Ramazan ayı, sadece gün boyu aç ve susuz kalmaktan ibaret fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda sabrın, şükrün ve manevi arınmanın doruklara ulaştığı eşsiz bir zaman dilimidir. Bu kutsal ayın en özel anlarından biri ise şüphesiz ki gecenin sessizliğinde, uykudan feragat edilerek uyanılan sahur vaktidir. İslam dininde sahur, sadece ertesi gün tutulacak oruç için bedene enerji depolanan bir öğün değil, rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı, duaların en çok kabul gördüğü "seher" vaktinin tam kalbidir. Peki, bu kıymetli zaman dilimini nasıl değerlendirmeliyiz? Sahur sofrasında eller semaya açıldığında hangi dualar edilmeli ve oruca niyet ederken nelere dikkat edilmelidir? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaynakları ve İslam alimlerinin tavsiyeleri ışığında, sahur vaktinin tüm manevi inceliklerini sizler için derledik.

Sahur Vaktinin Manevi Değeri ve Seher Vakti Sırrı

Sahur vakti, gecenin son üçte birlik dilimine denk gelen ve İslam literatüründe "seher vakti" olarak adlandırılan çok kıymetli bir zaman dilimidir. İslam inancına göre bu vakit, ilahi rahmetin yeryüzüne en yoğun şekilde tecelli ettiği, tövbelerin kabul edildiği ve duaların geri çevrilmediği anlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır" buyurarak, bir yudum su ile dahi olsa sahur yapılmasını ümmetine şiddetle tavsiye etmiştir.

Gecenin o derin sessizliğinde, sıcak yatağı terk edip Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla sofraya oturmak, başlı başına büyük bir ibadet ve teslimiyet göstergesidir. Bu nedenle sahur vakti sadece fiziksel doygunluk için değil, ruhsal arınma için de eşsiz bir fırsattır. Alimler, bu vakitte uyanık olanların bol bol istiğfar (tövbe) etmesini, Kur'an-ı Kerim okumasını ve Allah'a şükretmesini tavsiye eder. Zira bedenin gıdası yemek ve su iken, ruhun gıdası sahur vaktinde edilen o samimi yakarışlardır.

Orucun Temel Şartı: Niyet Nedir ve Nasıl Edilir?

İslam fıkhında bütün ibadetlerin özü ve kabul şartı "niyet"tir. Niyetsiz yapılan bir eylem, ibadet niteliği taşımaz; sadece aç kalmak anlamına gelir. Oruç ibadetinin geçerli olabilmesi için de niyet edilmesi farzdır. Ancak niyet kavramı, toplumumuzda bazen sadece kalıplaşmış sözleri tekrarlamak olarak yanlış anlaşılabiliyor. Gerçekte niyet; kalbin o işi yapmayı bilmesi, istemesi ve o eylemin farkında olmasıdır.

Bir kimsenin Ramazan ayında oruç tutmak maksadıyla geceleyin sahura kalkması, o günkü oruç için başlı başına "fiili bir niyet" sayılır. Yani kişi, uykusunu bölüp sahura kalktığında kalben oruç tutmaya karar vermiş demektir. Ancak bu içsel kararlılığın, dil ile ifade edilerek (ikrar edilerek) pekiştirilmesi sünnettir ve İslam alimlerince çok daha faziletli bulunmuştur.

Oruca niyet etmenin standart ve en yaygın cümlesi şu şekildedir:

  • "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Ramazan orucunu tutmaya."

Eğer tutulacak olan oruç Ramazan orucu değil de, geçmişten kalan bir kaza orucu ise niyetin mutlaka belirtilmesi gerekir:

  • "Niyet ettim Allah rızası için üzerimde olan dünkü/geçmiş kaza orucumu tutmaya."

Eğer bir adak orucu tutuluyorsa:

  • "Niyet ettim Allah rızası için üzerimde vacip olan adak orucumu tutmaya."

Niyetin Zamanlaması: Ne Zaman Niyet Edilmelidir?

Oruca niyet etmenin zamanlaması da sıkça sorulan sorular arasındadır. Ramazan orucu için niyet etme vakti, güneşin batmasıyla (akşam ezanıyla) başlar ve ertesi gün güneşin tepe noktasına gelmesinden biraz öncesine (dahve-i kübra vaktine) kadar devam eder. Ancak en doğru ve en faziletli olanı, sahur yemeğini yeyip, suyu içtikten sonra, imsak vakti girmeden (sabah ezanı okunmadan) hemen önce niyetin edilmesidir.

