Sağlıklı bir yaşama adım atmak, çoğu zaman kişinin kendi içindeki kararlılığı tetikleyen ufak bir kıvılcımla başlar. İzmir sınırları içerisinde, deniz kokusunun eksik olmadığı Karşıyaka ilçesinde eşiyle omuz omuza vererek balıkçılık yapan Saliha Bedel için de bu kıvılcım, tartıda gördüğü 115 rakamı ve vücudunun artık bu yükü taşıyamaz hale gelmesiyle çakıldı. Bütün gün ayakta çalışmayı gerektiren zorlu mesleği, aldığı fazla kilolar yüzünden adeta bir işkenceye dönüşmüştü. Tansiyon dalgalanmaları, eklem ağrıları ve çabuk yorulma gibi tipik obezite belirtileri hayat kalitesini ciddi anlamda düşürmeye başladığında, kalıcı bir çözüm bulması gerektiğine karar verdi. İlk etapta başvurduğu aile hekimi, onu sadece sıradan bir tavsiyeyle evine göndermek yerine, doğrudan Karşıyaka Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki uzmanlara yönlendirdi. Bu yönlendirme, Saliha Bedel'in yıllardır sürdürdüğü yanlış alışkanlıklarla yüzleştiği ve hayatında yepyeni, sağlıklı bir sayfa açtığı uzun soluklu bir serüvenin ilk ve en önemli adımı oldu.

S A G L I K L I Y A S A M M E R K E Z I D E S T E G I Y L E 265 K 1197071 355971

Açlığa mahkum olmadan gelen kalıcı zayıflama serüveni

Toplumda kilo vermek denildiğinde akla ilk gelen şey genellikle sonu gelmez açlık krizleri, lezzetsiz yemekler ve katı yasaklarla dolu eziyet verici diyet listeleridir. Ancak Saliha Bedel'in hikayesi, bu yaygın yanılgıyı tamamen yerle bir ediyor. Merkeze başvurduğunda kendisiyle özel olarak ilgilenen diyetisyen Elif Karataş, sürece ezbere bir listeyle başlamak yerine bilimin ışığında, kan tahlillerine dayalı kişiselleştirilmiş bir yol haritası çizdi. Saliha Bedel, bu sürecin önceki başarısız denemelerinden çok farklı olduğunu şu sözlerle özetliyor: "Daha önce de defalarca zayıflamayı denedim ama hep hüsranla sonuçlandı. Çünkü o zamanlar sadece aç kalmaya odaklanıyordum ve asla doymuyordum. Bu kez ise her şey kan sonuçlarıma ve vücudumun gerçek ihtiyaçlarına göre planlandı. Hayatımda hiçbir ilaca, zayıflama çayına ya da mucizevi denilen kimyasallara yer vermeden, sadece ve sadece dengeli beslenerek bu noktaya geldim." Bedel'in bu ifadeleri, aslında kalıcı kilo kaybının sırrının yasaklarda değil, porsiyon kontrolü ve gıdaları doğru zamanda tüketmekte saklı olduğunu kanıtlıyor.

5 Mart 2025 İzmir'de altyapı mesaisi: Şebeke yenileniyor, o ilçede sular 8 saat akmayacak
5 Mart 2025 İzmir'de altyapı mesaisi: Şebeke yenileniyor, o ilçede sular 8 saat akmayacak
İçeriği Görüntüle

S A G L I K L I Y A S A M M E R K E Z I D E S T E G I Y L E 265 K 1197074 355971

Balık tezgahından yansıyan sağlıklı ve düzenli menü

İnsanın çalıştığı ortam, genellikle beslenme tarzını da doğrudan etkiler. Bir balıkçı dükkanı işleten Saliha Bedel, elindeki bu taze ve sağlıklı gıda kaynağını zayıflama sürecinin başrolüne koymayı başardı. Gündelik yaşam koşturmacası içerisinde öğün atlamanın ne kadar tehlikeli olduğunu uzmanından öğrenen Bedel, kendisine şaşmaz bir beslenme düzeni oluşturdu. Güne mutlaka erken saatlerde yapılan sağlam ve dengeli bir kahvaltıyla başlıyor. Metabolizmanın en çok ihtiyaç duyduğu bu ilk öğünü asla es geçmiyor. Ardından saat 11.30 sularında devreye giren ara öğününde kefir, ayran veya bir porsiyon taze meyve tüketerek kan şekerini dengede tutuyor. Öğle yemeklerinde ise işinin avantajını kullanarak, dükkanındaki taze balıklardan kendi yağıyla ızgarada veya fırında pişirilmiş porsiyonlar hazırlıyor. Akşamüstü saat 16.30'da yapılan ikinci bir meyve arası, onu akşam yemeğindeki olası açlık krizlerinden koruyor. Akşamları ise menüsünde yine ağırlıklı olarak balık, ızgara et veya zeytinyağlı sebze yemekleri bulunuyor. Bedel, "Hiçbir gıdayı hayatımdan tamamen kesmedim. Bu benim için bir diyet değil, kalıcı bir yaşam tarzı oldu. Saatinde, düzenli ve her şeyden kararında yiyerek yoluma devam ediyorum" diyerek sürdürülebilir bir sistemin şifrelerini veriyor.

