Türk turizminin pazarlama stratejileri ve dijital dünyadaki varlığı üzerine yürütülen tartışmalar, yargıya taşınan yeni bir hamleyle farklı bir boyuta evrildi. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), haksız rekabet oluşturdukları gerekçesiyle dünya genelinde faaliyet gösteren 10 büyük yabancı seyahat portalına karşı dava açarak, bu sitelere Türkiye’den erişimin engellenmesini talep etti. Sektörde şok etkisi yaratan bu girişime en net ve kapsamlı itiraz ise Ege Bölgesi’ndeki konaklama sektörünün çatı kuruluşu olan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) cephesinden geldi. ETİK Başkanı Mehmet İşler, yapılan hamlenin zamanın ruhuna aykırı olduğunu belirterek, yasağa dayalı bir çözüm arayışının sektöre faydadan çok zarar getireceği uyarısında bulundu.
İşler, yazılı açıklamasında TÜRSAB'ın 10 yabancı seyahat portalına erişim engeli talebiyle dava açtığını belirtti.
Davada adı geçen ve geçmeyen portallarda Türkiye'nin otelleri, kıyıları, şehirleri ve markalarının milyonlarca potansiyel misafire aynı anda ulaştığına dikkati çeken İşler, "Bu gerçeklik göz ardı edilerek atılacak her adım, iyi niyetli olsa dahi, ülke turizmine orta ve uzun vadede zarar verir. TÜRSAB bu konuda bir sorun görmüş olabilir, haklı da olabilirler. Bize göre çözüm bunlara erişimi yasaklamak değildir. Çözüm hukuki çerçeveyi doğru kurmak, rekabeti korumak ve sistemi düzenlemektir." ifadelerini kullandı.
İşler, dijitalleşmeyi mahkeme kararlarıyla durdurmanın bugünün dünyasında mümkün olmadığını savunarak, şunları kaydetti:
"Bu yaklaşım, kısa vadede bir rahatlama hissi yaratsa da otelciye, seyahat acentasına, kamuya ve ülke ekonomisine kalıcı bir fayda sağlamaz. Geçmişte yaşanan örnekler bunun açık göstergesidir. Asıl çözüm küresel platformları kapatmak değil, Türkiye merkezli güçlü dijital platformların doğmasına öncülük etmektir. Bu da ancak açık piyasa, adil rekabet ve doğru hukuki düzenlemeyle mümkündür. Dijital platformlar ve yapay zeka tehdit değil, doğru yönetildiğinde büyük bir fırsattır."