İzmir'in dinamik ilçelerinden biri olan Bornova, sürdürülebilir yaşam pratikleri konusunda örnek teşkil edecek yepyeni bir projeye ev sahipliği yapıyor. Tüketim toplumunun yarattığı organik atık yükünü azaltmak ve toprağın verimliliğini doğal yollarla artırmak amacıyla harekete geçen Bornova Belediyesi, ilham verici bir atölye çalışmasına imza attı. "Kendi Kompost Kovamı Yapıyorum, Kendi Kompostumu Üretiyorum" adıyla düzenlenen etkinlikte, ilçedeki semt pazarlarından arta kalan meyve sebze atıkları ile marangozhanelerden toplanan talaşlar muazzam bir döngüsel ekonomi hamlesiyle yeniden doğaya kazandırıldı. Bu anlamlı proje, sadece bir atık yönetimi faaliyeti olmanın çok ötesine geçerek, kent tarımı kavramının toplumsal cinsiyet eşitliğiyle nasıl harmanlanabileceğini de gözler önüne seriyor.

D S C8756

Pazar tezgahlarından kent bostanına uzanan yeşil yolculuk

Günümüzde giderek artan iklim krizi ve gıda güvenliği endişeleri, yerel yönetimleri daha yenilikçi ve doğa dostu çözümler üretmeye itiyor. Bu vizyon doğrultusunda İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından koordine edilen çalışmalar, şehrin göbeğinde ekolojik bir uyanışın fitilini ateşledi. İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren semt pazarlarından gün sonunda toplanan ezilmiş domatesler, solmuş yeşillikler ve diğer organik atıklar, çöp sahalarına giderek metan gazı üretmek yerine doğrudan kent bostanı alanına getirildi. Burada marangoz atığı olan temiz talaşlarla buluşturulan bu malzemeler, toprağın en çok ihtiyaç duyduğu doğal gübre olan kompost üretiminin temel bileşenleri haline geldi. Uzmanların gözetiminde gerçekleştirilen bu geri kazanım süreci, şehir hayatında ortaya çıkan çöpün aslında ne kadar değerli bir kaynak olabileceğini kanıtlıyor.

Projenin en can alıcı ve anlamlı boyutu ise şüphesiz ki üretim aşamasında başrolü üstlenen kadınlar oldu. Belediye bünyesinde oluşturulan tarım alanlarında alın teri döken kadın üreticiler, düzenlenen atölyede tamamen geri dönüştürülmüş atık malzemeleri kullanarak kendi kompost kovalarını imal etmeyi öğrendiler. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Yüksek Çevre Mühendisi Fatma Mesutgil'in bizzat verdiği uygulamalı eğitimlerde, organik maddelerin biyolojik parçalanma süreçleri, karbon-azot dengesinin nasıl sağlanacağı ve doğru havalandırma teknikleri detaylı bir şekilde anlatıldı. Kadınlar, kendi elleriyle hazırladıkları bu doğal gübreyi yine kendi ektikleri sebze ve bitkilerin beslenmesinde kullanarak, tohumdan hasada kadar uzanan üretim zincirinin her halkasında söz sahibi olmanın haklı gururunu yaşadılar.

D S C8720

Toprağın susuzluğuna çare olan çevreci ve eşitlikçi hamle

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının Dünya Su Günü teması olarak belirlenen "Su ve Cinsiyet Eşitliği" kavramı, Bornova'daki bu yeşil atölyenin temel felsefesiyle birebir örtüşüyor. Uzmanların eğitimler sırasında özellikle vurguladığı üzere, toprağa eklenen kompost maddesi sadece bitkileri beslemekle kalmıyor, aynı zamanda toprağın sünger gibi suyu tutma kapasitesini de muazzam ölçüde artırıyor. Bu durum, özellikle yaz aylarında artan sulama ihtiyacını ve dolayısıyla su tüketimini ciddi oranda düşürerek hayati bir su tasarrufu sağlıyor. Geleneksel tarım uygulamalarında sulama işinin fiziksel zorluğu ve harcanan mesai düşünüldüğünde, toprağın nemli kalma süresinin uzaması, sahada çalışan kadınların iş yükünü doğrudan hafifleten, onları destekleyen ve zaman kazandıran çok değerli bir pratik olarak öne çıkıyor.

İzmir Büyükşehir'den Meslek Fabrikası açıklaması; Hiç haber verilmedi
İzmir Büyükşehir'den Meslek Fabrikası açıklaması; Hiç haber verilmedi
İçeriği Görüntüle

Küçük adımların koca bir kente yayacağı ekolojik umut

Uygulamaya konulan bu çok yönlü çevreci projenin mimarlarından olan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sahada yürütülen çalışmaların kentin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Atölye faaliyetlerini sadece basit bir geri dönüşüm etkinliği olarak görmenin yetersiz olacağını belirten başkan, atığı bir çöp değil, aksine yeniden değerlendirilmesi gereken bir kaynak olarak gören bu yeni nesil yaklaşımın, kent tarımı ile çevre bilincini muazzam bir uyumla buluşturduğunu ifade etti. Kadınların üretim süreçlerinde ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesinin, su kaynaklarının ve bereketli tarım topraklarının korunmasıyla eş zamanlı ele alındığında ancak gerçek bir sürdürülebilirlikten bahsedilebileceğinin altını çizen Eşki, "Bornova'da atılan bu mütevazı ama sağlam adımlar, zamanla büyüyerek tüm kent ölçeğinde devasa bir çevre bilincine dönüşecek" sözleriyle kentin yeşil yarınlarına olan inancını pekiştirdi.

Kaynak: haber merkezi