Yüksel Taşkın: Roman Belediyelerinde eylem planlarını yeniden hayata geçireceğiz
Yüksel Taşkın: Roman Belediyelerinde eylem planlarını yeniden hayata geçireceğiz
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Aydın'ın Didim ilçesi, son günlerde büyük bir rant tartışmasıyla çalkalanıyor. Dünyaca ünlü Altınkum Plajı’na sıfır konumda bulunan ve mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan kıymetli taşınmazın ısrarla elden çıkarılmak istenmesi, yerel halkın ve siyasi iradenin tepkisini çekti. Denizin mavisiyle bütünleşen bu stratejik arazinin, "kamu yararı" ilkesi gözetilmeden ticari bir meta gibi pazarlanmaya çalışılmasına karşı çıkan CHP Didim İlçe Başkanlığı, sivil toplum örgütlerini de yanına alarak güçlü bir direniş başlattı. İhale sürecinin "yangından mal kaçırırcasına" yürütüldüğünü savunan ilçe halkı, arazinin önünde toplanarak Ankara’ya "Bu yanlıştan dönün" mesajı verdi.

Milyarlık indirimle adrese teslim şüphesi

Tartışmaların odağındaki arazi için süreç aslında geçtiğimiz yılın sonunda başlamıştı. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, 30 Aralık 2025 tarihinde söz konusu taşınmazı 3 milyar lira muhammen bedelle ihaleye çıkarmış, ancak yüksek fiyat ve kamuoyu baskısı nedeniyle ihaleye katılım sağlanmamıştı. Satışın gerçekleşmemesi üzerine geri adım atması beklenen yetkililer, tam tersi bir hamleyle şubat ayını işaret etti. Aynı arazinin 13 Şubat’ta, bu kez 800 milyon liralık şok bir indirimle 2,2 milyar liradan yeniden satışa sunulacağının öğrenilmesi bardağı taşıran son damla oldu. CHP Didim İlçe Başkanı Dilaver Demir, ihale alanında yaptığı açıklamada bu fiyat kırımının manidar olduğunu belirterek, sürecin şeffaflıktan uzak olduğunu ve kamu zararının göze alındığını vurguladı. Demir, yapılan indirimin, arazinin belirli çevrelere peşkeş çekilmek istendiği şüphesini doğurduğunu dile getirdi.

Bütçe açığına deniz manzaralı yama

Protesto gösterisinde partililer ve vatandaşlarla birlikte arazinin önünde basın açıklaması yapan Dilaver Demir, hükümetin ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Demir, Didim kıyılarının merkezi bütçedeki kara delikleri kapatmak için kullanılacak bir kaynak olmadığını haykırdı. Satış kararının arkasında ekonomik sıkışmışlığın yattığını savunan Demir, "Bugün burada sadece bir metrekarenin hesabını yapmak için toplanmadık. Bu kentin onuruna, toprağına ve mavisine sahip çıkmak için buradayız. Burası sıradan bir arsa değil; Didim’in nefesidir" ifadelerini kullandı. Demir, iktidarın "bozdur-harca" mantığıyla hareket ettiğini, ancak Didim halkının kendi öz varlıklarının bir kumbaraya dönüştürülmesine izin vermeyeceğini net bir dille ifade etti.

Vakıf malı satılık ticari meta değildir

Arazinin statüsüne dikkat çeken CHP’li başkan, söz konusu taşınmazın "mazbut vakıf arazisi" olduğunu hatırlatarak, satışın hukuki ve vicdani boyutunu da tartışmaya açtı. Vakıf mallarının geçmişten geleceğe bırakılmış kutsal emanetler olduğunu belirten Demir, bu arazilerin satılmasının vakıf ruhuna ihanet olduğunu söyledi. "Vakıf malları toplum yararına kullanılmak üzere bırakılmış değerlerdir, ticari bir işlemle sermayeye devredilemez" diyen Demir, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün asli görevinin bu malları korumak ve amacına uygun yaşatmak olduğunu, satıp savmak olmadığını vurguladı. Satışın gerçekleşmesi durumunda, sadece bir mülkiyet devri değil, aynı zamanda kentin kültürel mirasına ve hafızasına da büyük bir darbe vurulacağı belirtildi.

Altınkum’un betona değil nefese ihtiyacı var

Konunun bir diğer önemli boyutu ise Altınkum’un mevcut kentsel yükü. Halihazırda yoğun bir yapılaşma baskısı altında olan ve yaz aylarında nüfusu katlanan bölgenin, yeni bir beton yığınını kaldıramayacağı uzmanlar tarafından da sıkça dile getiriliyor. Denize sıfır konumdaki son bakir alanlardan biri olan bu arazinin yapılaşmaya açılmasının, kentin siluetini bozacağı ve altyapı sorunlarını içinden çıkılmaz bir hale getireceği öngörülüyor. Dilaver Demir, "Bu satış doğaya ihanettir, kent kimliğine saldırıdır" diyerek, projenin hayata geçmesi durumunda Altınkum’un o eşsiz güzelliğinin geri dönülemez şekilde tahrip edileceğini savundu. Gelecek kuşakların hakkının gasp edilmemesi gerektiğini belirten Demir, hükümete ve ilgili müdürlüğe seslenerek ihale sürecinin derhal durdurulması çağrısında bulundu. Didim kamuoyu şimdi, 13 Şubat’taki ihale öncesinde Ankara’dan gelecek iptal kararını bekliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