanık polislerin, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden cinayet davası kapsamında, inşaat çalışanlarıyla birlikte yargılanmasına hükmedildi. Birleştirme kararının gerekçesinde, olayın tüm safhalarının aynı dosya içinde değerlendirilmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olduğu vurgulandı.

“Deliller usulüne uygun toplanmadı”

Mahkeme gerekçesinde dikkat çekici tespitlere de yer verildi. Sanık polislerin olay tarihinde kamu görevlisi olarak olay yerinde bulundukları, buna rağmen talimatlara uygun delil toplamadıkları ve bazı şüphelilerin soruşturmaya dahil edilmemesinin, faillerin zamanında tespit edilmesini engellediği ifade edildi.

Tolga Şardan, yazısında, yerel polis amir ve müdürleri ile inşaat sahipleri arasındaki yakın diyalogların, olayın “intihar süsü” verilerek kapatılmaya çalışılmasıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

Aile: “Memnunuz ama yeterli değil”

Gazeteci Şardan’ın aktardığına göre, Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık gelinen noktadan memnuniyet duyduklarını ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi. Büyükışık ailesinin, evlatlarını kaybettikleri günden bu yana adalet arayışından vazgeçmediği, tüm zorluklara rağmen hukukun peşinde kararlılıkla koştuğu vurgulandı.

Şardan, 13 Mayıs 2018’de işlenen cinayete ilişkin soruşturmada önümüzdeki süreçte yeni gelişmelerin yaşanabileceğini de belirtti.

Kaynak: haber merkezi