Kılıçdaroğlu'ndan hükümete 5 çağrı

Sivas'taki PM toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, hükümete 5 konuda çağrı yaptı.

Kılıçdaroğlu'ndan hükümete 5 çağrı

Sivas'taki PM toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, hükümete 5 konuda çağrı yaptı: ''1-Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. 2-Güçler ayrılığı ilkesi... Yanlışı söyleyecek makam yok. 3-Devlet yönetiminde şeffaflık. 4-Ekonomik Sosyal Konseyi topla. 5-Dolar bazında verdiğin ihaleleri Türk Lirası'na çevir.''

CHP Parti Meclisi (PM) eylül ayı toplantısı, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutan kararların alındığı, "manda ve himaye" fikrinin reddedildiği Sivas Kongresi'nin 100. yıl dönümü dolayısıyla bu kentte yapıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, Sivas Kongresi öncesi ülke topraklarının ne durumda olduğunu özetledi. Vatan topraklarının tek tek işgal edildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da İstanbul'dan Bandırma vapuruyla Samsun'a çıktığını, oradan Havza'ya ve daha sonra Amasya'ya geçtiğini anımsattı.
Amasya Tamimi'nin Kurtuluş Savaşı'ndaki önemine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir' diyor Amasya Tamimi'nde. Yine Amasya Tamimi'nde 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ifadesi yer alıyor. Sonra Gazi Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi'ne katılmak üzere Sivas'a gelir. 27 Haziran 1919 Atatürk'ün Sivas'a ilk gelişidir. Mazhar Müfit Kansu anılarında, Atatürk'ün Sivas'a gelişini şöyle anlatır; 'Gazi Mustafa Kemal, Sivas şehrine girerken caddenin iki tarafı büyük bir kalabalıkla dolmuş. Askeri birlikler tören düzenini almış bulunuyordu. Otomobillerden indik, askeri ve halkı selamladık. Bu manzara Sivas'ın saygı değer halkının ve Sivas'taki kahraman subay ile askerlerin bana ne kadar bağlı ve sevgi dolu olduğunu gösteren canlı bir kanıtıdır.' Dolayısıyla Sivas'ın Mustafa Kemal Atatürk'e vermiş olduğu güven kayda değerdir. Bunu Sivas'ta dile getirmenin de ayrıca hep birlikte onurunu yaşadığımız için mutlu olduğumuzu ifade etmek isterim."
Kılıçdaroğlu, Erzurum Kongresi'nin ardından Atatürk'ün 2 Eylül'de tekrar Sivas'a geldiğini ve 4 Eylül'de Sivas Kongresi'ni yaptığını belirterek, şöyle devam etti:
"Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür' der. O zaman Türkiye Cumhuriyeti değil ama milli sınırları içinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu açıkça ifade edilmiştir. 'Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekun kendisini savunacak ve direnecektir' der. Direnme ruhunu burada dile getirir. Ve burada önemli bir gerçek daha var. 'Kuva-yi Milliye'yi kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır' der. Kuva-yi Milliye burada egemen bir güç olarak toplumun önüne konuyor, 'manda ve himaye kabul edilmez' der. Dolasıyla Sivas Kongresi'nin Kurtuluş Savaşımızdaki yeri oldukça önemlidir. Sivas Kongresi'nin özellikleri şunlardır; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önemli bir aktör olarak ortaya çıktığı kongredir. Uzun tartışmalar olur ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kongre başkanı seçilmesi kabul edilir. Mondros Mütarekesi burada reddedilir. Bu kongrede tam bağımsızlık ve milli egemenlik ilkeleri temel prensip olarak kabul edilir. Bunlar Sivas Kongresi'nin bizim tarihimize önemli armağanlarıdır."

