Üniversiteler pandemi sürecinde sınıfta kaldı

Salgın nedeniyle aylardır okullarına dönemeyen üniversite öğrencileri sürecin en şanssız gruplarından biri oldu. Öğrencilerin en çok değindiği sorun üniversitelerdeki uzaktan eğitim yetersizliği oldu.

Üniversiteler pandemi sürecinde sınıfta kaldı

Egehan Erkün

Koronavirüs salgını nedeniyle birçok sektör, iş grubu ve yurttaş olumsuz etkilere maruz kalırken, sürecin en şanssız gruplarından biri ise üniversite öğrencileri oldu.

Salgın dolayısıyla aylardır okullarından uzak kalan üniversite öğrencileri, bu zaman diliminde yaşadıkları sorunları dile getirdi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Radyoterapi bölümüne bu yıl kaydolan ve Aydın’da yaşayan Doğa Cayik, zorlu pandemi sürecinde yaşadıklarını aktardı. Uzaktan eğitimin yetersizliği ve bağlantı sorunu olduğunu aktaran Cayik, “Öncelikle internet bağlantısı en büyük sorunlardan biri. Derslerin ortasında sürekli kesintiler yaşanıyor. Hocalarımızın bazıları online ders gördüğümüz sistemi açmakta zorlanıyor, mikrofonda sorun çıkıyor ya da göstermeleri gereken slaytı açamıyorlar. Okulumuzun online eğitim verdiği sistem 100 kişi ile sınırlı bu durumda 100'den fazla öğrencinin aldığı derslere birçok öğrenci katılamıyor. Girmeyi başarabilsek bile sistem sürekli olarak bizi odadan atıyor ve derslere tam anlamıyla odaklanamıyoruz” diyerek sorunları sıralıyor.

Pratik yapamıyoruz

Sağlık programı öğrencisi olduğunu ve uygulamalı dersleri uzaktan işleyemediklerini ifade eden Cayik, “Bu durum öğrenmemi ve pratik yapmamı zorlaştırıyor. Okulumuz şu anda sınırlı sayıda öğrenciye yüz yüze eğitim olanağı sağlıyor. Ancak benim gibi şehir dışında yaşayanların böyle bir şansı hiç yok. Bu durum öğrenciler arasında eşitsizlik yaratıyor” diyerek uzaktan eğitimin uygulama konusunda yetersiz kaldığına dikkat çekti.

Telafi edilmesi gerek

Akdeniz Üniversitesi Gastronomi bölümünde eğitim alan Kadir Çetin, “Bölümümüz gereği derslerimiz hem teorik, hem de pratik uygulama şeklinde işlenmekte. Ancak koronavirüs sebebiyle okulların kapalı olması, uygulama derslerimizin yapılmasına çok büyük bir engel teşkil etti. Pratik derslerimizi işleyemememizden dolayı ben ve arkadaşlarım yeterli bir eğitim aldığımızı düşünmemekteyiz” sözleriyle yüz yüze eğitimin önemine dikkat çekti.

Çetin, “Teorik dersleri yüz yüze eğitim ile işlememiz her ne kadar etkili olduysa da uygulama derslerimizin yapılamaması mensup olduğum Gastronomi bölümü için kabul edilebilir bir şey değildir. Bizim için en etkili yöntem, işleyemediğimiz uygulama derslerinin telafisinin yapılması olacaktır” diyerek uygulama derslerinin telafi edilmesini talep etti.

Bağlantı sorunları

Sakarya Üniversitesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Dilek Erol, bu süreçte yaşadığı en büyük sorunun üniversitesinin uzaktan eğitim uygulamalarındaki teknik yetersizlikler olduğunu ifade etti. Erol, “Geçtiğimiz yazdan beri güz döneminin uzaktan eğitim yoluyla yapılması ihtimalinin çok yüksek olmasına rağmen, üniversiteler uzaktan eğitimi iyileştirme konusunda pek bir çaba göstermemişler. Alt yapı yok. Odaklanmamız zaten zor, dersin en önemli yerinde sistemden atılmak ya da öğretmenlerin sistemden atılması derse olan hevesimizi de kırmış oluyor. Sistemde hiç sorun çıkmasa bile ekran karşısında küçücük bir resim görüp, ses duyarak konsantrasyonumuzu korumamız mümkün değil” diye konuştu.

Yeni hayat akışı

Yeditepe Üniversitesi Edebiyat bölümü öğrencisi Mustafa Çetin, 2 yıldır eğitim aldığı İstanbul’da edindiği çevresinden uzak kalması sebebiyle, yeni bir hayat akışı oluşturmak zorunda kaldığını belirtti. Çetin, “Eğitime ara verilmesinden sonra memleketim Aydın’a gelmek zorunda kaldım ve bir daha İstanbul’a dönemedim. İçinde bulunduğumuz durum sebebiyle şu an bu sosyalleşme ortamını kurabilmek pek mümkün gözükmüyor. 2 yıldır İstanbul’da yaşadığım için hayatımı, arkadaşlarımı, yaşayışımı oraya göre kurmuşken bir anda uzun süre başka bir şehirde yaşamaya mecbur kalmak bizi yeni bir hayat akışı oluşturmak zorunda kaldık” şeklinde konuştu.

Ödevlerde sıkıntı

Yeditepe Üniversitesi’nde Edebiyat bölümünde eğitim alan Batın Durmaz ise pandemi sürecinde okul kütüphanelerini ziyaret edemedikleri için ödev materyallerine ulaşmakta güçlük çektiğini söyledi. Durmaz, “Eğitimim devam ederken örgün eğitimdeki sıklıkta ders içi kitap incelemesi ve bunla alakalı ödev yazımı oldu. Bu ödevleri yapabilmek için kütüphaneden kitap temin edemiyorduk çünkü kapalı durumdaydı. Kitapları her hafta sipariş vermemiz gerekiyordu. Bir yandan teması azaltın derken bir yandan öğrencileri materyal teminine zorluyorlardı. Öte yandan pandeminin ilk dönemi kargo şirketlerinde de aşırı yoğunluk oluştuğundan kargolar gecikiyordu. Akademisyenler ise bu durum için hiçbir şartta bahane kabul etmiyor ve mesuliyet üstlenmiyordu. Öğrencinin verilen ödevin materyaline ulaşmasında kolaylık sağlanmadı” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2020, 15:19
YORUM EKLE

banner97

banner101

banner96

banner100