Tıp dünyasının tanınmış simalarından Prof. Dr. Canan Karatay, geçtiğimiz yılın sonlarında kaybettiği eşinin ardından yaşadığı zorlu yas sürecinin bilinmeyen yönlerini ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Katıldığı bir televizyon programında özel hayatına dair samimi açıklamalarda bulunan Karatay'ın, 25 Kasım 2025 tarihinde 78 yaşında hayata veda eden 47 yıllık eşi Dr. Ali Başak Karatay'ın hastalık ve vefat sürecinde yaşadığı ağır psikolojik baskının, fiziksel sağlığı üzerinde yarattığı tahribata dikkat çektiği ifade edildi.

Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan görevden uzaklaştırıldı
Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan görevden uzaklaştırıldı
İçeriği Görüntüle

Yarım asırlık hayat arkadaşına veda

Bir çocuk sahibi olan ve kamuoyunda uzun soluklu evlilikleri, karşılıklı saygıları ve birbirlerine olan derin bağlılıklarıyla örnek gösterilen Karatay çiftinin hastane günlerinin oldukça yıpratıcı geçtiği kaydedildi. Prof. Dr. Karatay'ın, eşinin hastanede tedavi gördüğü o zorlu dönemde kendisini bir an olsun yalnız bırakmadığını ve sürekli yanında kalarak refakat ettiğini belirttiği öğrenildi. Ancak bu süreçte sevdiği insanı kaybetme korkusu ve yaşanan çaresizliğin, ünlü hekimin kendi sağlığını da kritik bir noktaya taşıdığı vurguladı.

Aşırı stres diş dökülmesine ve kilo kaybına yol açtı

Eşinin sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği günlerde yaşanan yoğun üzüntünün bedensel yansımalarını anlatan Karatay'ın, hastanede refakatçi olarak kaldığı bir sabah uyandığında tüm üst dişlerinin döküldüğünü fark ettiğini anlattığı bildirildi. Tıp dilinde yoğun stresin ve artan kortizol seviyelerinin diş eti bağlarında yaratabileceği ani zayıflamaya örnek teşkil eden bu durum karşısında büyük bir şok yaşayan profesörün, bu ağır travma ve üzüntü sebebiyle aynı dönemde hızla kilo verdiği de aktarıldı.

Uzun bir süre dişsiz dolaşmak mecburiyetinde kaldığını ve sonrasındaki dental tedavi sürecinde de epey zorluk çektiğini dile getiren Karatay'ın, halihazırda damak protezi kullanarak hayatına devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Karatay'ın bu sarsıcı tecrübesinin, eş kaybı gibi büyük travmaların insan fizyolojisi üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha somut bir şekilde gözler önüne serdiği ifade edildi.

Muhabir: Ömer Ceylan