Türkiye tarihinin en acı felaketlerinden biri olan ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremleri, binlerce canı hayattan koparırken enkaz yığınlarının arasından yeşeren umut hikayelerine de sahne oldu. O hikayelerden biri, depremin hemen ardından İzmir’den kalkıp gönüllü olarak afet bölgesine giden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yaşam Kemal Akpak ile Açıkbaş ailesi arasında yazıldı. Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesindeki görevini bırakıp hiç düşünmeden İl Sağlık Müdürlüğüne başvuran Akpak, soluğu önce sahra hastanelerinde, ardından da Hatay’ın Dörtyol ilçesi açıklarına demirleyen devasa çıkarma gemisi TCG Bayraktar’da aldı. Savaş gemisinin soğuk metal koridorları, kısa süre sonra bir bebeğin ilk ağlamasıyla ısınacaktı.
Enkaz tozlarının arasından gelen doğum sancısı
Depremin yarattığı kaosun ortasında, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde gemiye bir yardım çağrısı ulaştı. Enkazdan çıkarılan ve kontrol amaçlı olarak eşi Murat ve 11 yaşındaki oğlu Bayram ile birlikte gemiye getirilen hamile Merve Açıkbaş, doğum sancıları çekiyordu. Zorlu koşullar altında yapılan muayenede doğumun başladığını tespit eden Prof. Dr. Akpak, saniyeler içinde kritik bir karar vermek zorundaydı. Geminin revirinde kurulan derme çatma ameliyathane şartlarında sezaryen operasyonu için hazırlıklar başladı. O gergin bekleyişin sonunda, savaş gemisinin içinde dünyaya gözlerini açan kız bebeğe, doğduğu yerin anısına "Hatice Deniz" ismi verildi.
Dünya literatürüne geçen operasyon: Savaş gemisinde ilk bebek
O dönemde yaşanan zorlukları ve omuzlarındaki ağır yükü anlatan Prof. Dr. Yaşam Kemal Akpak, verdikleri kararın ne denli bıçak sırtı olduğunu bugün daha net görüyor. Bir savaş gemisinde, belki de dünya tarihinde ilk kez bir doğum gerçekleştirildiğini vurgulayan Akpak, tıbbi gereklilikler ile insani sorumluluklar arasında kaldığı o anları şu sözlerle özetledi:
"Tıbbi ve ilmi açıdan baktığınızda koşullar bir doğum için, hele ki cerrahi bir müdahale için oldukça olumsuzdu. Ancak afet zamanlarında hekimlik sadece bilgiyle değil, vicdanla da yapılır. Bazen empati kurmanız, bazen de büyük riskler alarak inisiyatif kullanmanız gerekir. Biz de o gün ekibimizle birlikte durumu gönül terazisinde tarttık. Müdahalenin anne ve bebek için en doğru karar olduğuna kanaat getirip tüm sorumluluğu üstlendik. Sonucunda bir hayatı kurtarmaya vesile olmak, o bebeğin nefes alışını duymak bizim için tarifsiz bir mutluluktu."
Görüntülü görüşmelerle büyüdüğüne şahitlik ediyor
Görev süresi dolup İzmir’e döndükten sonra da Akpak’ın aklı ve kalbi Hatay’da, ellerine doğan o mucize bebekte kaldı. Doktor ve aile arasındaki iletişim, hastane taburcu işlemleriyle sınırlı kalmadı. Aradan geçen süre zarfında Prof. Dr. Akpak, Açıkbaş ailesiyle bağını hiç koparmadı. Sık sık yapılan görüntülü görüşmeler sayesinde Hatice Deniz’in ilk gülücüklerine, emeklemesine ve büyümesine uzaktan da olsa şahitlik eden Akpak, her telefon görüşmesinde o günleri yeniden yaşadığını belirtti. Minik bebeğin büyüme aşamalarını görmenin kendisine mesleki tatminin ötesinde bir huzur verdiğini belirten Akpak, aileyle kurdukları bu duygusal bağın ömür boyu süreceğini ifade etti.
Hüznün ortasında filizlenen bir yaşam mucizesi
Depremin yıkıcı etkisini ve evlat sahibi olmanın sevincini aynı anda yaşayan anne Merve Açıkbaş için o günler, hafızasında "üzüntü ve sevincin birbirine karıştığı" anlar olarak yerini koruyor. Gemiye adım attığı o korku dolu anları hiç unutmadığını dile getiren anne, Prof. Dr. Akpak’ın kendileri için bir kurtarıcı olduğunu vurguladı. Kızını kucağına almanın o şartlarda büyük bir mucize olduğunu söyleyen Açıkbaş, duygularını şöyle dile getirdi:
"Her şey o kadar kritikti ki, belki 1-2 saniye geç kalınsa bebeğimin hayatı riske girecekti. O kaosun içinde onu sağlıklı bir şekilde kucağıma verdiklerinde dünyalar benim oldu. Doktorumuzun ismi Yaşam; o da ismi gibi evladımıza yaşam verdi. Hemşireler, askerler, tüm ekip bizimle kendi aileleriymişiz gibi ilgilendi. O anlar anlatılmaz, ancak yaşanır. Şimdi ne zaman doktorumuzla konuşsak, o gemideki anlar aklıma geliyor ve gözlerim doluyor."




