Kış mevsimiyle birlikte acil servislerde yaşanan yoğunluk, sağlık sisteminin en kritik başlıklarından biri haline geldi. Türkiye Acil Tıp Vakfı (TÜAT), soğuk hava koşullarının etkisiyle acil servislere başvurularda belirgin bir artış yaşandığını açıkladı. Vakfa göre, özellikle kalp-damar hastalıkları, inme vakaları, solunum yolu enfeksiyonları ve buzlanmaya bağlı düşmeler, acil servislerin yükünü ciddi biçimde artırıyor.

TÜAT Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul Altınbilek, soğuk havanın insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, düşük sıcaklıkların damarların büzüşmesine neden olduğunu, bunun da tansiyon yükselmesine ve kalp krizi riskinin artmasına yol açtığını söyledi. Altınbilek, “Soğuk hava yalnızca kalp ve damar sistemini değil, solunum yollarını da olumsuz etkiliyor. Kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde acil servislere başvurular ciddi biçimde artıyor” dedi.

Meteoroloji’den sağanak ve kar yağışı uyarısı: Sıcaklıklar yön değiştiriyor
Meteoroloji’den sağanak ve kar yağışı uyarısı: Sıcaklıklar yön değiştiriyor
İçeriği Görüntüle

Yaşlılar daha büyük risk altında

Kış aylarının en çok yaşlı bireyleri etkilediğini vurgulayan Altınbilek, bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte hipertansiyon, diyabet, KOAH ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların soğuk havada daha kolay alevlendiğini ifade etti. Bu durumun, yaşlı hastalarda klinik tablonun çok daha hızlı ağırlaşmasına yol açabildiğini belirten Altınbilek, özellikle yalnız yaşayan ve yeterli ısınma koşullarına sahip olmayan bireylerin daha büyük risk altında olduğuna dikkat çekti.

“Yaşlı hastalarda basit bir enfeksiyon ya da küçük bir ısı değişikliği bile kısa sürede ciddi bir tabloya dönüşebiliyor” diyen Altınbilek, hipotermi, sıvı kaybı ve solunum problemlerinin bu dönemde daha sık görüldüğünü kaydetti.

Acil servisler geçici yoğun bakım gibi çalışıyor

Soğuk hava koşullarının yalnızca acil başvurularını değil, yoğun bakım ihtiyacını da artırdığını dile getiren Altınbilek, ağır zatürre vakaları, grip komplikasyonları, kalp yetmezliği alevlenmeleri ve sepsis gibi tabloların kış aylarında daha sık görüldüğünü söyledi. Yoğun bakım yataklarının doluluğu nedeniyle birçok hastanın ilk stabilizasyonunun acil servislerde sağlandığını belirten Altınbilek, “Acil servisler bu dönemde adeta geçici yoğun bakım işlevi görüyor. Hastalar yoğun bakım yatağı bulunana kadar ileri monitörizasyon, oksijen ve solunum desteğiyle acil servislerde takip ediliyor” ifadelerini kullandı.

Aşılanma hayati önemde

Altınbilek, özellikle yaşlılar ve risk grubundaki bireyler için grip ve pnömokok (zatürre) aşılarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Aşılanmanın, ağır hastalık gelişimini, hastaneye yatış oranlarını ve ölüm riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Altınbilek, hafif seyreden grip ve soğuk algınlığı vakalarının her zaman acil bir durum olmadığını da hatırlattı.

Yüksek ateş, ciddi nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği ya da kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi durumlarda ise acil servise başvurulması gerektiğini ifade eden Altınbilek, “Aşılanma, el hijyeni, kalabalık ortamlarda maske kullanımı, dengeli beslenme ve gereksiz acil başvurularından kaçınmak, kış aylarında hem bireysel hem de toplumsal sağlığın korunması açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Kaynak: haber merkezi