Sahur neden önemli Dinimizde sahur var mı? Sahur zararlı mı?
Sahur neden önemli Dinimizde sahur var mı? Sahur zararlı mı?
İçeriği Görüntüle

Eğer bir kişi gece sahura kalkmayı planlamış ancak uyuya kalmışsa, sabah uyandığında hiçbir şey yemeyip içmeden, öğle vaktine yaklaşana kadar "Niyet ettim bugünkü Ramazan orucunu tutmaya" diyerek niyet edebilir ve orucuna devam edebilir. Ancak kaza ve keffaret oruçlarında niyetin mutlaka imsak vaktinden önce (geceden) yapılmış olması şarttır.

Sahur Sofrasında Edilecek Dualar: Eller Semaya Açıldığında

Sahur vakti, günahlardan arınmak ve Allah'tan af dilemek için en uygun zamandır. Bu vakitte özel, Arapça ve uzun bir dua okumak zorunlu değildir. İslam, kul ile yaratıcı arasındaki samimiyete önem verir. Bu nedenle kişi, içinden geldiği gibi, kendi diliyle, kendi dertleriyle Allah'a yakarabilir. Ancak sahur sofrasında, yemeğe başlarken ve bitirirken okunabilecek, maneviyatı yüksek şu dua örnekleri kalplerinize huzur verecektir:

1. Sağlık, Afiyet ve Kabul Duası: "Ey yeri ve göğü yaratan, bizlere sayısız nimetler bahşeden Yüce Rabbim... Senin rızanı kazanmak, senin emrini yerine getirmek için bu sahur vaktinde uyandık ve rızkına el uzattık. Allah'ım, tutacağım bu orucu ve yapacağım tüm ibadetleri yüce dergâhında eksiksiz kabul eyle. Uzun günlerde bana ve tüm inananlara bu orucu sağlıkla, kolaylıkla ve sabırla tutmayı nasip et. Bedenime sıhhat, ruhuma selamet ver."

2. Aile, Huzur ve Bereket Duası: "Rabbim, bu mübarek sahur vaktinin, inen meleklerin ve okunan ezanların hürmetine beni, ailemi, evlatlarımı ve tüm sevdiklerimi her türlü kötülükten, hastalıktan ve kazadan koru. Soframızdan bereketi, hanemizden huzuru, kalbimizden senin sevgini eksik etme. Bize helal rızıklar ihsan eyle ve rızkımızı senin yolunda harcamayı nasip eyle."

3. Tövbe ve Bağışlanma (İstiğfar) Duası: "Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)... Gecenin bu vaktinde kapına geldim, ellerimi sana açtım. Bilerek ya da bilmeyerek, gizli ya da aşikar işlediğim tüm günahlarımı, hatalarımı ve kusurlarımı sonsuz merhametinle bağışla. Beni nefsimin kötülüklerinden koru. Orucumu midemle beraber gözüme, dilime ve kalbime de tutturmayı nasip eyle. Beni senin rızanı kazanan, Cennetine layık gördüğün iyi kullarından eyle."

Sahurun Psikolojik ve Sosyal Boyutu

Sahur duaları ve niyet eylemi, sadece dini birer kural değil, aynı zamanda insanı gün boyu sürecek olan uzun açlık ve susuzluk testine psikolojik olarak hazırlayan muazzam bir ritüeldir. Gecenin bir yarısı tüm ailenin aynı sofra etrafında toplanması, uykulu gözlerle yenen o yemeğin paylaşılan bereketi, aile bağlarını güçlendirirken çocuklara da inanç kültürünün en güzel şekilde aktarılmasını sağlar. Yapılan niyet, beyne "Ben bugün aç kalacağım ama bunu yüksek bir gaye için yapıyorum" mesajını iletir ve iradeyi çelikleştirir.

Unutulmamalıdır ki, İslam'da zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak esastır. Niyetinizi unutsanız dahi sahur için uyanmanızın verdiği o samimi hal, Rabbiniz katında bilinecektir. Önemli olan o mübarek vakitlerin feyzinden ve bereketinden mahrum kalmamaktır.

Kaynak: haber merkezi