Özel eğitim alanında uzun süredir tartışma konusu olan kamera yasağı için Danıştay’dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Kabul, Eşitlik, Dahil Olma, İstihdam Otizm Derneği ile İnegöl Otizm Dayanışma Derneği’nin özel gereksinimli öğrencilerin şiddet, ihmal ve istismardan korunması amacıyla başlattığı hukuk mücadelesi, önemli bir kazanımla sonuçlandı.

İki derneğin önce CİMER üzerinden yaptığı başvurular, ardından Kamu Denetçiliği Kurumu nezdinde yürüttüğü girişimler, konunun yargı zeminine taşınmasının önünü açtı. Sürecin sonunda Danıştay 8. Daire Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yer alan ve dersliklerde kamera kullanımını tamamen yasaklayan düzenlemeyi, özel eğitim alanı bakımından hukuka uygun bulmadı.

Danıştay, söz konusu yasağın özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıfları yönünden oybirliğiyle iptaline karar verdi. Karar, yalnızca bir yönetmelik maddesine ilişkin teknik bir iptal olarak değil, özel gereksinimli çocukların güvenliği açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Kapalı kapılar ardındaki kaygı yargıya taşındı

Özel gereksinimli çocukların eğitim aldığı kurumlarda ailelerin en büyük endişelerinden biri, çocuklarının gün içinde yaşadıklarını her zaman anlatamaması oldu. Özellikle kendini sözel olarak ifade etmekte güçlük yaşayan öğrenciler açısından sınıf içindeki güvenlik, ailelerin yıllardır dile getirdiği en hassas başlıklar arasında yer alıyordu.

Bu nedenle özel eğitim kurumlarında kamera kullanımı, yalnızca denetim ya da kayıt meselesi olarak görülmedi. Aileler ve hak savunucuları, kameranın çocukların beden bütünlüğünü koruyacak, olası şiddet ve istismar iddialarının aydınlatılmasını sağlayacak, aynı zamanda kurumlar açısından da şeffaflığı güçlendirecek bir güvence olduğunu savundu.

Danıştay’ın kararında da özel gereksinimli bireylerin kendilerini ifade etmekte yaşadığı zorluklara ve beden bütünlüklerinin korunması ihtiyacına dikkat çekildi. Mahkeme, kişisel verilerin korunması gerekçesiyle getirilen topyekûn yasağın, özel eğitim alanının hassasiyetlerini yeterince gözetmeyen eksik bir düzenleme olduğuna hükmetti.

Topyekûn yasak yerine açık rıza yolu

Kararda öne çıkan en önemli noktalardan biri, kişisel verilerin korunması ile çocuk güvenliği arasındaki dengenin nasıl kurulacağına ilişkin değerlendirme oldu. Danıştay, görüntü kaydı alınmasına tamamen kapı kapatan bir yasak yerine, açık rıza ve hukuki güvenceler çerçevesinde kamera kullanımının mümkün olabileceğine işaret etti.

Mahkeme, özel eğitim öğrencilerinin korunması gereken kırılgan bir grup olduğunu vurgulayarak, bu alanda yapılacak düzenlemenin yalnızca veri güvenliği perspektifiyle sınırlı kalamayacağını ortaya koydu. Buna göre özel eğitim kurumlarında görüntüleme yapılmasının önünün, açık rıza dahilinde ve belirli sınırlarla açılması gerektiği belirtildi.

Bakanlık için süre işlemeye başladı

Danıştay kararının KEDİ Otizm Derneği’ne 26 Haziran 2026’da, İnegöl Otizm Dayanışma Derneği’ne ise 29 Haziran 2026’da tebliğ edilmesinin ardından gözler Milli Eğitim Bakanlığına çevrildi. Kararın tebliğiyle birlikte bakanlık açısından 30 günlük yasal süreç başlamış oldu.

Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararlarının gereğini yerine getirmesi gerekiyor. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı’nın en geç 30 gün içinde Danıştay kararına uygun adım atması ve yönetmeliği yeniden düzenlemesi yasal bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

Terbay Çıraklık Okulu’nda karne ve sertifika heyecanı
Terbay Çıraklık Okulu’nda karne ve sertifika heyecanı
İçeriği Görüntüle

Yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği ise özel eğitim alanındaki aileler, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumları tarafından yakından takip edilecek. Beklenti, kamera kullanımının keyfi ve sınırsız bir uygulama olarak değil; çocuk güvenliğini esas alan, kişisel verileri koruyan ve ailelerin açık rızasını içeren bir sistemle hayata geçirilmesi yönünde.

Dernekler sürecin takipçisi olacak

Kararın ardından KEDİ Otizm Derneği ve İnegöl Otizm Dayanışma Derneği, hukuki zemindeki mücadelenin bitmediğini, bundan sonraki aşamada yönetmelik değişikliğinin takipçisi olacaklarını duyurdu. Dernekler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili birimlerine yazılı başvurular yaparak sürecin hızla başlatılmasını talep edecek.

KEDİ Otizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serap Dikmen, kararın yalnızca iki derneğin değil, mücadeleden vazgeçmeyen tüm ailelerin ve hak savunucularının ortak başarısı olduğunu söyledi. Dikmen, MEB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne başvuru dilekçesi sunacaklarını belirtti.

Sürecin hızlanması için hazırlanacak dilekçenin tüm paydaşlarla paylaşılacağını aktaran Dikmen, idarenin yasal süre içinde gerekli adımları atmaması halinde sivil toplum kuruluşları, dernek başkanları ve duyarlı vatandaşları ilgili makamlara başvuru yapmaya davet edeceklerini ifade etti.

Kaynak: Haber Bülteni