banner135

Hareketli bir yaşam osteoporozdan korur

Çağımızın önemli hastalıklarından biri olan osteoporoza ilişkin önemli bilgiler veren Prof. Dr. Funda Çalış, “Osteoporoz kalıtsal bir hastalık değildir ancak ailesinde osteoporozu olan, özellikle kalça kırığı geçmişi bulunanlar osteoporoz için risk altındadır” dedi.

Hareketli bir yaşam osteoporozdan korur

Uzmanına Sorduk/Arzu ÇAKIRCA
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Funda Çalış, 20 yılı aşkın deneyimini Uzmanına Sorduk sayfasıyla paylaştı. Çağımızın göz ardı edilen hastalıklarından biri olan osteoporoza ilişkin sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Çalış, osteoporozdan korunmanın yollarını anlattı. Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemik gücünün azalması ve bu nedenle kemiğin kolay kırılabilir hale gelmesi olduğunu dile getiren Çalış, “Dünya genelinde her üç saniyede bir osteoporoza bağlı kırık oluşmaktadır. Her üç kadından biri ve her beş erkekten biri 50 yaşından sonra osteoporoza bağlı kırık geçirmektedir” dedi. Osteoporozu evimize giren bir hırsıza benzeten Çalış, “Osteoporoz, kırık oluşuncaya kadar hiçbir bulgu vermez ve ağrı yapmaz. Tıpkı bir hırsız gibi kemiklerimizi içten içe kemirir” ifadelerini kullandı.

ÖLÜM ORANLARINI DA ARTIRIR

Vücutta meydana gelen kırıklar içerisinde en önemlilerinin omur ve kalça kırığı olduğuna dikkat çeken Çalış, “Omur kırıkları; şiddetli ağrı, boyda kısalma ve kamburluğa neden olur. Kalça kırığı geçiren hastaların birçoğu desteksiz yürüyemez, yemek yeme ve giyinme gibi günlük yaşam aktivitelerinde bir başkasının bakımına muhtaç olurlar. Kırıklar sadece yaşam kalitesini bozmaz, ölüm oranlarını da artırır. Kalça kırığı geçiren beş hastadan biri kırıktan sonraki ilk altı ay içinde kaybedilir. Ayrıca her kırık yeni bir kırık gelişme riskini iki kat artırmaktadır” diye konuştu.

KALITSAL BİR HASTALIK DEĞİL

Osteoporozun kalıtsal bir hastalık olmadığının altını çizen Çalış, “Ancak ailesinde osteoporozu olan hele kalça kırığı geçmişi olanlar osteoporoz için risk altındadır. Diğer risk faktörleri 65 yaş üstü ve kadın olmak, çok zayıf olmak, sigara ve aşırı alkol kullanmak, erken menapoz (45 yaş öncesi), yaşla birlikte boy kısalması olması ve osteoporoza yol açan ilaç kullanmak (kortizon, sara ilaçları, kanser ilaçları vs) sayılabilir. Bu arada bazı hastalıklar da osteoporoza yol açabilir. Bunlar şeker hastalığı, iltihaplı romatizma, böbrek ve karaciğer hastalıkları, kanser, Çölyak hastalığı, kalsiyum eksikliğine yol açan hastalıklar, anoreksiya nervosa, hipogonadizm, hipertiroidi, hiperparatiroidizm ve Alzheimer hastalığı gibi hastalıklardır. Bu ilaçları kullananlarda ve bu hastalıkları olan kişilerde dikkatli olmalı ve kırık gelişmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır” diye konuştu.

EGZERSİZ ÖNEMLİ

Osteoporozdan korunmak için yapılması gerekenleri sıralayan Çalış, “Kemiklerimiz için sağlıklı beslenmeli, yeterli miktarda protein almalı, süt ve yoğurt gibi kalsiyumdan zengin gıdalar tüketilmelidir. Her gün yüz ve kollar açıkta olacak şekilde güneşlenmeli, eğer güneşlenemiyorsa Vitamin D destek tedavi alınmalıdır” dedi. Ayrıca Çalış, sağlıklı kemikler için fiziksel aktivitenin önemine de değinerek, “Kemiklerimizin sağlığı için fiziksel aktivite de çok önemlidir. Çocukluktan genç erişkinliğe kadar kemik yapımı devam ederken menopoz sonrası kemik yıkılmaya ve gücünü kaybetmeye başlar. Çocuklukta ne kadar çok egzersiz yapılırsa hayat boyu o kadar güçlü kemikler olur. İleri yaşlarda ise aktif kalmak gerekir. Ancak tek başına yürüyüş yapmak kemiklerimiz için yeterli değildir. Koşma, ağırlık kaldırma ve squat gibi mekanik yüklenmeli sporlar kemiklerimiz için faydalı olan sporlardır” sözlerini kaydetti.

Osteoporoz hastası düşmemeli

Osteoporoz hastalarının düşmemesi için çaba gösterilmesi gerektiğini aktaran Çalış, “Osteoporozu olan kişilerin düşmesinin önlenmesi de çok önemlidir. Bunun için ayrıca denge egzersizleri de yapılmalıdır. Eğer ilgili hekim tarafından osteoporoz tanısı konup, ilaçla tedavi önerilmişse ilaçların çok düzenli olarak kullanılması önemlidir, çünkü ilaçlar kırıkları engellemede çok etkilidir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Funda Çalış kimdir?

1994 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Dr. Funda Atamaz Çalış 2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, 2008 yılında Doçent, 2015 yılında Profesör ünvanı almıştır.

1 Kasım 2004- 30 Nisan 2005 tarihleri arasında Fransa’nın Lyon kentinde Hopital De La Croix-Rousse, Centre Livet hastanesinde Ortopedik Rehabilitasyon konusunda çalışmış, sayısız kongre ve sempozyumdaki kurslarda “Botulinum Toksin”, “Elektroterapi”, “Eklem Enjeksiyonu” ve “Serebral Palsi” konularında eğitimci olarak görev almıştır.

Dr. Funda Atamaz Çalış halen Türkiye Osteoporoz Dergisinde Editör Yardımcılığı ve Medicine dergisinde Akademik Editörlük görevlerine devam etmekte, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD’de Profesör Doktor olarak çalışmaktadır.

İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2022, 10:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner101

banner100