Akraba ziyareti 'turizm' sayıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan 2019 yılı 3. çeyrek Hanehalkı Yurtiçi Turizm Hareketliliği çalışmasına göre, günübirlik bile olsa bir şehirden başka bir şehre akrabanızı görmeye gitmeniz veya başka bir kentte bulunan kendi evinize uğramanız bile 'Turizm' sayıldı.

Akraba ziyareti  'turizm' sayıldı

Hazırlayan/ Murat ERVİN 

Türk Dil Kurumu'na göre Turizm; dinlenme, eğlenme, görme, tanıma ve benzeri amaçlarla yapılan gezileri ifade ederken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ise, bir şehirden başka bir şehre akraba veya arkadaş ziyaretine gitmeyi ya da başka bir kentteki evinize uğramayı da turizm olarak değerlendirdi. Bu durumda, hastanede ameliyat olan bir yakınınızı ziyaret etmek için şehir değiştirmeniz; o şehirde akrabalarınızın yanında kalmanız Turizm etkinliği, siz ise Turist oluyorsunuz. 'Akraba evi' veya 'sağlık kurumunun' ise 'Turizm Tesisi' olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği merak edilen diğer bir nokta.

TÜİK'in açıkladığı raporun hayatın gerçekleriyle ne denli örtüştüğünün tartışılır olduğuna dikkat çeken ETİK Başkanı Mehmet İşler, "TÜİK bu raporunu göz önüne aldığımızda Türkiye'de bir ekonomik sıkıntının olduğu, bu nedenle insanların akraba veya arkadaş evlerinde kaldıkları sonucu çıkar. Yapılan araştırmayı ciddiye alırsak bu durumda Ankara'da ameliyat olan anne veya babasının yanına İzmir'den kalkıp giden biri turist olmakta. Benzer şekilde Mersin, İskenderun, Hatay gibi şehirlere gelen Suriyeli göçmenlerin de başka illere gitmesi turizm hareketi olur ki, bunların son derece yanlış olduğuna inanıyorum. Bir şehirden bir şehre gitmek seyahat etmektir ama kesinlikle turizm değildir. Bunlar tamamen farklı kavramlardır" diye konuştu.

Açıklanan istatistikte, 9 aylık süreçte 51 milyon kişinin turizm hareketine katıldığının görüldüğüne dikkat çeken İşler, "İstatistik çalışmada özellikle yüksek sayılara ulaşılması hedeflenmiş gibi gözüküyor. Bunun için de başka bir şehirdeki hastaneye giden veya akrabasını ziyaret eden bile turist sayılmış. Sayıların bu denli yüksek gösterilmesinin amacı belki de, Türk insanının hala dayanışma ve imece içinde olduğu algısını güçlendirmektir. Mesela 'memleketten abim geldi yanında bulgurumu, makarnamı getirdi. Böylece aldığım 2 bin liralık asgari ücrete ilave, memleketten gelen bu desteklerle 4-5 bin liralık bir katma değere ulaşıyoruz. Bunun da nedeni hala dayanışma ve yardımlaşma ruhunun devam etmesidir' mesajı pompalanıyor. Böylece sosyal bir yönlendirme için istatistiklerle bir dayanak oluşturuluyor.

100 kişiden 85'i ücretsiz konakladı

Açıklanan son TÜİK 2019 yılı 3. çeyrek Hanehalkı Yurtiçi Turizm Hareketliliği verilerine göre Temmuz - Eylül 2019 dönemindeki 3 aylık süreçte ülke genelinde 24 milyon 264 bin kişi turizm hareketliliğine katıldı. Söz konusu bu rakamın yüzde 60.5'ine denk gelen 15 milyon 750 bin kişinin (yaklaşık her 10 kişiden 6'sı) turizme katkısı "akraba ve tanıdık ziyareti" oldu. Tatil ve eğlence amaçlı olarak seyahat edenlerin oranı ise yüzde 33,8 olarak (Her 10 kişiden 3.4'ü) gerçekleşti. Yine aynı dönemde akraba yanında geceleyenlerin oranı yüzde 62.6 olurken başka kentteki konutunda konaklayanların oranı ise yüzde 23.1 oldu. Böylece seyahate giden vatandaşların yüzde 85.7'si ücretsiz bir konaklamayı tercih etti.

