Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan Soma A Termik Santrali’ne ait taşınmazların özelleştirilmesi için süreci resmen başlattı. İstasyon Mahallesi'nde yer alan, toplam 91 bin 399 metrekarelik bir alanı kapsayan 11 adet ada ve üzerindeki tüm yapı ve tesisler "bir bütün halinde" satışa sunulacak.
İhale pazarlıkla yapılacak
Resmi Gazete’de yayımlanan ilan verilerine göre, satış süreci "pazarlık usulü" ile gerçekleştirilecek. Yatırımcıların kapalı zarf usulüyle sunacakları tekliflerin ardından, elemeli turlar ve açık artırma aşamasına geçilecek. Daha önce aynı taşınmazlar için iki kez ihaleye çıkılmış ancak sunulan tekliflerin idarece yeterli bulunmaması nedeniyle süreçler iptal edilmişti.
Soma B Termik Santrali'nin faturası
Soma A’nın özelleştirme kararı, 2015 yılında 685,5 milyon dolar bedelle Konya Şeker grubuna devredilen Soma B Termik Santrali’ndeki mali durumu yeniden gündeme getirdi. Güncel verilere göre, Soma B’yi işleten şirketin Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) olan yakıt borcunun 18 milyar TL seviyesine ulaştığı belirtiliyor.
Sayıştay ve ilgili kurum raporlarına yansıyan verilere göre, bu alacağın tahsil edilememesi kamu maliyesi üzerinde şu etkileri yarattı:
-
Kamu Zararı: TKİ, 2024 mali yılında 6,4 milyar TL zarar açıkladı.
-
Sübvansiyon: Santralin aktif olmadığı dönemlerde de "kapasite mekanizması" çerçevesinde kamu kaynaklarından ödeme almaya devam ettiği kaydedildi.
Özelleştirilen tesislerdeki filtre ve arıtma sistemi yatırımlarının gecikmesi, bölgedeki tarım arazileri üzerindeki çevresel baskıyı artırmaya devam ediyor. Öte yandan, Soma B’den elde edilen atık ısının bölge için stratejik bir önemi bulunuyor. Mevcut sistemle Soma’da yaklaşık 13 bin konutun (1 milyon metrekarelik alan) ısınma ihtiyacı bu tesisten sağlanıyor.
Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, enerji üretiminin yanı sıra bölgesel ısınma hizmetini de üstlenen bu tür stratejik tesislerin özelleştirilmesinde, sosyal hakların ve kamu maliyesinin korunması adına "kamu yönetimi" modelinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.