Bağırsaklarınızdaki bakteriler hayatımızın en değişken faktörü olan stresle başa çıkmamıza yardımcı olabilir...

Stresin Modern Hayatta Artan Etkisi

Modern hayatın en büyük çıkmazı olan stres, her alanda karşımıza çıkıyor. Özellikle ekonomik sıkıntıların arttığı bu günlerde, toplumun her kesiminden insanın başlıca sorunu haline geldi. Kaliforniyalı araştırmacılar tarafından yapılan deneyler, son zamanlarda bilim dünyasında en çok konuşulan konular arasında. Bu araştırma, bağırsaklardaki sağlıklı bakterilerin stresle başa çıkmanın anahtarı olabileceğini öne sürüyor.

Gönüllüler 2 Gruba Ayrıldı

Deneyler, herhangi bir ruh sağlığı sorunu olmayan 100'den fazla sağlıklı yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Gönüllülerin stres altındaki ruhsal tepkileri ve dayanıklılıkları incelendi. Katılımcılar, strese çok dayanıklı ve düşük dayanıklı olarak iki gruba ayrıldı. Her katılımcıya MRI taraması yapıldı ve dışkı örnekleri alındı. Yüksek dirençli grubun, düşük dirençli gruba göre daha az inflamasyona ve daha güçlü bir bağırsak bariyerine sahip olduğu bulundu.

Kalbi tehdit eden 4 yanlışa dikkat! Kalbi tehdit eden 4 yanlışa dikkat!

Bağırsak Bariyerinin Önemi

Bağırsak bariyeri, bağırsakların iç yüzeyine verilen bir isimdir. Besinlerin emilmeden önce bu bariyeri aşarak kana karışabilmesi gerekiyor. Güçlü bir bağırsak bariyeri, gıdaların düzenli olarak kana karışmasını ve toksinlerin bağırsaktan kana karışmasını engeller. Bakteriler ile ruh sağlığı arasındaki ilişki, sindirim sistemi ile beyin arasındaki doğrudan iletişime dayanır. Açlık ve tokluk sinyallerinin bağırsaktan beyne gönderilmesi bu ilişkinin bilimsel kanıtlarından biridir.

Güçlü İnsan = Güçlü Bağırsak Bariyeri

Araştırmacılar, bu bulguların zihinsel-ruhsal sağlık tedavisini kişiselleştirmek için bağırsak bakterilerinin kullanılabileceğini belirtiyor. UCLA Goodman-Luskin Mikrobiyom Merkezi'ndeki araştırmacılar, daha dayanıklı insanların daha güçlü bağırsak bariyerlerine ve mikrobiyomlara sahip olduğunu öne sürüyor. Daily Mail'in Sağlık Muhabiri Emily Joshu'nun makalesinde değerlendirmelerine yer verilen Merkez Direktörü Dr. Arpana Gupta, sağlıklı bir beynin ve mikrobiyomun oluşumunu belirleyerek stresi azaltmak için hedefli müdahaleler geliştirilebileceğini vurguladı.

Çalışmanın Detayları

UCLA'daki ekip, sağlıklı 116 yetişkini değerlendirdi. Katılımcıların %61'i kadın, geri kalanı erkekti. Katılımcıların çoğunluğu beyazdı, beyazları Asyalılar takip ediyordu. Katılımcıların ortalama BMI değeri yaklaşık 28'di ve bu, aşırı kilolu olduklarını gösteriyordu. Tüm katılımcılardan testten birkaç gün önce dışkı örnekleri alındı ve diyetleri hakkında ayrıntılı formlar doldurdular.

Daha Az Kaygı, Daha Az Yargı

Analiz sonuçlarına göre, yüksek dayanıklı gruptaki kişiler daha az kaygılı ve depresif olup, yargılamaya daha az eğilimli ve duygularını daha iyi düzenlemekteydi. Bu gruptaki bireylerin daha düşük iltihaplanma ve daha güçlü bağırsak bariyerlerine sahip olduğu tespit edildi. Dr. Desiree Delgadillo, bağırsaklarda terapötik özelliklere ve biyokimyasallara sahip büyük bir bakteri topluluğu bulunduğunu ve bu araştırmanın geliştirilmesini dört gözle beklediğini belirtti.

Gelecek Araştırmalar

Daily Mail'in haberine göre, araştırmacılar gelecekteki çalışmalara depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruh sağlığı sorunları olan katılımcıların da dahil edilmesi gerektiğini ve genel olarak daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Çalışma, prestijli Nature Mental Health dergisinde yayınlandı.

Editör: Utku Çelik