İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağırıldıktan sonra ifade veren Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 20 Şubat'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade vermişti. Lal Denizli'ye, Adli Tıp Kurumu tarafından kan, idrar, saç ve tırnağından alınan örneklerle uyuşturucu testi yapılmış testlerin tamamı negatif çıkmıştı. Negatif test sonucunun ardından basına konuşan Denizli, “Bu süreçte beni en çok yaralayan, değerli babamın üzüntüden geçirdiği uykusuz geceler ve annemin gözyaşları olmuştur. İşte tam da bu sebeple tüm bu ahlaksız iftiraları atan, yayan herkes hakkında avukatlarım yasal süreçleri başlatıyor” diye konuştu.
Denizli: Ahlaksız yakıştırmalara laf yetiştirmedim
16 Şubat akşamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldığını hatırlatan Denizli, “İki gün sonrasında Savcılık makamına avukatım aracılığıyla Adli Tıp Kurumu’nda test yaptırmak istediğimizi sözlü olarak beyan ettik, ertesi gün de UYAP üzerinden avukatlarım dilekçe olarak bu talebi dosyaya sundu. Bu talebimi ifademde de yineledim. Ardından da test yaptırmak üzere savcılık tarafından Adli Tıp Kurumu’na yönlendirilerek örneklerimi verdim. İfade öncesi de ifade sonrası da bu iftiraya dair herhangi bir açıklama yapmadım. Her zaman olduğu gibi çalışmaya, kentime hizmet etmeye devam ettim. İnandığım değerler ve siyasetimi örme prensibim içerisinde iftiralara cevap üretmek, ahlaksız yakıştırmalara laf yetiştirmek olmadı; bundan sonra da olmayacak. İfade esnasında da hiç tanımadığım biri gizli, biri açık tanık olmak üzere çeşitli ahlaksız yakıştırmalarla adımı yan yana getirmeye teşebbüsünde bulundular” dedi.
“Gülşah Durbay gibi..”
“Türkiye’de son yıllarda bitmek bilmeyen itibar suikastı girişimlerine tanıklık ediyoruz” diyen Denizli, Hiçbir delile, gerçeğe dayalı olmayan laf kalabalıkları üzerinden insanlara korkunç ithamları yapmayı kendine hak gören bir azınlık güruh olduğunu görüyoruz. Üstelik bu ahlaksız itham ve iftiralar benimle sınırlı kalmayarak alın teriyle emeğinin peşinde koşan birçok çalışma arkadaşımı da hedef almıştır. Türkiye’de en zoru kadın olmaksa, bir diğer zor olan da hem genç bir kadın hem siyasetin içerisinde olmaktır. Bizleri kendilerine kolay lokma, istedikleri gibi bel altı vurmaya hak gören ve bu iftira düzenine ruhunu teslim etmiş kişileri kız kardeşim merhume Gülşah’ın kanser tedavisi esnasında ona çeşitli iftiralar atanlardan tanıyoruz, biliyoruz. Çünkü bu zihniyet hep aynı çirkinlikten besleniyor” şeklinde konuştu.
Yargıya gideceğini söyleyen Denizli, “Bu süreçte beni en çok yaralayan, değerli babamın üzüntüden geçirdiği uykusuz geceler ve annemin gözyaşları olmuştur. İşte tam da bu sebeple tüm bu ahlaksız iftiraları atan, yayan herkes hakkında avukatlarım yasal süreçleri başlatıyor” dedi.
“Güneş balçıkla sıvanmaz”
“Temiz olan leke tutmaz, anlım ak, güneş balçıkla sıvanmaz” diyen Denizli, sözlerine şöyle devam etti:
“Zaten aksi bir sonuç beklemediğim test sonuçlarımın tamamının negatif olduğunu dün çeşitli basın yayın organlarında gördük. Bugün avukatıma Adli Tıp Kurumu’ndan ilgili raporun dosyaya sunulduğu bilgisi verildi. Dün de bugün de yarın da hesabını veremeyeceğim bir konunun parçası da öznesi de olmadım, olmam. Bizler bu ülkenin değerlerini kuşanmış, memleketine haysiyetle hizmet etmeye adanmış bir yaşamı sürdürürken milletimize karşı açık ve dürüst olmaktan bir an olsun tereddüt etmiyoruz. Gerekirse bürokrasiye ve belediye başkanlarına belirli aralıklarla test yapılmasının da bu tür ahlaksız yakıştırmaların bir iftira aracı olarak kullanılmasının önüne geçebileceğini düşünüyorum.”