İzmir'de organik çilek hasadı başladı
İzmir'de organik çilek hasadı başladı
İçeriği Görüntüle

Türk ziraat tarihine adını altın harflerle yazdıran ve sektörde "çeltiğin babası" olarak anılan Ziraat Mühendisi Dr. Halil Sürek, emeklilik yıllarında da üretimin hız kesmediğini bir kez daha kanıtladı. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde geçirdiği uzun yılların ardından bilgi birikimini özel sektöre taşıyan Sürek, tam 11 yıl süren ıslah çalışmalarının meyvelerini topladı. İklim değişikliğinin tarımsal üretimi tehdit ettiği bir dönemde geliştirilen Yörük, Irmak ve Kayı isimli çeltik çeşitleri, Türkiye’nin gıda güvenliği için stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

İklim krizine karşı genetik savunma hattı

Küresel ısınmanın etkisiyle artan kuraklık ve ani hava değişimleri, geleneksel tarım ürünlerini her geçen gün daha fazla zorluyor. Dr. Halil Sürek tarafından geliştirilen yeni türler, tam da bu noktada devreye giriyor. Özellikle kuraklık stresine karşı yüksek tolerans gösteren bu çeşitler, suyun kısıtlı olduğu dönemlerde bile verim kaybını minimuma indiriyor. Sürek, yeni türlerin morfolojik yapısının avantajlarına dikkat çekerek, kısa boylu ve koyu renkli yaprak yapısının 5 ila 10 güne kadar süren susuzluk streslerini tolere edebilecek kapasitede olduğunu vurguluyor.

Mantar hastalıklarına karşı ilaçsız çözüm

Yeni geliştirilen çeşitlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri de çevre dostu olmaları. Tarım arazilerinde aşırı yağış ve sıcaklık dengesizliğinin tetiklediği mantar hastalıkları, çiftçiyi her yıl ciddi bir ilaçlama maliyetiyle karşı karşıya bırakıyor. Dr. Halil Sürek, Yörük, Kayı ve Irmak türlerinin genetik olarak bu hastalıklara karşı dirençli olduğunu belirtti. Bu direnç sayesinde çiftçilerin yılda iki-üç kez yapmak zorunda kaldığı ilaçlamadan kurtulacağını ifade eden Sürek, bu durumun hem üretim maliyetlerini düşüreceğini hem de doğayı kimyasal atıklardan koruyacağını dile getirdi.

Dekar başına 10 tondan fazla verim hedefi

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescillenen yeni çeşitler, sadece dayanıklılıklarıyla değil, yüksek rekolte potansiyelleriyle de göz dolduruyor. Saha denemelerinde oldukça başarılı sonuçlar veren bu türler, normal koşullar altında dekar başına 10 tondan fazla verim sunabiliyor. Türk damak tadına uygun dane yapısıyla dikkat çeken ürünler, piyasanın "amiral gemisi" olarak bilinen Osmancık ve Baldo tipi pirinçlerin tahtına aday gösteriliyor. 48 yıllık meslek hayatına 80'e yakın çeltik çeşidi sığdıran Sürek, manevi tatminin kendisi için her türlü kazancın üzerinde olduğunu belirtiyor.

Yerli tohumun küresel pazardaki gücü

Agrobest Grup bünyesinde tescillenen bu ürünler, Türkiye sınırlarını aşarak küresel bir vizyona sahip olma yolunda ilerliyor. Şirketin İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu, bu çeşitlerin sadece Türkiye'de değil, Uzak Doğu ve çevre ülkelerde de büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen yerli tohum çalışmaları, Türkiye’nin tohumculuk alanındaki dışa bağımlılığını azaltırken, yüksek teknolojiye sahip tarımsal ürün ihracatının da önünü açıyor. Çiftçilerin saha denemelerine gösterdiği yoğun ilgi, önümüzdeki ekim dönemlerinde bu üç yeni ismin tarlalarda sıkça duyulacağının sinyalini veriyor.

Muhabir: Kazim Bozkurt