"Tıbbiyeli Hikmet'i rahmetle anıyoruz"

Sivas Kongresi'nde mandacılık tartışmaları sırasında söz alan Tıbbiyeli Hikmet'i de konuşmasında anan Kılıçdaroğlu, "Genç ve heyecanlıdır, manda tartışmaları var, 'başka ülkelerin mandacılığını kabul edelim' diyen heyet üyeleri var. Tıbbiyeli Hikmet Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e döner ve şunları söyler; 'Paşam, tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak için gönderdiler. 'Mandayı kabul edemem, eğer mandayı kabul edecekler olursa, bunlar her kim olursa olsun, şiddetle reddederiz. Farzı muhal mandayı siz kabul edersiniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırırız' diyor. Bu kadar açık ve net mandacılığı reddediyor. Sivas Kongresi'nin 100. yılında biz Tıbbıyeli Hikmet'i şükran ve rahmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı.
Sivas Kongresi'nin Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kurultayı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin temellerini atan Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk kurultayı Sivas Kongresi'dir. Mandacılığı reddeden, bağımsızlığı savunan düşmana karşı her türlü mücadeleyi göze alan Tıbbiyeli Hikmetlerin de Gazi Mustafa Kemal'in de bulunduğu bir kongre bizim ilk kongremizdir. Bu kongrenin özelliği şudur, parti kurulmadan önce kongresini yapan dünyada belki de tek partidir. Daha sonra parti kuruluyor ama partinin kurultayı bir milli mücadele kurultayı olarak toplumun önüne kendisini koyuyor. Mücadele gerçekten de kutsal bir mücadele. Vatanımız için ülkemiz için, çocuklarımız için önemli bir mücadeledir" diye konuştu.

"Düşmanla her alanda mücadele"

CHP’nin geçmişte neler yaptığı gelecekte de neler yapacağı tartışılırken bu eksenin asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bizim eksenimiz bağımsızlıktır, kalkınmaktır, büyümektir, bizim eksenimiz, özgürlüktür, cumhuriyettir, devrimciliktir. Bizim eksenimiz altı okumuzla belirlenmiştir" dedi.
Anadolu'nun kadim bir kentinde ilk kurultayını yapan bir parti olarak Sivaslıların kendilerini bağırlarına bastığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Sivaslılara şükranlarını sundu.
1927 yılında Atatürk'ün ilk parti kurultayındaki konuşmasını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk o kurultayda yaptığı konuşmasında şöyle der, 'Bu anda, bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas Kurultayı. Dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur, hatırlatmak isterim. Sivas Kongresi'nden sonra Ankara'ya gidilir, 23 Nisan 1920'de TBMM açılır, bütün dünyaya yeni bir devletin doğuşu anlatılır ve dolayısıyla bu mücadele verilirken 10 Ağustos 1920'de Sevr Anlaşması'nı Osmanlı hükümeti imzalar. Ama 23 Nisan'da TBMM kurulmuştur, güç ondadır, mücadele verilmiştir, 30 Ağustos vardır, İzmir'e kadar süren bir süreç vardır. Düşmanla her alanda mücadele vardır. Ve büyük bir galibiyet vardır." değerlendirmelerinde bulundu.

TBMM'ye çağrı

Kılıçdaroğlu, 21 Ekim 1920 TBMM beyannamesinin önemli olduğunu, parlamentoda bulunan çoğu milletvekilinin bu beyannameden haberi olmadığını dile getirdi.

Bu beyannameden de bazı bölümleri okuyan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"TBMM, milletin hayat ve bağımsızlığına suikast eden emperyalist ve kapitalist düşmanların saldırganlığına karşı savunma ve bu maksada aykırı hareket edenlerin cezalandırma azmiyle örgütlenmiş bir orduya sahiptir.' diyor. Kendi ordusunun hangi azim ve kararlılıkla yola çıktığını anlatıyor ve devam ediyor, 'Emir ve kumanda yetkisi TBMM'nin tüzel kişiliğindedir' ordunun bir kişinin, grubun değil, TBMM'nin ordusu olduğunu bu duyurusuyla bütün dünyaya duyuruyor. Devam ediyor, 'Türkiye Büyük Millet Meclisi halkın öteden beri maruz bulunduğu yoksulluk sebeplerini yeni araç ve yapılanma ile ortadan kaldırarak yerine refah ve mutluluğu koymayı başlıca hedefi saymaktadır' yani gelecek hedefi olarak koyuyor. Buna göre toprak, eğitim, ekonomi, vakıflar ve diğer işlerde sosyal kardeşliği ve dayanışmayı hakim kılarak yenilenme ve örgütlenme yaratılmaya çalışılacaktır. Ben TBMM başkanına bir çağrı yapmak istiyorum. Belki de hepimiz bu çağrıyı yapmalıyız. Her seçim sonrası seçimi kazanıp parlamentoya gelen milletvekili arkadaşlarıma eğer bir şeyler verilecekse bu beyanname verilmelidir."