Suyun sihirli gücü ve hareket kabiliyetinin geri dönüşü

Kilo alma süreçlerinde çoğu zaman gözden kaçırılan en kritik detaylardan biri de yetersiz sıvı tüketimidir. Saliha Bedel de uzman desteği alana kadar aslında gün içinde neredeyse hiç su içmediğini fark ettiğini itiraf ediyor. Vücudun toksinlerden arınması, hücrelerin yenilenmesi ve metabolizmanın hızlı çalışması için elzem olan suyu hayatına dahil etmesi, onun kırılma noktalarından biri oldu. Artık günde ortalama 2,5 ile 3 litre arasında su tüketen Bedel, bunun faydasını hızla incelen bedeniyle gördü. Giden 26,5 kilonun ardından vücudundaki değişimi büyük bir coşkuyla anlatan elli yaşındaki kadın, "Eskiden dükkanda çalışırken, birkaç adım atarken bile nefes nefese kalıyor, zorlanıyordum. Şimdi ise o ağır yük omuzlarımdan kalktı. İnsan gerçekten kuş gibi hafifliyor, tarifsiz bir rahatlama geliyor. Üstelik sadece fiziksel görünümüm değişmedi; sürekli sorun yaşadığım tansiyonum ve kolesterol değerlerim de tamamen normale döndü" diyerek sağlığın bedendeki o muazzam iyileştirici gücüne vurgu yapıyor.

Müşterilerin şaşkınlığı ve eşinin duyduğu büyük gurur

Gözle görülür bu inanılmaz fiziksel değişim, Saliha Bedel'in sadece kendi dünyasında değil, sosyal çevresinde de büyük yankı uyandırdı. Her gün tezgahının önünden geçen, ondan alışveriş yapan sadık müşterileri, aylar içindeki bu erimeyi şaşkınlık ve hayranlıkla izledi. Gelen tepkileri gülümseyerek karşılayan Bedel, soran herkese sabırla hikayesini anlatıyor ve onları devletin sunduğu bu ücretsiz destek mekanizmalarına yönlendiriyor. Kendi deneyimini bir nevi gönüllü elçiliğe dönüştüren başarılı kadın, "Beni görüp nasıl başardığımı soranlara hemen Sağlık Bakanlığımızın merkezlerini tavsiye ediyorum. Devletimiz vatandaşlarına böyle harika bir imkan sunmuş, herkesin bundan faydalanması gerekir" diyor. Bu zorlu ama gurur verici süreçte onun en büyük destekçisi ise hayat arkadaşı ve iş ortağı Hasan Bedel oldu. Eşinin gözlerinin önünde günden güne sağlığına kavuşmasını büyük bir mutlulukla izleyen Hasan Bedel, duygularını "Onun sağlığına kavuşması, o eski ağır ve yorgun halinden kurtulup neşeyle dükkanda çalışması bizim için dünyalara bedel. Oluşturduğu bu yeni beslenme düzeninden bütün aile olarak çok memnunuz" sözleriyle dile getiriyor.

Uzman gözüyle başarının sırrı ve yapılan hayati hatalar

Saliha Bedel'in bu örnek teşkil eden başarısının ardındaki gizli kahraman, süreci başından sonuna kadar bilimsel verilerle yöneten Diyetisyen Elif Karataş'tır. Danışanının vücut analiz cihazındaki ilk ölçümlerinden bugüne kadar geçen süreci değerlendiren Karataş, başarının temelinde Saliha Hanım'ın anlatılanları harfiyen uygulaması ve büyük bir uyum göstermesinin yattığını belirtiyor. Karataş, toplum olarak beslenme konusunda düştüğümüz en büyük tuzakları ise şu çarpıcı uyarılarla gözler önüne seriyor: "Yapılan en hayati yanlışlardan biri güne kahvaltısız başlamaktır. Kahvaltıyı kesinlikle bir alışkanlık haline getirmemiz, yaşam rutinimize eklememiz şart. Ayrıca 'az az ve sık sık' beslenmek, metabolizmayı canlı tutmanın yegane yoludur. İnsanlar ara öğünleri gereksiz görüyor veya atlıyor. Oysa farkına varmasak bile öğün atladığımızda kan şekerimiz düşüyor ve bir sonraki ana öğüne çok şiddetli bir açlıkla oturuyoruz. Bu da porsiyon kontrolünü kaybetmemize, doyma hissini geç algılamamıza neden oluyor. Üç ana ve üç ara öğün kuralı, bu kontrolü sağlamanın en güvenli yoludur."

Kaynak: haber merkezi