Türkiye'nin en prestijli tatil destinasyonlarından biri olan Çeşme yarımadasında rüzgar bu kez tersine esiyor. Yaz aylarının vazgeçilmez rotasında peş peşe asılan satılık tabelaları, sektördeki daralmanın en somut kanıtı oldu. 2025 sezonunun mali hasarı henüz onarılamamışken, Orta Doğu’da tırmanan gerginlik yeni sezon öncesi tüm hesapları altüst etti.
Sektörde kaçış sendromu: Otelini alan kapıya koşuyor
Tek Referans'ta yer alan habere göre, bölgedeki krizin boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı açıklama, ETİK Başkan Yardımcısı Bülent Tercan'dan geldi. Çeşme ve Alaçatı’da en az 130 otelin satış listesinde olduğunu vurgulayan Tercan, “Herkes otellerini satıp bir an önce kaçmak istiyor. Bölgemizde sezon çok kısa. Satılık otellere dönüp bakan yok. Çeşme ağır yaralı. Büyük bir vizyonla ve acil bir tedaviye ihtiyacımız var” diyerek tablonun ciddiyetine dikkat çekti.
"Rezidans çöplüğü" uyarısı: Otel imarı ranta kurban mı ediliyor?
Sektörün kanayan yarası olan "otel görünümlü rezidanslar" için sert bir dil kullanan Tercan, müteahhitlerin kısa yoldan sıcak para kazanma hırsının bölgeye zarar verdiğini belirtti. Tercan, durumu şu sözlerle özetledi: “Müteahhitler otellerin tamamını rezidans olarak satıyorlar. Düzenlemeler onlara bu fırsatı veriyor. Otelde her gün müşteri ile uğraşmaktansa otel odasını 300-400 bin Euro’ya satıp sıcak parayı tak diye ceplerine koyuyorlar. Sonuçta Türkiye’nin en güzel tatil yöresi Çeşmemiz rezidans çöplüğüne döndü.”
Hayalet binalar tehlike saçıyor: Suç odaklarına yuva mı olacak?
Rezidans modasının geçmesiyle birlikte satılamayan boş yapıların güvenlik riski doğurduğunu belirten Tercan, bu kontrolsüz alanların geleceği konusunda endişeli: “Müteahhitler ellerindeki odaları satamıyorlar. Satılamayan bu binaların yasadışı işleri yapanların ellerine düşmesinden, kötü işlerin yuvası olmasından endişe duyuyoruz.”
Ankara'ya sert çağrı: Bu turizmin kalbine hançer saplamaktır
Antalya’daki otellerin konuta çevrilmesi yönündeki önerilere ateş püsküren Tercan, yetkilileri bu "yıkımı" görmeye davet etti: “Oya Hanım’ı Çeşme’ye davet ediyoruz. Buraya gelip bir tatil yöresinin nasıl rezidans tuzağına düşürülüp mahvolduğunu, turizmden nasıl koptuğunu, turizmin nasıl öldüğünü görsün. Devlet rezidanslar nedeniyle vergi kaybına uğruyor. İmar hakkı kötüye kullanılıyor. Devlet gözünü açsın. Bu haksız uygulamanın önüne geçsin.”