Kılıçdaroğlu, TBMM'nin Milli Kurtuluş Savaşı sırasında izlediği rotanın ne olduğunun da burada açıkça belirtildiğini de vurguladı.

''Türkiye, 1937'de dünyada uçak üreten 5 ülkeden birisi''

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

''3 Mayıs 1934'te Kayseri'de üretilen uçak Ankara'ya indi. 1937'de dünyada uçak üreten 5 ülkeden birisidir Türkiye. Vatandaşlar o dönemde yapılanlara baksınlar uçak üreten bir ülke nasıl oldu da bu hale düştü? Türkiye uçak ihraç ediyor. İhraç ettiğimiz uçaklardan birisi Norveç'te müzededir. Çocuklarımıza Atatürk'ü de anlamıyoruz toplanan paraların nasıl harcandığını anlatmıyoruz. O dönem hükümet  Osmanlı'nın borçlarını reddetmedi. Osmanlı'nın borçları da ödeniyordu. 1954'te Köy Enstitüleri kapatılıyor, 5 Mayıs 1954'te Osmanlı'nın bütün borçlar ödeniyor. 1958 IMF'ye ilk niyet mektubu veriliyor. Batan, eğitimi olmayan bir imparatorluktan; kadın-erkek eşitliğini öngören, medeni kanunu getiren bir devletten söz ediyoruz. Nereden nereye?

''17 Yılda londra'daki bir avuç tefeciye 170 milyar dolar faiz ödedik''

Bugün yani 2019'da son 17 yılda Londra'daki bir avuç tefeciye ödediğimiz faiz 170 milyar dolar. Fabrikalarımız kapanmak üzere. Tarımdan kopardılar. Her şeyi ithal ediyoruz. Etten tutun mercimeğe kadar her şeyi ithal ediyoruz. Neden? Türkiye ekonomik olarak sıkıntıdadır. Bir krizin ortasındayız. Bugün Türkiye'nin ciddi sorunları var. Türkiye'nin bir dış politikası yok. Pinpon topu gibi Amerika ile Rusya arasında gidip gelen bir Türkiye Cumhuriyeti yönetimi var. Suriyelilerin bir günahı yok ki onları buraya getirenlere kızacaksın sen. İç savaşı başlatanlar kimdi? Kendi topraklarından Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlar ne zamandan beri kahraman olmaya başladı?

5 konuda çağrı

Mevcut yönetime 5 temel konuda çağrı yapmak isterim. Madem ki manda burada reddedilmiştir bize düşen görev var.

1-Kesinlikle ama kesinlikle Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Bir siyasi partinin genel başkanı hakim tayin edemez. Referandumsa getirin soralım millete en az yüzde 60-70 tarafsız olsun denecek.

2-Güçler ayrılığı ilkesi. Kontrolsüz güç güç değildir. Yanlışı söyleyecek makam yok. İki devlet var, bir saray devleti bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yargı bağımsızlığı. Siyasi otoriteye bakıp karar veren yargı olur mu?

3- Devlet yönetiminde şeffaflık. Şeffaflık diye bir şey yok. Şehir hastanelerini, havaalanını kaça yaptın? Niye sır oluyor?

4- Ekonomik Sosyal Konseyi topla, dertli olanları bir dinle bakalım. Bir ekonomik kriz yaşanıyor. Ekonomik kriz yaşanıyor ama saray farkında değil çünkü sarayda kriz yok mutfak dolu. 3 ayda bir toplanması lazım. 5 Şubat 2009 son toplantı tarihi. 10 yıl geçmiş toplanmıyor. Vatandaşın derdini kimden öğreniyorsunuz? Damat mı öğretecek sana? Damadın daha önemli işleri var.

5- Eğer sen krizin adil dağılmasını istiyorsan dolar bazında verdiğin ihaleleri Türk Lirası'na çevireceksin. Faturayı vatandaşlar ödüyor. Niye Türk Lirası'na çevirmiyorsun? Dövizle verdiğin garantileri Türk Lirası'na çevireceksin.

''Bunları yaptıklarında ilk biz alkışlayacağız''

Büyük bir samimiyetle dile getirdik. Bunları yaptıkları takdirde ilk biz alkışlayacağız. Hiç kimse asla umutsuzluğa kapılmasın.''

Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2019, 19:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7