Bir zamanlar hayatı bir ameliyat masasındaki umutla yeniden başlayan küçük bir bebekti… Şimdi ise beyaz önlüğe bir adım daha yaklaşan genç bir tıp öğrencisi. Henüz 7 aylıkken yapılan karaciğer nakli sayesinde hayata tutunan Hilal Korkut, yıllar sonra kendisine yaşam veren bilimin izinden giderek Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi oldu.

Hayatının en kritik dönüm noktalarından birini yaşayan Korkut, Kanal B’de yayınlanan “Yeniden yaşam yolcuları” programında hem hikâyesini anlattı hem de organ bağışının önemine dikkat çekti.

Bir bebeğin hayatını değiştiren ameliyat

Hilal Korkut’un yaşam öyküsü 2006 yılında başladı. Henüz 7 aylık bir bebekken, ağır bir sağlık sorunu nedeniyle yaşam mücadelesi veriyordu. O günlerde umut, Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından gerçekleştirilen bir karaciğer nakli operasyonuyla geldi.

Babadan alınan karaciğerle yapılan nakil sayesinde Hilal yeniden hayata tutundu. Bu operasyon yalnızca küçük bir bebeğin yaşamını kurtarmakla kalmadı, aynı zamanda yıllar sonra bir başka hikâyenin de başlangıcı oldu.

Naklin ardından sağlığına kavuşan Hilal, büyüdükçe yaşadığı sürecin anlamını daha iyi kavradı. Özellikle Başkent Üniversitesi Hastanesinde geçen yıllar, onun hayatında unutulmaz izler bıraktı.

Hayatının başladığı yerde yeni bir başlangıç

Aradan geçen yılların ardından Hilal Korkut için yeni bir dönem başladı. Üniversite sınavını kazanarak Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi oldu.

Korkut, bu tercihin kendisi için yalnızca bir eğitim kararı olmadığını dile getiriyor. Çünkü onun için Başkent Üniversitesi sıradan bir kurum değil; hayatının başladığı yer.

Programda duygularını anlatan Korkut, şu sözlerle bu bağı ifade etti:

“Hayatımın başladığı hastanenin üniversitesinde hayatımı devam ettiriyorum. Başkent benim ikinci evim.”

Bu sözler, genç bir kadının hayatını değiştiren sağlık sistemine duyduğu minnetin en güçlü ifadesi olarak dikkat çekti.

Doktor olma hayali hastane koridorlarında doğdu

Hilal Korkut’un hekim olma kararı da tesadüf değildi. Uzun yıllar boyunca Başkent Üniversitesi Hastanesinde tedavi süreçlerini yakından izleyen Korkut, doktorların insan hayatındaki rolünü küçük yaşta fark etti.

Özellikle Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yaptığı ameliyatın değerini büyüdükçe daha iyi anladığını anlatan Korkut, bu farkındalığın onu tıp fakültesine yönlendirdiğini söyledi.

Duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Rektör dedemin yaptığının ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Bir bebeği hayata döndürmek, bir can kurtarmak, bir aileye çocuğunu bahşetmek inanılmaz bir şey.”

Korkut’a göre hekimlik yalnızca bir meslek değil, insanların hayatına doğrudan dokunan bir sorumluluk.

İlk ziyaret Haberal’a oldu

Üniversiteye kaydını yaptıran Hilal Korkut’un ilk ziyaret ettiği kişi ise hayatını değiştiren isim oldu. Genç öğrenci, soluğu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yanında aldı.

Yıllar önce sağlığına kavuşmasını sağlayan Haberal, Hilal’i gururla tebrik etti. Bu buluşma yalnızca bir doktor ile hastasının yeniden görüşmesi değil, aynı zamanda bir neslin diğerine ilham verdiği sembolik bir an olarak da yorumlandı.

Hilal Korkut o anı şöyle anlattı:

Ramazan’da sahuru atlayanlar risk altında: Uzmanlar vücuttaki değişimi tek tek anlattı
Ramazan’da sahuru atlayanlar risk altında: Uzmanlar vücuttaki değişimi tek tek anlattı
İçeriği Görüntüle

“Ben rektör dedemin gözlerindeki gururu gördüm. Bu her şeye bedeldi.”

Bu sözler, ameliyat masasındaki bir bebeğin yıllar sonra doktor olma yoluna girmesinin yarattığı duygusal tabloyu gözler önüne serdi.

Organ bağışının önemini vurguladı

Hilal Korkut, katıldığı programda yalnızca kendi hikâyesini anlatmakla kalmadı; aynı zamanda organ bağışı konusunda topluma güçlü bir mesaj verdi.

Nakil sayesinde hayata tutunduğunu hatırlatan Korkut, organ bağışının birçok insan için ikinci bir yaşam anlamına geldiğini vurguladı. Ona göre bu karar, yalnızca bir kişinin değil, bütün bir ailenin hayatını değiştirebiliyor.

Genç tıp öğrencisi, yaşadığı deneyimin kendisine büyük bir sorumluluk yüklediğini de ifade etti.

Kaynak: Haber Bülteni