Yeni nesil; doğayı teknolojiden öğreniyor

Turizmde doğa ve çevreye uyumlu tesislerin gün geçtikçe önem kazandığını aktaran ETİK Başkanı Mehmet İşler, "Turizmde geleceğin mayası 'Doğa ve Çevre'. Biz doğanın içinde büyüdük ve teknolojiye özlemimiz vardı. Şimdiki nesil ise tam tersine teknolojinin içine doğuyor. Onlar da bu teknolojiden kurtulup özlemini çektikleri doğaya  yönelmek istiyor. Biz de İzmir olarak bu yeni nesli hedef kitlemiz olarak belirledik. Çünkü bu nesil neredeyse doğayı bile teknolojiden öğrenir hale geldi. Yeni nesil, endüstriyel mutfaklarda hazırlanan dev gibi alanlarda binlerce kişiyle açık büfeden yemek istemiyor; onun yerine deniz kenarında veya ağaç altında 20-30 kişiyle domatesi tadında, çayı lezzetinde yani nicelik olarak az ama niteliği yüksek ürünlerle tatilini geçirmek istiyor. Yapılacak yatırımlar da bu açıdan doğaya ve çevreye duyarlı, sosyalleşmenin üst düzey olacağa tarzda inşa edilmeli.

İzmir, İstanbul'un diyetini ödüyor

Sağlık turizminde İzmir'in 6. sıraya kadar gerilediğini de vurgulayan Başkan İşler, "Birinci İstanbul olurken Konya ve Kayseri bile bizi geçmiş durumda. Çünkü İzmir'de her şeyden çok var ama hiç bir şey yok. İşte bu nedenle sağlık turizmi kavramını ilk ortaya atan İzmir olmasına karşın 6. sıraya geriledik. Bugün Konya, sağlık temasına odaklanarak büyük bir atılım yaptı. İzmir'e doğrudan uçuşların olmaması ve kentimize İstanbul üzerinden aktarmalı gelmek zorunda kalınması sağlık turizminde vatandaşlara fazladan 3-4 saat kaybettireceği için hastalar bunu göze alamıyor ve sağlıklarıyla ilgili tercihlerini İstanbul'dan yana kullanıyorlar. Yeni havalimanına verilen uçuş garantileri nedeniyle de İzmir'e bir süre daha doğrudan uçuşlar artmayacak. İşte bu durum bizi sağlık turizminde geri bırakıyor ve İstanbul Havaalanı'nın diyetini İzmir ödemiş oluyor. Şehrimize bir haksızlık da kruvaziyer turizminde yapılıyor. İstanbul'da inşa edilen Galata Port dolayısıyla Kruvaziyerler rotasını İstanbul'a çeviriyor. Burası HUB olarak kabul edildi ve Avrupa'nın en büyük portu yapıldı. Ayrıca İstanbul'a daha fazla kruvaziyer gitsin diye ciddi destekler de veriliyor. İzmir ise bu gemilerin günübirlik uğrak noktası oluyor. İstanbul, İzmir'in üzerinde bir bulut gibi duruyor ve onun gölgesinden çıkamıyoruz" ifadelerini kullandı.

Fransız Tatil Köyü Bakanlığa iade ediliyor

Foça'daki Fransız Tatil Köyü'nün ihalesindeki sorunlar nedeniyle tesisin Kültür ve Turizm Bakanlığı'na iade edilebileceğini aktaran ETİK Başkanı Mehmet İşler şunları söyledi: "Orası yaklaşık 17 yıldır atıl durumda bekliyor. Turizm Bakanlığı'na devri sonrası burası için yeni bir müfettiş raporu hazırlatılıp, 49 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle turizm amaçlı olarak birine verme olasılığı yüksek. Fakat burası kesinlikle bir vakfa veya resmi bir kuruma lojman, kamp, dinlenme tesisi yapılması için verilmemeli. Böyle bir girişim, buraya yapılacak en büyük ihanettir. Bir kere oranın rayiç bedellerinin düşürülerek güncel hale getirilmesi gerekir ki yatırımcı açısından cazip olsun. Fakat başka yerde örneklerini gördüğümüz gibi bir inşaat şirketine burayı verip, alanın 4'te 1'ini otel gösterip geri kalan 4'te 3'ünü de rezidans yaparsa ve buna göz yumulursa orası Hayalet Tatil Köyü'ne dönüşür.

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2020, 10:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner40