İzmir, tarih boyunca farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşadığı, sokaklarında çok sesliliğin yankılandığı kadim bir kent olma özelliğini koruyor. Bu çok katmanlı yapının en canlı tanığı olan Kemeraltı Çarşısı, şimdilerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner dokunuşlarıyla yeni bir çehreye kavuşmaya hazırlanıyor. Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesiyle ivme kazanan ve kentin kamusal alanlarını daha nitelikli, erişilebilir ve estetik hale getirmeyi amaçlayan Güzel İzmir Hareketi, rotasını bu kez tarihi çarşının kalbine, Havralar Bölgesi’ne çevirdi. Kentin sadece fiziksel değil, sosyal rehabilitasyonunu da hedefleyen bu hareket, "birlikte tasarlama" kültürüyle İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında örnek bir çalışmaya imza atıyor. Proje kapsamında, bölgenin ruhunu yansıtacak Havralar Meydanı Düzenlemesi için sadece teknik ekipler değil, o havayı soluyan herkes sürece dahil edildi.

Masa başında değil sahada çözüm arayışı
Klasik belediyecilik anlayışında görmeye alışık olduğumuz "yaptım oldu" mantığı, yerini artık kentin paydaşlarıyla birlikte üretilen projelere bırakıyor. Bu kapsamda Güzel İzmir Hareketi, projenin mutfağında yer alan isimleri ve paydaşları tarihi Akın Pasajı’nda bir araya getirdi. İzmir Ticaret Odası (İZTO) 70. Mimarlık Komitesi bünyesindeki Kent ve Vizyon Çalışma Grubu ile Tarihi Çevre Çalışma Grubu üyeleri, projeye teknik ve estetik bir derinlik katmak üzere sahaya indi. Düzenlenen saha gezisinde, bölgenin mevcut durumu, esnafın beklentileri ve ziyaretçilerin ihtiyaçları yerinde analiz edildi. Gerçekleştirilen atölye çalışmalarında, Havralar Meydanı Düzenleme Projesi sadece bir inşaat faaliyeti olarak değil, sosyal bir etkileşim alanı olarak ele alındı. Meslek profesyonellerinin gözlemleri, bölge sakinlerinin talepleriyle harmanlanarak projenin ana omurgasını oluşturdu. Sürece İzmir Büyükşehir Belediyesi Güzel İzmir Koordinatörü Esra Yılmaz Keskin, İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan, İzmir Yahudi Mirası Proje Yöneticisi Nesim Bencoya gibi alanında uzman isimlerin katkı sunması, çalışmanın ciddiyetini ve kapsamını gözler önüne serdi.

Tarihin gölgesinde modern ve kullanışlı bir meydan
Projenin odak noktası olan alan, İzmir’in turistik ve ticari aksı Kemeraltı bölgesinin en stratejik noktalarından birinde yer alıyor. Havra Sokağı’nı dik kesen 937. Sokak üzerinden doğrudan erişim sağlanan bu bölge, adını çevresinde bulunan ve İzmir’in inanç turizmi açısından büyük önem taşıyan çok sayıda havra yapısı ve sinagogdan alıyor. Tarihi dokunun bu denli yoğun olduğu bir alanda yapılacak her müdahale, cerrah titizliği gerektiriyor. Tasarım alanı, aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki Tarihi Akın Pasajı’nın arka cephesinin açıldığı sokağa da entegre bir konumda bulunuyor. Bu bağlantı noktaları, meydanın sadece bir boşluk değil, yaşayan bir geçiş ve buluşma noktası olma potansiyelini artırıyor. Hedeflenen düzenleme ile hem turistlerin hem de İzmirlilerin soluklanabileceği, tarihi atmosferi hissedebileceği nitelikli bir kamusal alan yaratılması planlanıyor.

Kalıcı çözümler için tasarımcılar ve halk el ele
Akın Pasajı’nda gerçekleştirilen atölye çalışmaları, projenin sadece bugünü değil geleceği de kapsayan sürdürülebilir bir vizyonla ele alındığını gösterdi. Farklı disiplinlerden gelen uzmanların görüşleri doğrultusunda, alana yönelik hem geçici hem de kalıcı kullanım önerileri masaya yatırıldı. Meydanın iyileştirilmesine yönelik çözüm önerileri, bölgenin ticari hareketliliğini engellemeden, aksine destekleyecek şekilde kurgulandı. Ortaya konan tasarım konsept çalışmaları, tek tip bir dayatma yerine alternatifli ve geliştirilebilir fikirlerden oluştu. Toplantılar sonucunda, elde edilen verilerin ve tasarım fikirlerinin bütüncül bir yaklaşımla işlenmesi kararı alındı. Güzel İzmir Hareketi koordinasyonunda İzmir Ticaret Odası Mimarlık Meslek Komitesi ile değerlendirme süreçlerinin devam ettirilmesi, projenin ortak akılla olgunlaşacağının garantisi oldu. Bölgenin tarihi önemi göz önüne alındığında, yapılacak iyileştirmelerin kamusal yaşantıyı destekleyici ve kentin hafızasına saygılı olması, projenin en temel kırmızı çizgisi olarak belirlendi.




