EKONOMİ

Türkiye'nin gübre devinde sular durulmuyor: 288 milyon dolarlık kardeş kavgası

Türkiye'nin en büyük sanayi ve tarım destekleyici kuruluşlarından Gençer Holding bünyesindeki BAGFAŞ'ta, kurucu babanın vefatının ardından patlak veren yönetim krizi genel kurula sıçradı. Toplantıda akıbeti bilinmeyen 288 milyon dolarlık devasa bütçe ve Alman devi ThyssenKrupp'a ödenen 42 milyon avroluk ağır ceza masaya yatırılırken, yönetimin tüm itirazlarına rağmen şirkette özel denetim yapılması kararı alındı.

Abone Ol

Sanayi dünyası, Türkiye'nin en büyük üretim tesislerini bünyesinde barındıran Gençer Holding içerisindeki büyük hesaplaşmaya kilitlenmiş durumda. Tarım sektörünün en kritik halkalarından biri olan gübre tedarikinde başı çeken dev şirketin yönetim katında sular bir türlü durulmuyor. İzmir'in sanayi üssü Aliağa ve Bandırma hattında faaliyet gösteren stratejik yatırımların gölgesinde, kardeşler arasında patlak veren büyük kriz, dün gerçekleştirilen BAGFAŞ genel kurulunda adeta bir yanardağ gibi patladı. Yıllarca başarılarla anılan şirketin adı, şimdilerde milyarlarca liralık zararlar ve mahkeme kararlarıyla anılıyor.

Kurucu babanın ardından başlayan taht mücadelesi

Kimya mühendisi olan ve spor camiasında da Beşiktaş Spor Kulübü’nün eski yöneticilik vasfıyla tanınan kurucu babanın geçtiğimiz yıl 93 yaşında hayata veda etmesi, şirketin yönetim mimarisinde taşları yerinden oynattı. Bu üzücü vefatın hemen ardından, holdingin yönetim kademesinde yer alan oğullar Yahya Kemal Gençer ile Ahmet Gençer arasında başlayan güç zehirlenmesi ve taht kavgası, milyarlarca liralık sermayenin kontrolünü ele geçirme savaşına dönüştü. İzmir bölgesindeki Ege Gübre fabrikası ve uluslararası ticarette kilit role sahip TCE Ege Limanı gibi devasa tesisleri idare eden holdingin dünkü genel kurulunda, taraflar kelimenin tam anlamıyla kılıçlarını çekti.

Çeyrek milyar doları aşan kaynağın akıbeti aranıyor

Oldukça gergin bir atmosferde geçen genel kurulda, şirketin kasasından çıktığı iddia edilen ve dudak uçuklatan tutarlara ulaşan mali hareketler detaylıca masaya yatırıldı. Toplantıya vekaleten katılım sağlayan Ahmet Gençer cephesi, güncel kur hesaplamalarıyla yaklaşık 12,7 milyar Türk Lirası'na tekabül eden 288 milyon dolarlık devasa kaynağın tam olarak nerelere harcandığını sordu. Tartışmalar sadece bu dev meblağ ile sınırlı kalmadı; şirketin resmi bilançosunda açıkça sırıtan 1 milyar 304 milyon TL’lik astronomik zararın kaynağı da çok sert eleştirilerin hedefi oldu. Küresel pazarda bu denli ağırlığı olan köklü bir kurumun nasıl olup da böylesi bir mali girdaba sürüklendiği, salondaki hissedarlar arasında derin bir endişe yarattı.

Alman çelik deviyle yaşanan kriz faturayı kabarttı

Genel kuruldaki en çetrefilli ve hararetli konulardan biri de uluslararası bir ticari hezimeti andıran devasa tazminat davasıydı. Alman çelik ve teknoloji devi ThyssenKrupp ile yaşanan uzun soluklu ticari uzlaşmazlık neticesinde, uluslararası mahkeme kararıyla şirketin kasasından çıkmak zorunda kalan 42 milyon avroluk faizli bedel, şirket ortaklarının sabrını taşırdı. Ayrıca, genel kurul tarafından daha önce verilen açık yetkiye rağmen, Aliağa bölgesinde yer alan dev yük iskelesinde üçüncü kişilere yönelik limancılık faaliyetlerinin neden bir türlü başlatılamadığı da mevcut yönetime yöneltilen kritik sorular arasındaydı.

Yönetim kanadından art arda savunma ve suçlamalar

Ağır ithamlar ve peş peşe gelen mali sorular karşısında sessizliğini bozan isim, BAGFAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili İpek Seviye Gençer Yağcı oldu. Eleştirilerin odağındaki 288 milyon dolarlık kaynağın asla buharlaşmadığını, aksine şirketin sürdürülebilir yatırımlarında ve günlük ticari operasyonlarında kullanıldığını iddia etti. Yağcı, küresel ekonomik dalgalanmaların ve tedarik zincirindeki problemlerin üretim ve satış rakamlarını doğrudan aşağı çektiğini vurguladı. Geçtiğimiz dönemde sermaye artırımının durdurulması sebebiyle hammadde tedarikinde ciddi tıkanıklıklar yaşadıklarını ifade eden Yağcı, Ege Gübre iskelesinin üçüncü şahıslara kullandırılmasına dair ticari projenin hala masada olduğunu, hatta ilerleyen süreçte yeni bir iskele yatırımı yapmayı dahi değerlendirdiklerini savundu. ThyssenKrupp meselesine de değinen Yağcı, on yıla yayılan bu zorlu hukuki sürecin ancak 2024 yılında nihayete erdiğini belirterek, "Bu talihsiz karar şirketimiz adına hepimizi derinden üzmüştür. Ancak kapanmış bir konunun sürekli ısıtılıp önümüze getirilmesi açıkça bir kötü niyet göstergesidir" sözleriyle muhalif kanada yüklendi.

Şirketin gizli defterleri bağımsız denetçilere açılıyor

Toplantının son bölümü ise şirket yönetimi adına ağır bir mağlubiyete sahne oldu. Gençer Holding bünyesindeki muhalif hissedar vekilleri, Türk Ticaret Kanunu’nun 437'nci maddesinin 4'üncü fıkrasının kendilerine verdiği yasal hakka dayanarak, şirketin karmaşık mali tablolarının ve uğranılan milyarlık zararın net bir şekilde tespit edilebilmesi için özel denetim talep etti. Yönetim kurulu koltuğunda oturan Yahya Kemal Gençer ve yönetim ekibinin tüm itirazlarına ve karara şerh düşmelerine rağmen, oylamaya sunulan bu kritik önerge salonda oy çoğunluğuyla kabul edildi. Alınan bu tarihi kararla birlikte, 13 Mart tarihi itibarıyla şirketin tüm mali kayıtları, faturaları ve tartışmalı harcamaları bağımsız denetçilerin merceği altına alınacak.