POLİTİKA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye'nin ihracatı 270 milyar doları aştı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya ve Elazığ'da iş dünyası temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin zorlu küresel şartlara rağmen istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü belirterek, "İşsizlik oranlarımız uzun süredir tek haneli rakamlarda devam ediyor. İhracatımız Türkiye olarak 270 milyar doları aştı" diye konuştu.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Malatya'da iş dünyası temsilcileriyle buluştu. Toplantıda konuşan Yılmaz, Türkiye'nin son 3 yılının 6 Şubat depremlerinin yarattığı ağır tahribatı gidermekle geçtiğini vurguladı. O dönem Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı olarak görev yaptığını hatırlatan Yılmaz, depremin vurduğu illerdeki yıkımın boyutlarını bizzat gözlemlediğini anlattı. Yaşanan felaketin 11 ili ve 14 milyonluk devasa bir nüfusu doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yılmaz, "Sadece bir vilayette olsa işimiz daha kolay olurdu elbette ama birçok vilayetimiz eşzamanlı bir şekilde büyük bir yıkım yaşadı. İlk günleri hatırlıyorum; bırakın 3 yılda bu işin inşa edilmesini, 'bu enkaz yıllarca kalkmaz' diyorlardı" şeklinde konuştu.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle bölgeyi ayağa kaldırmak için tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini belirterek, "O günden bugüne enkazlar kaldırıldı. Hukuki ihtilafların çözümü için yeni mekanizmalar devreye girdi. Yeni alanlar belirlenip projelendirildi. Şehirlerin ana planları gözden geçirildi, ihaleler yapıldı ve inşaatlar başlatıldı. Çok şükür 455 bin hak sahibine konutları teslim edildi. Bu 3 yıllık süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türk milletinin büyük bir başarısıdır" dedi.

Deprem bölgesinde altyapı ve kapasite eskisini aştı

Bölgede sadece konut inşasıyla yetinilmediğini, adeta topyekûn bir yeniden yapılanma sürecine girildiğini ifade eden Yılmaz, hastanelerden okullara, yollardan organize sanayi bölgelerine kadar her alanda devasa yatırımlar yapıldığını aktardı. Sağlanan vergisel avantajlar ve sosyal desteklerle bölgenin ekonomisiyle ve sosyal hayatıyla yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Yılmaz, "Şu anda deprem bölgemizde derslik sayımız depremden öncesini aşmış durumda. Hastane yatak kapasitemiz deprem öncesini aşmış durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sadece deprem bölgelerinin yaralarını sarmakla kalmadık, bu bölgelerimizi geleceğe çok daha dirençli, güçlü ve planlı bir şekilde hazırlamış olduk" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin afet riski taşıyan bir ülke olduğu gerçeğine vurgu yapan Yılmaz, riskleri minimize etmenin yolunun sağlam zeminlerde sağlam yapılar inşa etmekten geçtiğini belirterek, "Kriz yönetmek istemiyorsanız riskleri iyi yöneteceksiniz. Şu anda Malatya'mız Türkiye'nin bu anlamda en güvenilir illerinden bir tanesi. Çünkü deprem şartlarına göre yapılmış yepyeni bir yapı stoku var" dedi.

Ekonomik veriler umut verici

Dünya ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiğine, pandeminin etkilerinin ve artan korumacı eğilimlerin küresel ticareti zorladığına dikkat çeken Yılmaz, bu belirsizlik ortamında iç yapısını güçlü tutan ve istikrarını koruyan ülkelerin kârlı çıkacağını savundu. Ortak akılla hareket etmenin önemine değinen Yılmaz, depremin yaralarını sarmada gösterilen dayanışmanın ekonomide de sergilenmesi gerektiğini vurguladı.

Küresel sıkıntılara, Avrupa'daki durgunluğa ve dış talepteki daralmaya rağmen Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesini sürdürdüğünün altını çizen Yılmaz, makroekonomik göstergelerle ilgili şu çarpıcı verileri paylaştı: "Büyümeye devam ediyoruz. İşsizlik oranlarımız uzun süredir tek haneli rakamlarda devam ediyor. İhracatımız Türkiye olarak 270 milyar doları aştı. 2002 yılında bizim toplam ekonomik büyüklüğümüz 238 milyar dolardı. Geçen yıl sadece mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara ulaştı."

Enflasyonu düşürmenin ve finansal istikrarı sağlamanın mevcut koşullarda öncelikli hedefleri olduğunu belirten Yılmaz, "2024 yılında yüzde 75.5'lara kadar ulaşan enflasyonda o tarihten bu yana yaklaşık 45 puanlık bir düşüş oldu. Geçen yılı 30 küsur puanla kapattık. Mevsim koşulları ve lojistik sıkıntılar gıda enflasyonunu bir miktar etkilese de yıl genelinde, özellikle yaz aylarında çok farklı bir atmosfer oluşacak" diye konuştu. Yılmaz ayrıca, genç istihdamını desteklemek amacıyla 18-25 yaş arası gençlerin 6 aylık asgari ücret ve prim maliyetlerinin devlet tarafından karşılanacağı yeni bir programın müjdesini de verdi.

Terörsüz Türkiye hedefinde ortak akıl vurgusu

Temasları kapsamında katıldığı iftar programında da önemli mesajlar veren Yılmaz, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin artık bir devlet politikasına dönüştüğünü vurguladı. Bu süreçte siyasi partilerin ve liderlerin tutumuna değinen Yılmaz, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin yaklaşımını takdir ederek, "Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konuda ezber bozan, hiçbir siyasi maliyet düşünmeden sadece ülkenin ve milletin geleceği için ortaya koyduğu yaklaşım çok çok kıymetlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde, kardeşlik içinde çok daha güçlü bir Türkiye inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. Terörün Türkiye'ye maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu kaynakların artık ülkenin kalkınması ve gençlerin geleceği için kullanılması gerektiğini belirtti.

Elazığ temasları: kentsel dönüşüm hayati önem taşıyor

Malatya'nın ardından Elazığ'a geçen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, burada da sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Deprem bölgesindeki inşa çalışmaları için bugüne kadar 90 milyar doların üzerinde kaynak harcandığını açıklayan Yılmaz, kentsel dönüşümün önemine bir kez daha dikkat çekti. "Kentsel dönüşüm Türkiye'de bir lüks değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur" diyen Yılmaz, afet öncesi alınacak tedbirlerin, afet sonrası oluşacak maliyetlerden çok daha düşük olduğunu vurguladı. Yılmaz, Elazığ'ın yaşadığı depremlerin şehri geleceğe dönük olarak daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.

Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25 seviyelerinde, oldukça düşük bir oranda seyrettiğini ve Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, "Önümüzdeki dönem inşallah para ve maliye politikalarımızı kararlılıkla uygulayıp bunları arz yönlü politikalarla da birleştirerek yolumuza devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.