Dem Parti, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarını Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan olarak açıkladı. Bu adaylardan Öztürk Türkdoğan, hem avukatlık hem de insan hakları savunuculuğu yapan bir siyasetçi olarak tanınıyor. Peki, Öztürk Türkdoğan kimdir? Kaç yaşında ve nereli? Siyasi geçmişi ve görüşleri nelerdir?

Tarkan kimdir ve kaç yaşında? Tarkan'ın kaç çocuğu var, nerede yaşıyor? Tarkan kimdir ve kaç yaşında? Tarkan'ın kaç çocuğu var, nerede yaşıyor?

Öztürk Türkdoğan’ın hayatı

Öztürk Türkdoğan, 1970 yılında Kars’ın Selim ilçesine bağlı Laloğlu köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra, 1988 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. 1994 yılında mezun olan Türkdoğan, Ankara Barosu’na kaydoldu ve avukatlık mesleğine başladı. Türkdoğan, aynı zamanda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) gibi kurumlarda hukuk danışmanlığı yaptı.

Öztürk Türkdoğan’ın insan hakları mücadelesi

Öztürk Türkdoğan, avukatlık mesleğinin yanı sıra, insan hakları alanında da aktif bir rol üstlendi. Türkdoğan, 1998 yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyesi oldu. 2000 yılında İHD Genel Başkan Yardımcılığı’na seçildi. 2004 yılında ise İHD Genel Başkanı oldu ve halen bu görevi sürdürüyor. Türkdoğan, İHD’nin yanı sıra, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) gibi kuruluşlarda da çalıştı. Türkdoğan, insan hakları ihlallerine karşı yaptığı çalışmalar nedeniyle birçok kez gözaltına alındı, yargılandı ve ceza aldı.

Öztürk Türkdoğan’ın siyasi kariyeri

Öztürk Türkdoğan, 2018 yılında Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) istifa ederek, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne (DEM Parti) katıldı. Türkdoğan, DEM Parti’nin Eş Genel Başkan Yardımcısı oldu. Türkdoğan, DEM Parti’nin siyasi vizyonunu şöyle açıkladı: “Biz, Türkiye’de demokratik bir cumhuriyetin kurulmasını istiyoruz. Bu, halkların eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği temelinde olmalıdır. Biz, Türkiye’nin bölünmesini değil, birleşmesini istiyoruz. Bu, halkların kendi iradeleriyle bir arada yaşaması anlamına gelir. Biz, Türkiye’nin barış içinde olmasını istiyoruz. Bu, hem içeride hem de dışarıda savaşlara son verilmesi demektir. Biz, Türkiye’nin refah içinde olmasını istiyoruz. Bu, adaletli bir ekonomik sistem ve sosyal devlet ilkesi gerektirir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